Euro Bölgesi bileşik PMI eylülde 53,1 ile 41 ayın zirvesinde | VKM Finans

Euro Bölgesi bileşik PMI eylülde 53,1 ile 41 ayın zirvesinde

Euro Bölgesi'nde özel sektör faaliyeti eylülde 41 ayın en yüksek seviyesine çıktı; S&P Global bileşik PMI ağustostaki 52,0'dan 53,1'e yükselirken hem imalat hem hizmet sektöründe eş zamanlı genişleme dikkat çekti. Euro Bölgesi'nde bileşi…

Euro Bölgesi'nde özel sektör faaliyeti eylülde 41 ayın en yüksek seviyesine çıktı; S&P Global bileşik PMI ağustostaki 52,0'dan 53,1'e yükselirken hem imalat hem hizmet sektöründe eş zamanlı genişleme dikkat çekti

A scattered pile of various euro banknotes including twenty, one hundred, and two hundred denominations
Photo by Ibrahim Boran on Unsplash

Euro Bölgesi’nde özel sektör faaliyeti eylülde 41 ayın en yüksek seviyesine çıktı; S&P Global bileşik PMI ağustostaki 52,0’dan 53,1’e yükselirken hem imalat hem hizmet sektöründe eş zamanlı genişleme dikkat çekti.

Euro Bölgesi’nde bileşik PMI eylülde 41 ayın zirvesine yükseldi

S&P Global’in öncü verileri, Euro Bölgesi’nde özel sektör aktivitesinin eylül ayında belirgin biçimde hızlandığını ortaya koydu. Bileşik PMI, ağustos ayındaki 52,0 seviyesinden eylülde 53,1’e çıkarak yaklaşık üç buçuk yıl, başka bir deyişle 41 ayın en yüksek okumасına ulaştı. PMI’da 50 eşiğinin üzerindeki değerler genişlemeye, altındaki değerler ise daralma ya da gerilemeye işaret eder.

Eylül verileri, bölgedeki özel sektör faaliyetinin üçüncü ay üst üste genişlediğini doğrularken, artışın hem hizmet hem imalat sektörünü kapsayan geniş tabanlı bir nitelik taşıdığı dikkat çekti. Söz konusu tablo, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde Euro Bölgesi ekonomisinin ivme kazandığına dair önemli bir sinyal niteliğinde değerlendirildi.

Ülke bazındaki görünüm de genel eğilimi destekler nitelikteydi. Bölgenin en büyük ekonomisi Almanya, üçüncü ay üst üste büyüme kaydetmeyi sürdürürken, ikinci büyük ekonomi Fransa’da özel sektör aktivitesi on ay sonra ilk kez artış gösterdi. Fransa’daki bu toparlanma, bölge genelindeki büyümenin tabansallığı açısından öne çıkan bir unsur olarak önem kazandı.

Hizmet ve imalat sektörlerinde eş zamanlı genişleme güçlendi

Sektörel detaylar incelendiğinde, hizmet sektörü iş aktivitesi endeksinin ağustostaki 51,6 seviyesinden eylülde 53,0’a yükseldiği ve böylece on ayın en yüksek değerine ulaştığı görüldü. Hizmet sektörünün bu kısa vadeli ivmesi, özellikle bölge içi harcamalardaki canlılıkla ilişkilendirildi.

İmalat tarafında ise tablo farklı göstergelerle şekillendi. İmalat üretim endeksi 53,3’ten 53,4’e yükselerek 55 ayın en yüksek seviyesini görürken, genel imalat PMI 52,7 ile değişmeden kaldı. Bu durum, imalat sektöründeki üretim hacminin hız kazanmasına karşın sektörün genel aktivitesinin bir önceki aya kıyasla yatay seyrettiğine işaret etti.

Yeni siparişler Mayıs 2022’den bu yana en güçlü artışı kaydetti

Euro Bölgesi şirketlerinin aldıkları yeni siparişler eylülde üçüncü kez artış gösterirken, bu artışın hızı Mayıs 2022’den bu yana gözlemlenen en yüksek seviyeye çıktı. Talep tarafındaki bu belirgin toparlanma, bölge ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde öne çıkan unsurların başında yer aldı.

Yurt dışı talep açısından bakıldığında, ihracat siparişleri de ikinci ay üst üste artış kaydetti. Ancak bu artışın ağırlıklı olarak imalat sektöründen kaynaklandığı görüldü; hizmet sektörünün yurt dışı siparişleri düşmeye devam etti. Dolayısıyla ihracat talebindeki toparlanmanın henüz her iki sektörü eşit biçimde kapsamadığı anlaşıldı.

