ABD ile İran arasında diplomatik kanallarda sağlanan yumuşama ve savaşı bitirmeye yönelik atılan somut adımlar, küresel para piyasalarında taşları yerinden oynattı. Sıcak çatışma riskinin ve buna bağlı enerji kaynaklı enflasyon endişelerinin dağılması, küresel yatırımcıların “güvenli liman” olarak dolara olan talebini azalttı. Bu gelişmeyle birlikte ABD doları, majör para birimleri karşısında son 10 günün en düşük seviyesine geri çekildi.
Dolar endeksi 100 kritik sınırının altına sarktı
Küresel çapta doların gücünü ölçen dolar endeksi (DXY), 5 Haziran’dan bu yana en zayıf düzeyi olan 99,55’e kadar geriledikten sonra anlık işlemlerde yüzde 0,28 kayıpla 99,471 seviyesinden işlem görmeye başladı.
Doların zayıflamasıyla birlikte Euro, İngiliz sterlini ve Japon yeni gibi para birimleri nefes aldı. Asya seansında paritelerde yaşanan anlık değişimler tabloya şu şekilde yansıdı:
| Para Birimi | Dolar Karşısındaki Son Durum | Değişim Oranı / Hareket |
| Euro (EUR/USD) | 1,16174 Dolar | %0,40 Yükseliş |
| Sterlin (GBP/USD) | 1,3461 Dolar | %0,40 Yükseliş |
| Japon Yeni (USD_JPY) | 160,02 Yen | 160,23’ten toparlanma kaydetti. |
Japon yeni, dolar karşısında 160,225 seviyelerine kadar esneyerek, Tokyo ekonomi yönetiminin döviz piyasasına olası resmi müdahale eşiği olarak kabul edilen 160 sınırı etrafında dalgalı seyrini sürdürüyor.
“Petrol akışının normale dönmesi aylar alacak”
Sydney merkezli ATFX Global’in Baş Piyasa Stratejisti Nick Twidale, dolardaki zayıflama eğiliminin önümüzdeki birkaç seansta da devam edebileceğini öngörüyor. Avustralya doları ve yen gibi risk iştahına duyarlı para birimlerinde hafif değer kazançları bekleyen Twidale, petrol lojistiğine dair şu uyarda bulundu:
“Piyasalar şu an barışın coşkusunu fiyatlıyor ancak Hürmüz Boğazı’nın gerçekte ne kadar hızlı ticarete açılacağını ve petrol sevkiyatlarının ne zaman tamamen normale döneceğini yaşayarak göreceğiz. Bu kesinlikle haftalardan ziyade ayları bulabilecek, zamana yayılacak bir süreç olacaktır.”
Merkez bankaları haftası ve Fed’de Kevin Warsh dönemi
Para piyasalarındaki bu jeopolitik kırılma, bu hafta gerçekleştirilecek olan Fed, Japonya Merkez Bankası (BOJ) ve Avustralya Merkez Bankası (RBA) faiz kararları öncesine denk gelmesi açısından büyük önem taşıyor.
Fed’in çarşamba günkü toplantısında politika faizini yüzde 3,5 – 3,75 aralığında sabit tutmasına kesin gözüyle bakılıyor. Ancak bu toplantı, Fed’in yeni başkanı Kevin Warsh‘un liderliğindeki ilk politika açıklaması ve basın toplantısı olacağı için küresel piyasaların bir numaralı odağı konumunda.
Barış anlaşmasının enflasyonist baskıyı azaltmasıyla birlikte, CME FedWatch verilerine göre yatırımcıların Aralık ayı faiz artış beklentisi bir hafta önceki yüzde 70 seviyesinden yüzde 50’ye gerilemiş durumda.
“Merkez bankacıları rahat bir nefes almıştır”
TD Securities Kıdemli Faiz Stratejisti Prashant Newnaha ise anlaşmanın arka planında hala müzakere edilen pürüzler olduğunu hatırlatmakla birlikte, makroekonomik görünüm için iyimser bir değerlendirmede bulundu:
“Anlaşmanın bazı teknik detaylarına ilişkin görüşmeler hala perde arkasında sürüyor. Ancak küresel merkez bankası başkanları, en azından şimdilik, enerji maliyetleri kaynaklı enflasyonist yukarı yönlü risklerin azaldığını görerek derin ve rahat bir nefes almıştır. Bu durum şahin politikaların yumuşamasını destekleyebilir.”