Ticaret Bakanlığı, Resmi Gazete’de yayımlanan kararla 22 şirkete “Dış Ticaret Sermaye Şirketi” statüsü verdi. Borsa İstanbul’da işlem gören birçok büyük ölçekli şirketin yer aldığı liste, ihracat odaklı büyüme stratejisinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Ticaret Bakanlığı tarafından 4 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karar kapsamında, Türkiye’nin önde gelen şirketlerine dış ticaret alanında önemli ayrıcalıklar sağlayan “Dış Ticaret Sermaye Şirketi” statüsü verildi. Söz konusu düzenleme, 22 Aralık 1995 tarihli ve 95/7623 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde yürürlüğe konulan İhracat Rejimi kapsamında gerçekleştirildi.
Kararla birlikte aralarında Borsa İstanbul‘da işlem gören birçok büyük ölçekli şirketin bulunduğu toplam 22 firma bu statüye dahil edildi. Böylece söz konusu şirketlerin ihracat kapasitelerinin artırılması, uluslararası pazarlarda daha etkin rol almaları ve Türkiye’nin ihracat performansına daha fazla katkı sağlamaları hedefleniyor.
Dış ticaret sermaye şirketi statüsünün kapsamı ve önemi
Dış Ticaret Sermaye Şirketi (DTSŞ) statüsü, Türkiye’de özellikle yüksek ihracat hacmine sahip firmalara verilen ve bu şirketlerin uluslararası ticarette daha rekabetçi hale gelmesini amaçlayan bir uygulama olarak öne çıkıyor. Bu statüye sahip şirketler, dış pazarlara erişimde çeşitli kolaylıklardan yararlanabiliyor ve ihracat süreçlerinde daha esnek bir yapı ile faaliyet gösterebiliyor.
Uzman değerlendirmelerine göre, DTSŞ statüsü verilen şirketlerin genellikle güçlü üretim altyapısına, yüksek ihracat kapasitesine ve geniş küresel bağlantılara sahip olması dikkat çekiyor. Bu çerçevede, statü verilen firmaların Türkiye ekonomisinde lokomotif rol üstlenen sektörlerden seçilmesi, ihracatın sürdürülebilir büyümesine katkı sağlama amacı taşıyor.
Karar kapsamında sanayi, enerji, otomotiv, petrokimya, çimento, demir-çelik ve savunma sanayi gibi stratejik sektörlerden şirketlerin yer alması, Türkiye’nin üretim ve ihracat çeşitliliğini artırma hedefiyle örtüşüyor. Bu durum, küresel ticaret koşullarında rekabet gücünün korunması açısından da önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Borsa istanbul şirketleri listede geniş yer buldu
Açıklanan listede, payları Borsa İstanbul’da işlem gören birçok büyük şirketin yer alması dikkat çekti. Bu şirketler arasında Arçelik A.Ş., Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (Tüpraş), Petkim Petrokimya Holding A.Ş., Vestel, Ford Otomotiv Sanayi A.Ş., Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi A.Ş., Borusan Birleşik Boru Fabrikaları, Brisa ve Türk Traktör gibi sektör liderleri bulunuyor.
Bunun yanı sıra Akçansa, Çimsa, Ereğli Demir ve Çelik, İskenderun Demir ve Çelik, İzmir Demir Çelik, Kocaer Çelik ve Sarkuysan gibi sanayi şirketleri de listede yer aldı. Otomotiv ve yan sanayi tarafında ise Anadolu Isuzu, Tofaş ve Jantsa gibi firmalar dikkat çekti.
Gıda ve diğer sektörlerden Balsu Gıda ile Pergamon Status Dış Ticaret A.Ş. de DTSŞ statüsü verilen şirketler arasında bulunurken, Sasa Dış Ticaret A.Ş.’nin Borsa İstanbul’da işlem gören Sasa Polyester’in bağlı ortaklığı olduğu bilgisi de paylaşıldı.
Bu şirketlerin ortak özelliği, yüksek üretim kapasitesi, ihracat odaklı iş modeli ve uluslararası pazarlarda aktif rol almaları olarak öne çıkıyor. Söz konusu firmaların DTSŞ statüsü ile birlikte ihracat hacimlerini daha da artırmaları bekleniyor.
Yeni düzenleme ile önceki kararlar yürürlükten kaldırıldı
Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğde, 2025 yılı içerisinde yayımlanan önceki DTSŞ kararlarının yürürlükten kaldırıldığı da belirtildi. Böylece yeni liste ile birlikte güncel şirket yapısı ve ihracat performansına göre yeniden bir düzenleme yapılmış oldu.
Karar, yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girerken, uygulamanın Ticaret Bakanı tarafından yürütüleceği ifade edildi. Bu kapsamda DTSŞ statüsü verilen şirketlerin faaliyetleri ve yükümlülükleri de ilgili mevzuat çerçevesinde izlenecek.
Ekonomistler, bu tür düzenlemelerin Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme modeline katkı sağladığını ve özellikle küresel ticarette rekabetin arttığı bir dönemde büyük ölçekli firmaların desteklenmesinin stratejik önem taşıdığını belirtiyor. DTSŞ statüsünün sağladığı avantajların, firmaların yeni pazarlara açılmasını kolaylaştırabileceği ve döviz kazandırıcı faaliyetleri artırabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan, küresel ticarette korumacılık eğilimlerinin arttığı, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği ve bölgesel ticaret anlaşmalarının önem kazandığı bir süreçte, Türkiye’nin ihracat altyapısını güçlendirmeye yönelik adımlarının devam ettiği görülüyor. Bu kapsamda DTSŞ statüsü, büyük ölçekli şirketlerin küresel pazarlarda daha etkin konumlanmasına katkı sağlayan önemli araçlardan biri olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak, Ticaret Bakanlığı tarafından alınan bu kararın, Türkiye’nin ihracat performansına orta ve uzun vadede olumlu katkı sağlaması beklenirken, DTSŞ kapsamındaki şirketlerin uluslararası ticaretteki paylarını artırmaları ve yeni pazarlarda büyüme fırsatlarını değerlendirmeleri öngörülüyor.