Çin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanan son veriler, dünyanın en büyük ikinci ekonomisindeki tüketici davranışlarına dair kritik ve bir o kadar da endişe verici sinyaller sunuyor. Salı günü sona eren beş günlük İşçi Bayramı tatili, Çin ekonomisinde iç talebin canlılığını ölçmek için en önemli barometrelerden biri olarak kabul edilmektedir. Açıklanan resmi rakamlara göre, tatil süresince elde edilen toplam turizm gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %2,9 oranında artarak 185,5 milyar yuan (yaklaşık 27,3 milyar dolar) seviyesine ulaşmıştır. Aynı dönemde yurt içi seyahat sayısında da %3,6‘lık bir yükseliş kaydedilmiştir.
İlk bakışta pozitif gibi görünen bu büyüme rakamları, makroekonomik detaylara inildiğinde yapısal bir zayıflığı gizlemektedir. Gerek gelirlerdeki gerekse seyahat sayısındaki bu artış hızı, yılın başlarında kutlanan Çin Yeni Yılı tatilindeki büyüme ivmesinin oldukça gerisinde kalmıştır. Çin ekonomisi, gayrimenkul krizinin ve zayıf dış talebin yarattığı tahribatı iç tüketimle dengelemeye çalışırken, açıklanan bu rakamlar beklenen “harcama patlamasının” (revenge spending) yerini çok daha temkinli bir tüketici profiline bıraktığını göstermektedir.
Kişi başı harcamalardaki düşüş ve kırılgan tüketici psikolojisi
Tatil verilerinin en sarsıcı bölümü, seyahat eden kitlelerin harcama alışkanlıklarındaki belirgin daralmadır. Wall Street Journal tarafından resmi verilere dayanılarak yapılan hesaplamalar, Çinli turistlerin seyahat başına ayırdıkları bütçenin giderek eridiğini ortaya koymaktadır.
Aşağıdaki tablo, İşçi Bayramı tatilindeki kritik değişimleri özetlemektedir: