ABD Başkanı Donald Trump, dünyanın en büyük yapay zeka çipi üreticilerinden biri olan Nvidia‘nın CEO’su Jensen Huang ile yaptığı görüşmeye ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Trump, ABD’nin Çin’e yönelik ihracat kontrolleri konusundaki tutumunu Huang’ın “bildiğini” belirterek, Huang’ı “zeki bir adam” olarak tanımladı.
Trump: Huang benim duruşumu çok iyi biliyor
ABD’de ihracat kontrolleri ve Çin ile olan teknolojik rekabet, 2025 yılı sonuna yaklaşırken jeopolitik ve ticari gündemin üst sıralarında yer alıyor. Trump, basına yaptığı açıklamada Nvidia CEO’su Jensen Huang ile yüz yüze bir görüşme gerçekleştirdiğini doğruladı. Görüşmenin içeriği hakkında detay vermese de, gazetecilerin “Huang’a, hangi çiplerin Çin’e satılamayacağını açıkça söylediniz mi?” sorusuna yalnızca “biliyor” yanıtını verdi.
Trump’ın bu açıklaması, ABD’nin özellikle yapay zeka ve yüksek işlem gücü gerektiren GPU teknolojileri konusunda Çin’e uyguladığı ihracat kısıtlamalarının arkasında durduğunu bir kez daha gösterdi. Aynı zamanda, başkanlık seçimlerine bir yıl kala teknoloji politikalarına dair duruşunu netleştirmesi açısından da önemli bir sinyal verdi.
Nvidia’dan ihracat yasalarına eleştiri
Nvidia CEO’su Jensen Huang, CNBC’ye verdiği röportajda, ABD’deki yapay zeka gelişiminin eyalet bazlı regülasyonlar nedeniyle yavaşlayabileceği uyarısında bulundu. Huang, özellikle bazı yasaların şirketleri küresel rekabette zor durumda bırakabileceğini belirtti.
Nvidia, yakın zamanda ABD Kongresi’ne sunulan ve “endişe duyulan ülkelere” çip ihracatını sınırlamayı hedefleyen yasa tasarısına karşı çıktı. Bu yasa, şirketlerin yurt dışına satış yapmadan önce çiplerini öncelikle Amerikan şirketlerine teklif etmelerini zorunlu kılıyor. Nvidia ise bu yasanın küresel rekabet gücünü azaltacağını savunuyor.
Şirketin bu yasa tasarısına karşı lobicilik faaliyetlerini artırdığı, özellikle ABD’nin önde gelen çip üreticileriyle ortak hareket ettiği belirtiliyor. Nvidia, halihazırda Çin’e doğrudan satışa kapalı olan A100 ve H100 gibi üst düzey yapay zeka çiplerinin modifiye edilmiş versiyonlarıyla bu pazardaki yerini korumaya çalışıyor.
ABD-Çin çip savaşı derinleşiyor
ABD’nin Çin’e yönelik çip ihracatına koyduğu sınırlamalar, yalnızca ticari değil aynı zamanda stratejik düzeyde bir hamle olarak değerlendiriliyor. Biden yönetimi döneminde başlatılan bu kısıtlamalar, Trump’ın ikinci başkanlık döneminde daha da sertleşebilir.
ABD Ticaret Bakanlığı, yapay zeka alanında kullanılan yüksek işlem gücüne sahip GPU’ların Çin’in askeri ve siber kabiliyetlerini geliştirmesi riskiyle ihracatını sınırlama kararı almıştı. Bu kapsamda, Nvidia’nın en gelişmiş çipleri Çin’e gönderilemiyor.
Bu strateji, Çin’in kendi yarı iletken teknolojisini geliştirme çabalarını hızlandırırken, yerli üreticilerin Huawei, SMIC ve Biren Tech gibi firmaların yatırımlarında artışa yol açtı. Ancak uzmanlara göre Çin’in yüksek performanslı çipler üretme konusundaki teknik ve üretim zorlukları hâlâ devam ediyor.