Artan yeni siparişlerin bir yansıması olarak tamamlanmamış işler de eylülde Haziran 2022’den bu yana ilk kez yükseldi. Bu gelişme, şirketlerin mevcut kapasitelerini geride bırakan bir talep baskısıyla karşılaşmaya başladığına dair erken bir sinyal olarak değerlendirildi.

İstihdam artışı sürdü, ancak hız sınırlı kaldı

İstihdam cephesinde, çalışan sayısı ikinci ay üst üste artış kaydetti. Ne var ki bu artışın hızı, talep ve üretim göstergelerindeki ivmelenmeyle kıyaslandığında sınırlı kaldı. Sektörel dağılımda hizmet sektörünün işe alım sürecini sürdürdüğü, buna karşın imalat sektöründe çalışan sayısının önceki aya göre değişmediği görüldü.

Bu tablo, Euro Bölgesi’nde şirketlerin kısa vadeli talep artışlarına yanıt verirken istihdamı genişletme konusunda temkinli bir tutum sergilemeye devam ettiğine işaret etti. Özellikle imalat sektöründeki yatay istihdam seyri, üretim hacminin verimliliğe dayalı artışlarla karşılandığını düşündürdü.

Enflasyon baskısı güçleniyor, ECB kararları gündemin merkezinde

Eylül ayı PMI verileri yalnızca büyüme sinyalleri değil, aynı zamanda artan maliyet baskılarına da dikkat çekti. Girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki artış hızı eylülde son dört ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Maliyet baskılarının hem imalat hem de hizmet sektörlerinde güçlendiği görüldü.

Bu tablo, Euro Bölgesi’nde dezenflasyon sürecinin beklentilerden daha kademeli ilerleme riskini gündeme getirirken, merkez bankası politikasına ilişkin değerlendirmelere doğrudan yansıdı. S&P Global Baş İş Ekonomisti Chris Williamson, öncü PMI verilerinin Euro Bölgesi ekonomisinde üçüncü çeyrekte çeyreklik bazda yaklaşık yüzde 0,4 büyümeye işaret ettiğini belirtti.

İmalat sektörü yapay zekâ ve savunma harcamalarındaki artışın desteğiyle dört yılı aşkın sürenin en güçlü büyüme dönemini yaşıyor.

Williamson’a göre büyümenin dirençli seyretmesi ve fiyat baskılarının artması, Avrupa Merkez Bankası‘nın yıl sonundan önce yeniden faiz artırabileceği beklentisini güçlendirebilecek nitelikte. Williamson bu bağlamda ekim ayı toplantısının da gündemin merkezine gelebileceğini ifade etti.

Williamson’un bu değerlendirmesi, piyasalarda ECB’nin para politikasına ilişkin beklentilerin nasıl şekilleneceği açısından önem taşıyan bir çerçeve sundu. Nitekim PMI verileri, ekonomik aktivite göstergelerinin yanı sıra merkez bankası iletişimini ve politika kararlarını doğrudan etkileyen temel izleme araçları arasında yer alıyor.

Bileşik PMI’ın 53,1 ile güçlü bir okuma sunması, ECB’nin faiz kararlarında hem büyüme hem de enflasyon tarafındaki sinyalleri titizlikle değerlendirmesi gerektiğinin altını çizdi. Büyümenin yavaşladığı bir ortamda faiz artırımına gitmek ile enflasyon baskısının arttığı bir konjonktürde politikayı gevşetmek arasındaki dengeyi kurmak, merkez bankası açısından güçleşen bir denklem oluşturmaya devam ediyor.

Euro Bölgesi’nin önde gelen iki ekonomisi olan Almanya ve Fransa’nın eş zamanlı olumlu veri üretmesi, bölgesel iyimserliği destekleyen önemli bir etken olarak öne çıktı. Almanya, sanayi sektöründeki yapısal dönüşüm sürecine rağmen üçüncü ay üst üste büyüme kaydederken; Fransa’daki aktivite artışı, on aylık bir durgunluk döneminin ardından gelen bir kırılım niteliği taşıdı.

Genel çerçeveden bakıldığında, S&P Global’in eylül ayı öncü bileşik PMI verisi, Euro Bölgesi’nde aktivite momentumunun 2024 yılının üçüncü çeyreğinde belirgin biçimde güçlendiğine dair kapsamlı bir resim sundu. İmalat üretiminde 55 aylık zirve, hizmet sektöründe 10 aylık zirve ve yeni siparişlerde Mayıs 2022’den bu yana gözlemlenen en güçlü artış, veri setinin öne çıkan başlıkları olarak kayıtlara geçti.

blank

OECD Türkiye’nin 2026 büyüme tahminini yüzde 2,7’ye indirdi

Prev
a pile of different currency sitting on top of each other

TCMB anketi: 12 aylık dolar kuru beklentisi eylülde 55,90 TL’ye ulaştı

Sonraki