İngiltere Başbakanı Andy Burnham, ülke ekonomisinde mali kurallara sadık kalacağını ve borçlanma riskleri almayacağını açıkladı. Burnham, hayat pahalılığına karşı acil önlemler alırken sosyal bakım sistemini de reforme edecek.
İngiltere Başbakanı Burnham mali disiplin vaatlerine sadık kalacak
Birleşik Krallık’ta göreve yeni başlayan Başbakan Andy Burnham, ülke ekonomisinin mevcut makro dengelerini korumak ve finansal istikrarı güvence altına almak adına önceki hükümet tarafından belirlenen sıkı mali kurallar çerçevesine tam uyum sağlayacağını kamuoyuna ilan etmiştir. Başbakanlık konutu No: 10 önünde ilk resmi konuşmasını gerçekleştiren Burnham, makroekonomik kararlarda hiçbir şekilde macera veya risk arayışına girmeyeceğini belirterek piyasalara güven mesajı vermiştir. Hükümetin temel ekonomi stratejisi; kamu gelirleri ile günlük devlet harcamalarının önümüzdeki 10 yılın sonuna kadar tamamen dengelenmesini ve bütçe disiplininin tavizsiz şekilde uygulanmasını hedeflemektedir. Başbakan Andy Burnham, seçim kampanyası sürecinde çalışan kesime verilen vergi artışına gidilmeyeceği yönündeki taahhütlerin arkasında duracaklarını teyit etmiştir. Kamu yatırımlarının finansmanı için ek borçlanma imkanlarının kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin soruları yanıtlayan Burnham, mevcut mali çerçevenin sunduğu yasal esnekliklerden azami ölçüde yararlanılacağını, ancak ihtiyatlı duruştan ödün verilmeyeceğini kaydetmiştir. Daha önceki idari görevlerinde de her zaman finansal açıdan dengeli bir yaklaşım benimsediğini hatırlatan İngiliz Başbakan, savunma harcamaları ve mali kurallar kapsamındaki yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilebilmesi amacıyla bazı sosyal yardım harcamalarında kısıntıya gidileceğinin ilk sinyallerini vermiştir.
Hayat pahalılığı krizi için acil paket salı günü açıklanıyor
İngiltere genelinde geniş halk kitlelerini etkisi altına alan yüksek enflasyon ve hanehalkı üzerindeki mali baskılara karşı hükümet acil eylem planını devreye sokmaktadır. Başbakan Burnham, hayat pahalılığı krizinin olumsuz etkilerini hafifletmek ve vatandaşlara finansal anlamda nefes aldırmak amacıyla hazırlanan destek paketinin detaylarının salı gününden itibaren kamuoyuna duyurulacağını bildirilmiştir. Hazırlıkları tamamlanan düzenlemelerin ülkedeki tüm ekonomik sorunları bir anda çözmeyeceğini samimiyetle dile getiren Burnham, buna karşın alınacak kararların etkisinin kısa süre içerisinde gündelik yaşamda hissedileceğini vurgulamıştır. Ekonomik tedbirler kapsamında hükümetin üzerinde çalıştığı bir diğer kritik başlık ise gelir vergisi ödeme eşiğini oluşturan kişisel muafiyet miktarının yeniden değerlendirilmesi olmuştur. Birbiri ardına göreve gelen geçmiş hükümetler döneminde dondurulan bu eşik, enflasyonist ortamda nominal gelirleri artan milyonlarca çalışanın otomatik olarak bir üst vergi dilimine girmesine ve üzerlerindeki vergi yükünün ağırlaşmasına yol açmıştı. Söz konusu eşik değerinin değiştirilmesinin bütçe dengeleri üzerinde kapsamlı sonuçları bulunduğunu ifade eden Burnham, konunun ekonomi kurmaylarınca titizlikle incelendiğini ve gerekli adımların atılacağını duyurmuştur.
İngiltere’de otuz yıldır çözülemeyen sosyal bakım sistemi değişiyor
İngiltere’de yaklaşık 30 yıldır biriken ve çözüm bekleyen en büyük yapısal sorunlardan biri olan sosyal bakım sistemi, yeni hükümetin öncelikli reform alanlarından biri olarak belirlenmiştir. Başbakanlık görev süresi boyunca bu kronik krizi çözüme kavuşturmadan makamından ayrılmak istemediğini belirten Burnham, bu tarihi dönüşüm için sahip olduğu tüm siyasi sermayeyi kullanmaya hazır olduğunu ilan etmiştir. Kendi ailesindeki kişisel tecrübelere ve babasının Alzheimer hastalığı sürecine değinen Burnham, sosyal bakım desteği alamayan binlerce yaşlı ve hasta bireyin, halihazırda kapasite sınırlarında hizmet veren Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS) hastanelerine sığınmak zorunda kaldığını ve bunun da kamu sağlık sisteminde büyük bir tıkanıklığa yol açtığını ifade etmiştir. Daha önce Gordon Brown hükümeti döneminde Sağlık Bakanı olarak görev yapan ve o yıllarda da bakım finansmanını reforme etmek için girişimlerde bulunan Andy Burnham, İngiltere’de art arda gelen hükümetlerin bu hayati meseleyi sürekli ertelediğini savunmuştur. Sistemdeki tıkanıklık nedeniyle pek çok yaşlı vatandaşın hayatlarının son döneminde bakım masraflarını karşılayabilmek adına evlerini ve tüm birikimlerini kaybetmek zorunda kaldığına dikkat çekilmiştir. Devlet tarafından yürütülen genel sağlık hizmetlerinin aksine sosyal bakımın ücretsiz olmaması, sistemi büyük bir çıkmaza sokmaktadır. Geçmiş dönemlerde bakım maliyetlerine üst sınır getirilmesi de dahil olmak üzere pek çok seçeneğin tartışıldığını ancak yüksek maliyetler nedeniyle adım atılamadığını hatırlatan Burnham, mevcut yapının artık sürdürülemez olduğunu ve reformun kaçınılmaz hale geldiğini vurgulamıştır.