Nvidia’nın Çin stratejisi: Alternatif çözümler ve ortaklıklar
Nvidia, ABD’nin uyguladığı ihracat sınırlamaları sonrasında Çin’deki konumunu korumak adına, özel olarak modifiye edilmiş düşük bant genişliğine sahip çipler geliştirmeye başladı. Bu çiplerin performansı, A100 ve H100 kadar yüksek olmasa da, Çinli yapay zeka şirketlerinin temel uygulamalarını destekleyebiliyor.
Şirket aynı zamanda Çinli teknoloji devleriyle olan ilişkisini sürdürmek için Ar-Ge iş birliklerine ve bulut tabanlı lisanslama modellerine yöneliyor. Nvidia’nın Çin’deki büyük müşterileri arasında Tencent, Alibaba, Baidu ve ByteDance gibi şirketler bulunuyor.
Washington’da yasa tartışmaları sürüyor
Trump’ın açıklamaları, Nvidia gibi ABD merkezli teknoloji şirketlerinin ihracat politikalarına dair karşılaştığı karmaşık düzenleme ortamını bir kez daha gündeme taşıdı. Temsilciler Meclisi’nde görüşülmekte olan yasa tasarısı, yalnızca çip ihracatını değil, bulut bilişim altyapılarının da belirli ülkelere erişimini sınırlandırmayı amaçlıyor.
Nvidia ve benzeri firmalar, bu tür düzenlemelerin yalnızca Çin değil, diğer gelişen pazarlarla olan iş ilişkilerini de zora sokabileceğini savunuyor. Ayrıca yasa tasarısında yer alan, “öncelik ABD şirketlerinde olmalı” ifadesi, serbest piyasa ilkeleriyle çeliştiği gerekçesiyle eleştiriliyor.
Jeopolitik etkiler: Çip tedarik zincirinde yeni riskler
ABD ile Çin arasındaki çip savaşı, yalnızca iki ülke arasında değil, küresel teknoloji ekosisteminde de yankı uyandırıyor. Apple, Qualcomm ve Intel gibi diğer dev teknoloji firmaları da bu politikaların doğrudan ya da dolaylı etkilerine maruz kalıyor.
Öte yandan, Trump’ın tekrar başkan seçilmesi durumunda ABD’nin Çin’e yönelik teknoloji politikalarının daha sert ve ulusal güvenlik eksenli olacağı tahmin ediliyor. Bu da Nvidia gibi şirketlerin yalnızca ticari değil, stratejik kararlar almasını zorunlu hale getiriyor.
Finansal görünüm: Nvidia hisselerinde ihracat baskısı
2025 yılı boyunca yapay zeka odaklı büyüme beklentileriyle borsada güçlü performans gösteren Nvidia, son aylarda ihracat sınırlamaları nedeniyle volatilite yaşamaya başladı. Nasdaq’ta işlem gören NVDA hisseleri, kasım ayı başında 520 doları aşarken, son ihracat haberleriyle 490 dolar seviyelerine geri çekildi.
Analistler, şirketin Çin gelirlerinin toplam gelirler içerisindeki payının %20 seviyelerinde olduğunu belirtiyor. Bu nedenle Çin pazarındaki olası daralma, Nvidia’nın yıllık gelir projeksiyonlarını önemli ölçüde etkileyebilir.
Öte yandan, ABD’deki kamu ve özel sektörün yapay zeka yatırımlarını artırması, şirketin iç pazarda güçlü kalmasını sağlıyor. Ayrıca Avrupa ve Orta Doğu gibi bölgelerde artan AI veri merkezi projeleri, ihracat dengesini çeşitlendirme potansiyeli taşıyor.
Sonuç: Trump-Huang diyaloğu teknoloji diplomasisine dönüştü
Donald Trump ile Jensen Huang arasındaki görüşme, yalnızca iki isim arasında geçen bir toplantıdan ibaret değil; aynı zamanda küresel çip savaşlarının ve teknolojik rekabetin merkezindeki diplomatik bir sembol niteliği taşıyor. ABD’nin teknolojik üstünlüğünü koruma politikası ile özel sektörün küresel pazar erişimi hedefleri arasında denge kurmak giderek zorlaşıyor.
Nvidia’nın bu yeni dönemde nasıl bir strateji izleyeceği, yalnızca şirketin değil, genel olarak yapay zeka sektörünün gidişatını da şekillendirecek gibi görünüyor.