Türkiye otomotiv endüstrisi, mart ayında ihracatta sınırlı gerilemeye rağmen liderliğini korudu. Sektör, 3,3 milyar dolara yaklaşan dış satım gerçekleştirirken, yılın ilk çeyreğinde ise artış eğilimini sürdürerek yaklaşık 9,9 milyar dolarlık ihracata ulaştı.
Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye’nin otomotiv ihracatı mart ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,3 düşüşle 3 milyar 293 milyon dolar oldu. Buna rağmen sektör, toplam ihracat içinde yüzde 16,9 pay alarak liderliğini sürdürdü.
Yılın ilk üç ayına bakıldığında ise sektörün performansında toparlanma dikkat çekti. Ocak-mart döneminde dış ticaret hacmi yüzde 4,3 artarak 9 milyar 896 milyon dolara ulaştı. Bu görünüm, otomotiv endüstrisinin küresel talep dalgalanmalarına rağmen güçlü konumunu koruduğunu ortaya koydu.
Ürün gruplarına göre ihracatta farklı yönlü hareketler
Mart ayında ürün grupları bazında farklı eğilimler öne çıktı. En büyük kalem olan tedarik endüstrisi ihracatı, geçen yılın aynı dönemine paralel seyrederek 1 milyar 318 milyon dolar olarak kaydedildi. Bu grup, toplam ihracat içindeki ağırlığını korumaya devam etti.
Binek otomobiller ihracatında ise belirgin bir düşüş gözlendi. Bu segmentte ihracat yüzde 20 azalarak 909 milyon dolara geriledi. Özellikle Avrupa pazarındaki talep daralması ve bazı ana pazarlardaki ekonomik yavaşlama, bu düşüşte etkili oldu.
Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı yüzde 3,5 gerileyerek 553 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Buna karşın otobüs, minibüs ve midibüs grubunda yüzde 10’luk artışla 293 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Çekici ihracatı da yüzde 5 artışla 178 milyon dolara ulaştı.
OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, sektördeki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, “Mart ayında yaşadığımız kısmi daralmaya rağmen ülke ihracatındaki liderliğimizi ve stratejik önemimizi korumaya devam ediyoruz. Binek otomobillerdeki düşüşe karşılık otobüs ve minibüs grubundaki yüzde 10’luk artış, ürün çeşitliliğimizin küresel pazardaki rekabet gücünü ve esnekliğini bir kez daha kanıtladı. Bu yıl sonundaki sürdürülebilir ihracat hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz” ifadelerini kullandı.
Ülke bazlı ihracat verilerinde dalgalı seyir dikkat çekti
Mart ayında ülke bazında ihracat performansı incelendiğinde, en büyük pazar olan Almanya’ya yapılan ihracat yüzde 6 düşüşle 525 milyon dolar oldu. Fransa’ya ihracat yüzde 1 azalarak 456 milyon dolar olarak gerçekleşirken, İtalya’ya yönelik ihracat yüzde 8 artışla 306 milyon dolara yükseldi.
Diğer önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 23, Slovenya’ya yüzde 16, Belçika’ya yüzde 13 ve Polonya’ya yüzde 20 oranında ihracat düşüşü kaydedildi. Buna karşılık Fas ve Çekya’ya yüzde 36, Avustralya ve Sırbistan’a yüzde 23, İsveç’e ise yüzde 29 oranında artış yaşandı.
Tedarik endüstrisinde Almanya en büyük pazar olmayı sürdürürken, bu ülkeye ihracat yüzde 2 artış gösterdi. İtalya’ya yüzde 25, Birleşik Krallık’a yüzde 13, Hollanda’ya yüzde 25 ve Slovenya’ya yüzde 71 artış dikkat çekti. Buna karşın Romanya ve İspanya pazarlarında düşüşler gözlendi.
Binek otomobil ihracatında ise Fransa’ya yüzde 18, İspanya’ya yüzde 30 ve Polonya’ya yüzde 49 düşüş öne çıktı. Bununla birlikte Fas ve Mısır pazarlarında sırasıyla yüzde 100 ve yüzde 50 artış kaydedilmesi, alternatif pazar arayışlarının sonuç verdiğini gösterdi.
Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda Fransa’ya yüzde 51 ve Avustralya’ya yüzde 134 artış yaşanırken, Almanya ve İspanya gibi pazarlarda daralma görüldü. Otobüs ve minibüs grubunda ise Romanya’ya yüzde 204, İspanya’ya yüzde 200 ve Çekya’ya yüzde 143 gibi yüksek oranlı artışlar dikkat çekti.
Avrupa birliği pazarı liderliğini korurken pay geriledi
Ülke grupları bazında değerlendirildiğinde, Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 74 pay ile en büyük pazar olmayı sürdürdü. Ancak bu bölgeye yapılan ihracat mart ayında yüzde 6 düşüşle 2 milyar 440 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Diğer Avrupa ülkeleri yüzde 10,8 pay ile ikinci sırada yer aldı. Orta Doğu ülkelerine yapılan ihracatta ise yüzde 63 gibi dikkat çekici bir düşüş yaşandı. Bu gerileme, bölgesel ekonomik koşullar ve talep daralmasıyla ilişkilendirildi.
Buna karşın Okyanusya ülkelerine yapılan ihracatta yüzde 33 artış kaydedildi. Bu artış, Türk otomotiv sektörünün pazar çeşitlendirme stratejisinin olumlu sonuçlar verdiğine işaret etti.
Genel görünüm değerlendirildiğinde, mart ayında yaşanan düşüşe rağmen sektörün güçlü üretim altyapısı, geniş ürün yelpazesi ve alternatif pazarlara erişim kabiliyeti sayesinde küresel rekabet gücünü koruduğu görülüyor. Özellikle yılın ilk çeyreğinde kaydedilen artış, sektörün yıl geneline ilişkin beklentilerinin pozitif kalmasını sağladı.
Uzmanlar, küresel otomotiv talebinde yaşanan dalgalanmalar, Avrupa ekonomisindeki yavaşlama ve tedarik zinciri dinamiklerinin sektör performansı üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini belirtiyor. Bununla birlikte Türkiye’nin üretim esnekliği ve ihracat çeşitliliği, sektörün orta ve uzun vadede büyüme potansiyelini destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.