Fed/Hammack: Enflasyonist zihniyet yerleşmeye başlıyor | vkmfinans
Döviz Kurları
Döviz Kurları
USD/TRY
%0.03
45,4359
EUR/TRY
%0.24
53,3765
GBP/TRY
%0.28
61,6336
CHF/TRY
%0.06
58,1356
SAR/TRY
%0.04
12,1094
JPY/TRY
%0.24
0,2886
RUB/TRY
%0.03
0,61712
EUR/USD
%0.04
1,17171
EUR/GBP
%-0.01
0,8660
GBP/USD
%0.04
1,3528
BRENT/USD
%-1.91
108,87
XAU/TRY
%0.16
213.310,88
XAG/TRY
%0.37
3.989,50
CAD/TRY
%0.05
33,1552
AUD/TRY
%0.06
32,9842
SEK/TRY
%0.06
4,8766
RSD/TRY
%0.24
0,4547
XAU/USD
%0.12
4.694,69

Fed/Hammack: Enflasyonist zihniyet yerleşmeye başlıyor

Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, enflasyonist zihniyetin iş dünyası ve tüketiciler nezdinde kalıcı hale gelmeye başladığına dair ciddi endişeler taşıdığını belirterek, Fed'in bir sonraki para politikası adımı konusunda peşinen "faiz indirimi" vaadinde bulunmaması gerektiğini savundu. En…

Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, enflasyonist zihniyetin iş dünyası ve tüketiciler nezdinde kalıcı hale gelmeye başladığına dair ciddi endişeler taşıdığını belirterek, Fed'in bir sonraki para politikası adımı konusunda peşinen "faiz indirimi" vaadinde bulunmaması gerektiğ…

blank
Paylaş

Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, enflasyonist zihniyetin iş dünyası ve tüketiciler nezdinde kalıcı hale gelmeye başladığına dair ciddi endişeler taşıdığını belirterek, Fed’in bir sonraki para politikası adımı konusunda peşinen “faiz indirimi” vaadinde bulunmaması gerektiğini savundu.

Enflasyonist zihniyetin kökleşmesi: Beklentiler çıpasından kopuyor mu?

Makroekonomik istikrarın ve merkez bankacılığının en kritik yapı taşlarından biri, ekonomik aktörlerin (hanehalkı ve şirketler) gelecekteki fiyat seviyelerine dair beklentilerinin kontrol altında tutulmasıdır. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack‘ın Ohio CEO Zirvesi’nde yaptığı konuşmanın merkezine yerleştirdiği “enflasyonist zihniyet” (inflationary mindset) uyarısı, Amerikan ekonomisi için son derece tehlikeli bir psikolojik eşiğe gelindiğini göstermektedir. İktisat literatüründe enflasyonist zihniyetin kökleşmesi, enflasyon beklentilerinin merkez bankasının %2’lik hedefinden koparak (de-anchoring) kalıcı bir şekilde yukarı kayması anlamına gelir.

İnsanların ve işletmelerin zihninde enflasyonun yüksek kalmaya devam edeceği algısı yerleştiğinde, bu durum kendi kendini gerçekleştiren bir kehanete (self-fulfilling prophecy) dönüşür. Tüketiciler, fiyatların yarın daha da artacağı korkusuyla harcamalarını öne çeker (öne çekilmiş talep); şirketler ise artan maliyet beklentileriyle fiyat etiketlerini sürekli olarak yukarı günceller. Aynı zamanda çalışanlar, eriyen alım güçlerini korumak için sendikalar aracılığıyla daha yüksek maaş zamları talep etmeye başlar. Bu durum, ekonomiyi merkez bankalarının kâbusu olan “ücret-fiyat sarmalına” (wage-price spiral) sürükler. Hammack’ın sahadan aldığı geri bildirimler, sadece rakamsal verilerin ötesinde, bu davranışsal iktisat (behavioral economics) dinamiklerinin Amerikan toplumunda tehlikeli bir şekilde normalleşmeye başladığına işaret etmektedir.

Kusursuz fırtına: Dışsal şokların enflasyona yapısal etkisi

Hammack’ın konuşmasında dikkat çektiği bir diğer önemli nokta, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) kutsal kâsesi olan %2’lik enflasyon hedefine beş yılı aşkın bir süredir neden ulaşılamadığıdır. Bu başarısızlığın temelinde, para politikasının kontrolü dışında gelişen ve küresel arzı sekteye uğratan devasa jeopolitik ve biyolojik şoklar dizisi yatmaktadır.

Dışsal Şok (Exogenous Shock) Küresel Ekonomiye Etkisi Enflasyonist Sonuçları
Kovid-19 Pandemisi Küresel kapanmalar, çip krizleri ve üretim bantlarının durması. Eşi benzeri görülmemiş tedarik zinciri darboğazları ve mal enflasyonu.
Rusya-Ukrayna Savaşı Tahıl koridoru krizi ve Avrupa enerji pazarının çöküşü. Gıda güvenliği krizleri ve doğal gaz/petrol fiyatlarında tarihi sıçramalar.
Mevcut İran Savaşı (2026) Hürmüz Boğazı ablukası ve Orta Doğu’da bölgesel güvensizlik. Kalıcı savaş risk primi (war risk premium) ve enerji maliyeti şokları.

