BlackRock, tokenize edilmiş fonların teminat olarak kullanılmasını ve günün 24 saati nakde çevrilmeden el değiştirmesini hedefleyen bir girişim başlattığını duyurdu; şirket yetkilileri asıl fırsatın geleneksel finans ekosistemiyle entegrasyonda ortaya çıkacağını belirtti.
BlackRock tokenize fonları finansal altyapıya entegre ediyor
Dünyanın en büyük varlık yönetim şirketi BlackRock, blockchain teknolojisinin geleneksel finans sistemindeki kullanım alanını genişletmeye hazırlanıyor. Şirket, tokenize fonların teminat olarak kullanılmasını, yatırımcılar arasında günün 24 saati transfer edilmesini ve varlık sahipliğinin nakde dönüştürülmeden el değiştirmesini hedefliyor.
Wall Street’te blockchain teknolojisinin kullanımı, hisse senetleri, tahviller ve para piyasası fonlarının dijital versiyonlarının oluşturulmasının ötesine geçiyor. BlackRock, tokenize varlıkların geleneksel finans sisteminde teminat ve takas işlemlerinde kullanılmasının yeni fırsatlar yaratacağını değerlendiriyor.
BlackRock’ın Asya-Pasifik nakit yönetimi faaliyetlerinden sorumlu yöneticisi Dan Maley, şirketin tokenize fonlarının halihazırda dijital varlık piyasasında teminat olarak kullanıldığını belirtti. Maley, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi paylaştı:
Asıl büyük fırsat, bu varlıkların geleneksel finans ekosisteminde kullanılabilmesiyle ortaya çıkacak.
Fon payları nakde çevrilmeden yatırımcılar arası transfer edilebilecek
Geleneksel para piyasası fonları, işlem pozisyonlarında başlangıç ve değişim teminatı olarak kullanılıyor. Tokenizasyon sayesinde bu fonlardaki payların önce nakde çevrilmesine gerek kalmadan yatırımcılar ve finansal kuruluşlar arasında aktarılması mümkün olabilecek.
Bu yöntem, kurumsal yatırımcıların varlıklarını daha uzun süre yatırımda tutmasına olanak sağlayabilecek. BlackRock’a göre tokenizasyon, fonun sahip olduğu varlıkları değiştirmiyor; bunun yerine fon paylarının sahipliğinin transfer edildiği altyapıyı dönüştürüyor.
Blockchain üzerinde temsil edilen fon payları, onaylı yatırımcılar arasında günün 24 saati el değiştirebiliyor. Ancak bu durum, yatırımcıların fon paylarını istedikleri her saatte nakde çevirebilecekleri anlamına gelmiyor. Nakde çevirme süreçleri, fonların kendi işleyiş kurallarına tabi kalmaya devam ediyor.
Bankaların kabulü ve düzenleyici netlik entegrasyon için belirleyici
Tokenize varlıkların geleneksel finans sistemine entegrasyonu, mevcut teknolojik olanaklara rağmen çeşitli engellerle karşılaşıyor. Bankaların ve finansal kuruluşların bu araçları teminat olarak kabul etmesi, mevcut piyasa altyapısının uyum sağlaması ve düzenleyici çerçevenin netleşmesi gerekiyor.
Uluslararası Para Fonu, tokenize finansın parçalı platform yapıları, hukuki belirsizlikler ve mevcut finansal altyapıyla bağlantı sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Bu tespit, sektördeki uyum sürecinin kısa vadede tamamlanamayacağına işaret ediyor.
Uluslararası Swap ve Türev Ürünler Birliği Üst Yöneticisi Scott O’Malia ise saklama ve varlıkların ayrıştırılması, sermaye ve teminat uygulamaları, sınır ötesi tanınma ve hukuki kesinlik konularında sektör standartları ile düzenleyici açıklığa ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. O’Malia’nın bu değerlendirmesi, kurumsal oyuncuların tokenizasyona geçişte karşılaştığı belirsizlik alanlarını ortaya koyuyor.
Sektör genelinde dile getirilen bu görüşler, tokenizasyonun teknik olarak mümkün olmasına karşın, hukuki ve operasyonel standartların henüz olgunlaşmadığını gösteriyor. Düzenleyici kurumların ve piyasa katılımcılarının ortak çerçeveler üzerinde uzlaşması, geniş çaplı benimsenme için ön koşul olarak değerlendiriliyor.
Kripto para yatırımcıları ilk talebi oluşturdu
BlackRock’ın dijital varlıklar ekibinde direktör olarak görev yapan Nikhil Sharma, tokenize fonların ilk kullanıcılarının büyük ölçüde kripto para piyasasından geldiğini söyledi. Sharma, blockchain üzerinde stablecoin tutan ve bu varlıklardan getiri elde etmek isteyen yatırımcıların ilk kullanıcılar arasında bulunduğunu belirtti.
Sharma, tokenize fonların teminat olarak kullanılmasının da başlangıçta aynı yatırımcı grubunun talepleriyle geliştiğini ifade etti. Bu bilgi, tokenizasyon sürecinin önce kripto piyasasında test edildiğini ve ardından geleneksel finans kurumlarının ilgisini çekmeye başladığını gösteriyor.
BlackRock, tokenize varlıkların geleneksel teminat ve takas sistemlerine entegrasyonunu, blockchain teknolojisinin finans sektöründeki kullanımını genişletecek önemli bir alan olarak görüyor. Şirket yetkilileri, kripto piyasasından gelen ilk talebin önümüzdeki dönemde kurumsal finans dünyasına yayılabileceğini değerlendiriyor.







