Küresel piyasalarda esen barış rüzgarları, kripto para piyasasını da etkisi altına aldı. ABD ile İran arasında sağlanan geçici barış anlaşması, küresel risk iştahını tetikleyerek lider kripto para birimi Bitcoin’de (BTC) güçlü bir yukarı yönlü hareketi beraberinde getirdi.
Hürmüz Boğazı müjdesi risk iştahını canlandırdı
Anlaşmanın ardından küresel enerji ticaretinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’nın yeniden ticari gemilere açılacak olması ve Körfez bölgesinden enerji akışının normale döneceği beklentisi, finansal piyasalardaki jeopolitik baskıyı kaldırdı. Bu durum, doğrudan kripto varlıklara fon girişini hızlandırdı.
Gelişmelerin ardından Bitcoin piyasasında oluşan anlık fiyatlama tablosu şu şekildedir:
| Gösterge | Değer / Seviye | Günlük Değişim Oranı |
| En Yüksek Seviye | 65.940,70 Dolar | Gün içi test edilen zirve |
| Anlık İşlem Fiyatı | 65.661,46 Dolar | %2,65 Artış |
“Kritik eşik 67.000 dolar seviyesi”
Bitcoin’deki bu yükseliş hareketinin teknik boyutunu değerlendiren Apollo Crypto Portföy Yöneticisi Pratik Kala, yatırımcıların dikkat etmesi gereken önemli bir direnç noktasına işaret etti.
Kala, Bitcoin için takip edilmesi gereken teknik görünümü şu sözlerle özetledi:
“Bitcoin için şu an kısa vadede izlenmesi gereken en kritik direnç seviyesi 67 bin dolardır. Spot piyasadaki işlem hacimleri ile finansal piyasalarda önemsenen birçok hareketli ortalama de tam olarak bu fiyat seviyesinde birleşiyor. 67 bin doların üzerinde kalıcı bir kırılma, yükseliş trendini daha da pekiştirebilir.”
MicroStrategy riski şimdilik göz ardı ediliyor
Öte yandan, piyasadaki yükseliş coşkusuna rağmen arka plandaki bazı kurumsal riskler varlığını koruyor. Bitcoin’in dünyadaki en büyük kurumsal alıcısı konumundaki MicroStrategy’nin (kamuoyunda bilinen adıyla Strategy), haziran ayının başında elindeki devasa BTC varlıklarının bir kısmını sattığına yönelik tartışmalar ve buna bağlı satış baskısı riski henüz tamamen masadan kalkmış değil.
Ancak analistler, ABD ile İran arasındaki ateşkes anlaşmasının yarattığı makroekonomik iyimserliğin, kurumsal satış riskini şimdilik gölgede bıraktığını ve yatırımcıların bu olumsuz senaryoyu kısa vadede göz ardı etmeyi tercih ettiğini belirtiyor.