Bu üç devasa şokun ortak özelliği, ekonomideki toplam arzı (aggregate supply) daraltarak fiyatları yukarı itmeleridir. Merkez bankaları, faiz silahını kullanarak sadece talebi soğutabilirler; ancak limanlarda mahsur kalan gemilere, vurulan petrol rafinelerine veya savaş nedeniyle kapanan ticaret rotalarına doğrudan müdahale edemezler. Hammack, peş peşe gelen bu geçici (fakat uzun süreli) arz şoklarının, zamanla yapısal bir enflasyon kalıntısı (sticky inflation) yarattığını ve bu durumun tüketicilerin Merkez Bankası’nın enflasyonu düşürebileceğine olan inancını zedelediğini açıkça itiraf etmektedir.

Saha gözlemleri: Duvar sokağından (Wall Street) ana caddeye (Main Street)

Bir merkez bankası yetkilisinin sadece makroekonomik modellere ve veri ekranlarına bakmak yerine doğrudan reel sektör temsilcileriyle görüşmesi, uygulanan politikaların halk üzerindeki etkisini ölçmek açısından paha biçilemezdir. Hammack’ın Ohio CEO Zirvesi’ndeki temasları, Wall Street’in bazen kutladığı iyimser tabloların, “Main Street” (reel ekonomi ve sıradan vatandaş) tarafında karşılık bulmadığını göstermektedir. Şirket yöneticilerinin kâr marjlarını korumak için verdikleri mücadele ve tüketicilerin günlük harcamalarda hissettikleri “açık sıkıntı”, enflasyonun sadece bir istatistik değil, doğrudan bir refah kaybı (wealth destruction) aracı olduğunu kanıtlamaktadır.

Özellikle düşük ve orta gelirli hanehalkları, enflasyonist dönemlerde en ağır darbeyi alırlar. Gıda, enerji ve barınma gibi esnek olmayan (inelastic) zorunlu harcama kalemlerinin fiyatlarındaki artış, bu kesimlerin harcanabilir gelirlerini hızla eritir. Hammack’ın bireylerle yaptığı temaslarda bu sıkıntının “açık biçimde hissedildiğini” belirtmesi, yüksek fiyatların yarattığı sosyo-ekonomik tahribatın, Fed’in para politikası kararlarında sadece ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk yüklediğini de hatırlatmaktadır.

İleriye dönük yönlendirmeye (Forward Guidance) şahin itiraz

Hammack’ın enflasyon teşhisleri, onu Fed’in karar alma mekanizmasında “şahin” (hawkish) bir konuma yerleştirmektedir. Bilindiği üzere, geçtiğimiz ayki FOMC toplantısında faiz oranları sabit bırakılmış, ancak politika metninde Fed’in “nihayetinde faiz indirimlerine devam edeceğine” dair bir yönlendirme (forward guidance) ifadesi korunmuştu. Mary Daly gibi bazı üyeler bu ifadenin arkasında dururken, Beth Hammack bu cümlenin metinde yer almasına şiddetle karşı çıkmıştır.

Hammack’ın itirazının mantığı son derece pragmatiktir: Eğer enflasyonist zihniyet kalıcı hale gelmeye başlıyorsa ve İran savaşı gibi küresel riskler devam ediyorsa, merkez bankasının piyasalara bir sonraki adımın “kesinlikle bir faiz indirimi” olacağı sözünü vermesi büyük bir politika hatasıdır. Piyasalar, bu tür güvercin mesajları aldığında finansal koşulları hızla gevşetir (tahvil faizleri düşer, borsalar yükselir), bu da enflasyonu düşürme çabalarını baltalar. Hammack, Fed’in elini kolunu bağlayacak taahhütlerden kaçınması gerektiğini ve “açık fikirli olunması” (data-dependency) gerektiğini vurgulamaktadır. Bu açık fikirlilik, gelen verilere göre bir sonraki toplantıda faizlerin sabit tutulması, indirilmesi veya şokların büyümesi halinde “yeniden artırılması” (rate hike) seçeneklerinin tümünün masada tutulması anlamına gelmektedir. Hammack’ın duruşu, Fed’in kredibilitesini korumak için piyasaların duymak istediklerini değil, ekonomik gerçeklerin gerektirdiklerini söylemesi gerektiği yönünde güçlü bir manifestodur.

blank

ABD, İran’a yönelik karar tasarısı için BM’de destek arıyor; Çin ve Rusya veto edebilir

Prev
blank

Trump, teknoloji devlerinin liderlerini Çin ziyaretine davet etti

Sonraki
Faizsiz Ev & Araba