Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 yılı dış finansman programı çerçevesinde ABD doları cinsinden 10 yıl vadeli sürdürülebilir tahvil ihracı için BNP Paribas, Citibank, ING Bank ve J.P. Morgan’ı yetkilendirdi.
Dört uluslararası banka ESG tahvil ihracı için yetkilendirildi
Hazine ve Maliye Bakanlığı, 23 Eylül 2026 tarihli resmi duyurusuyla sürdürülebilir tahvil ihracı sürecini başlattı. Bakanlık, söz konusu işlem için BNP Paribas, Citibank, ING Bank ve J.P. Morgan’a yetki verdi. Dört uluslararası bankanın liderlik edeceği ihraç, Türkiye’nin 2026 yılı dış finansman programının bir parçasını oluşturuyor.
İhracın 10 yıl vadeli ve ABD doları cinsinden gerçekleştirilmesi planlanıyor. Yetkilendirilen bankalar arasında küresel yatırım bankacılığında köklü geçmişe sahip kurumlar yer alıyor; BNP Paribas Fransa merkezli Avrupalı bir yatırım bankası iken Citibank ve J.P. Morgan Amerikalı, ING Bank ise Hollanda merkezli bir finansal kuruluş.
Bakanlığın 23 Eylül 2026 tarihli duyurusunda tahvilin ihraç büyüklüğü, kupon oranı veya getiri seviyesine ilişkin herhangi bir ayrıntıya yer verilmedi. Bu bilgilerin piyasa koşulları ve yatırımcı talebi doğrultusunda ihraç sürecinde netleşmesi bekleniyor.
Türkiye’nin uluslararası ESG tahvil piyasasındaki konumu
Türkiye Hazinesi, ESG tahvil ihraçlarını son yıllarda dış borçlanma stratejisinin ayrılmaz bir bileşeni haline getirdi. Çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim (ESG) kriterlerini karşılayan bu tür tahviller; küresel ölçekte sürdürülebilir yatırım ilkelerini benimseyen kurumsal ve uluslararası yatırımcı tabanına hitap ediyor.
Sürdürülebilir tahvil piyasası, son on yılda hızla büyüyen bir segment olarak öne çıktı. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar, gelişmekte olan ülkelerin yeşil ve sürdürülebilir tahvil ihraçlarını desteklemek amacıyla çeşitli çerçeve programlar yürütüyor. Türkiye’nin bu alandaki ihraci hem Avrupa hem de Asya’daki ESG odaklı yatırım fonlarının ilgi alanında değerlendiriliyor.
Dış finansman programı kapsamında gerçekleştirilecek bu ihraç, Hazine’nin uluslararası sermaye piyasalarındaki varlığını sürdürme çabalarının bir yansıması. Türkiye, önceki yıllarda da uluslararası piyasalarda çeşitli vadelerde dolar ve euro cinsinden tahvil ihraçları gerçekleştirmişti. 10 yıllık vade tercihinin, uzun vadeli yatırımcı tabanına ulaşma hedefini yansıttığı değerlendiriliyor.
Yetkilendirilen bankaların uluslararası tahvil ihraçlarındaki rolü
Uluslararası tahvil ihraçlarında yetkilendirilen bankalar, teknik olarak “aracı kurum” veya “book runner” işlevi görüyor. Bu bankalar, ihraç öncesinde yatırımcı sunumları (roadshow) düzenleyerek talep toplama sürecini yönetiyor; ardından fiyatlama ve dağıtım aşamalarını koordine ediyor.
BNP Paribas, Avrupa’nın önde gelen yatırım bankalarından biri olarak gelişmekte olan piyasalar borç ihraçlarında geniş bir deneyime sahip. Citibank ve J.P. Morgan, küresel ölçekte en yüksek hacimli tahvil ihraçlarına aracılık eden kuruluşlar arasında yer alıyor. ING Bank ise özellikle Avrupa’nın kurumsal yatırımcı tabanına erişim açısından kritik bir rol üstleniyor. Dört bankanın bir arada yetkilendirilmesi, ihracın geniş bir coğrafi yatırımcı tabanına ulaşması hedefine işaret ediyor.
Dış borçlanmada vade ve para birimi tercihleri
Türkiye Hazinesi’nin dolar cinsinden 10 yıllık tahvil ihraç etmeyi planlaması, dış borçlanmada orta-uzun vadeli yapıyı koruma politikasıyla örtüşüyor. Uluslararası piyasalarda dolar cinsinden ihraç edilen devlet tahvilleri, hem likiditesi yüksek hem de geniş bir yatırımcı kesimine ulaşabilen araçlar arasında sayılıyor.
10 yıllık vade, devlet tahvilleri söz konusu olduğunda uzun vadeli borçlanma aracı olarak nitelendiriliyor. Bu vade diliminde oluşacak faiz oranı, ihraç günündeki küresel faiz ortamı, ABD Hazine tahvillerine göre oluşan risk priminin (spread) yanı sıra yatırımcı talebiyle şekilleneceğinden, Bakanlık duyurusunda herhangi bir getiri tahminine ya da kupon oranına yer vermedi.
Sürdürülebilir tahvil etiketinin ihraç fiyatlamasına etkisi de dikkat çeken bir başlık. Piyasa verilerine göre ESG uyumlu tahviller, standart devlet tahvillerine kıyasla zaman zaman daha düşük getiriyle (greenium olarak da adlandırılan yeşil prim) ihraç edilebildiği görülüyor; ancak bu etki piyasa koşullarına ve yatırımcı talebine göre değişkenlik gösteriyor.
İhraç süreci ve sonraki adımlar
Yetkilendirme duyurusu, tahvil ihracına giden süreçte atılan ilk resmi adım. Bundan sonraki aşamada yetkilendirilen bankaların uluslararası kurumsal yatırımcılarla bir araya geleceği yatırımcı sunumları düzenlenmesi bekleniyor. Bu toplantıların ardından piyasa koşullarına göre belirlenen bir zamanda fiyatlama gerçekleşecek ve ihraç tamamlanacak.
Bakanlık, ihraç büyüklüğü ve getiri koşullarına ilişkin ayrıntıları süreç tamamlandıkça kamuoyuyla paylaşacak. Hazine’nin 2026 yılı dış borçlanma programının genel büyüklüğü ve bileşimine ilişkin bilgilere Orta Vadeli Program ile yıllık borçlanma stratejisi belgelerinden ulaşılabiliyor.
İhraç, başarıyla tamamlanması halinde Türkiye’nin uluslararası sürdürülebilir sermaye piyasalarındaki varlığını pekiştirirken dış finansman ihtiyacının karşılanmasına da katkı sağlayacak.







