Fitch, Filipinler’in kredi notu görünümünü düşürdü | vkmfinans
Döviz Kurları
Döviz Kurları
USD/TRY
%0.05
44,8793
EUR/TRY
%0.02
52,8279
GBP/TRY
%0.02
60,6866
CHF/TRY
%0.07
57,4383
SAR/TRY
%0.06
11,9654
JPY/TRY
%-0.11
0,2827
RUB/TRY
%0.81
0,59545
EUR/USD
%-0.01
1,17621
EUR/GBP
%0.02
0,8705
GBP/USD
%-0.04
1,3511
BRENT/USD
%2.99
96,07
XAU/TRY
%-0.39
215.779,98
XAG/TRY
%-1.26
3.576,44
CAD/TRY
%0.02
32,7743
AUD/TRY
%-0.12
32,1270
SEK/TRY
%0.12
4,9012
RSD/TRY
%0.07
0,4503
XAU/USD
%-0.46
4.807,98

Fitch, Filipinler’in kredi notu görünümünü düşürdü

Küresel kredi derecelendirme devi Fitch Ratings'in, Güneydoğu Asya'nın en önemli ekonomilerinden biri olan Filipinler'in Uzun Vadeli Yabancı Para cinsinden kredi notunu "BBB" seviyesinde teyit ederken, görünümünü (outlook) "Durağan"dan "Negatif"e çekmesi, gelişmekte olan piyasaların (Emerging Market…

Küresel kredi derecelendirme devi Fitch Ratings'in, Güneydoğu Asya'nın en önemli ekonomilerinden biri olan Filipinler'in Uzun Vadeli Yabancı Para cinsinden kredi notunu "BBB" seviyesinde teyit ederken, görünümünü (outlook) "Durağan"dan "Negatif"e çekmesi,…

blank
Paylaş

Küresel kredi derecelendirme devi Fitch Ratings’in, Güneydoğu Asya’nın en önemli ekonomilerinden biri olan Filipinler’in Uzun Vadeli Yabancı Para cinsinden kredi notunu “BBB” seviyesinde teyit ederken, görünümünü (outlook) “Durağan”dan “Negatif”e çekmesi, gelişmekte olan piyasaların (Emerging Markets) mevcut küresel fırtınada ne kadar kırılgan olabileceğini gösteren kritik bir makro-finansal uyarıdır. Bu revizyon, ülkenin yapısal büyüme hikayesi ile küresel şoklar arasındaki amansız çatışmanın finansal tablolara yansımasıdır.

Kredi derecelendirme metodolojisi: ‘BBB’ notu ve ‘Negatif’ görünüm

Uluslararası finansal mimaride bir ülkenin kredi notu (Sovereign Rating), o ülkenin ihraç ettiği borçlanma senetlerinin (Eurobond) temerrüt riskini (probability of default) ölçer. Fitch’in Filipinler için belirlediği “BBB” notu, ülkenin hala “Yatırım Yapılabilir” (Investment Grade) seviyede olduğunu, yani borç ödeme kapasitesinin makul düzeyde bulunduğunu tescil etmektedir. Bu not sayesinde uluslararası emeklilik fonları ve kurumsal yatırımcılar Filipin tahvillerine yatırım yapmaya devam edebilirler.

Ancak, görünümün “Durağan”dan “Negatif”e (Negative Outlook) revize edilmesi, bu borç ödeme kapasitesinin önümüzdeki 12 ila 24 ay içinde bozulma eğilimine girdiğinin resmi beyanıdır. Negatif görünüm, küresel tahvil piyasalarında Filipinler’in risk primini (CDS – Credit Default Swap) anında yukarı yönlü fiyatlamaya iter. Yatırımcılar, artan riski kompanse etmek için yeni borçlanma ihalelerinde daha yüksek faiz (yield) talep edeceklerdir; bu da Manila yönetiminin dış borçlanma maliyetlerini artırarak ülkenin mali alanını (fiscal space) daraltacaktır.

Küresel enerji şoku ve maliyet i̇tişli enflasyon (cost-push inflation)

Filipinler ekonomisinin yapısal olarak en zayıf karnıdır. Kendi yerel enerji kaynakları (özellikle Malampaya doğal gaz sahası) hızla tükenen ve petrol ile kömürde neredeyse tamamen dışa bağımlı olan Filipinler, küresel enerji fiyatlarındaki artışları doğrudan iç piyasasına ithal etmektedir.

Enerji fiyatlarındaki bu tırmanış, ülkede klasik bir “Maliyet İtişli Enflasyon” (Cost-Push Inflation) yaratmaktadır. Enflasyonist baskılar, hanehalkı satın alma gücünü eritirken, Filipinler Merkez Bankası’nı (Bangko Sentral ng Pilipinas – BSP) faiz oranlarını yüksek tutmaya zorlamaktadır. Yüksek faiz oranları ise iç tüketimi ve özel sektör yatırımlarını baskılayarak ekonomik büyümeyi (GSYH) yavaşlatan bir kısır döngü oluşturur. Filipinler’in enerji faturasındaki bu kontrolsüz büyüme, doğrudan ticaret açığını (trade deficit) patlatmaktadır.

Kamu yatırımları, altyapı açığı ve potansiyel büyüme

Filipinler, bölgesel rakipleri Vietnam ve Endonezya ile rekabet edebilmek için devasa bir altyapı hamlesi yürütmektedir. Ancak Fitch’in dikkat çektiği “kamu yatırımlarındaki aksaklıklar”, ülkenin “Potansiyel Büyüme Oranını” (Potential Output) doğrudan tehdit etmektedir. Köprüler, otoyollar, limanlar ve dijital altyapı projelerindeki gecikmeler; bürokratik hantallık, artan inşaat maliyetleri ve daralan bütçe imkanları nedeniyle sekteye uğramaktadır.

Makroekonomik büyüme teorilerinde, sermaye birikiminin ($K$) yetersiz kalması, uzun vadeli üretkenliği (productivity) düşürür. Altyapının yetersiz kalması, Filipinler’de lojistik maliyetlerini yüksek tutarak Yabancı Doğrudan Yatırımların (FDI) ülkeye girişini engellemekte ve ülkenin emsallerine (peers) kıyasla rekabet gücünü zayıflatmaktadır. Fitch, bu projelerin zamanında tamamlanmamasının orta vadeli büyüme hikayesine zarar vereceğini açıkça belirtmektedir.

Dış finansman pozisyonu ve i̇kiz açık (twin deficit) tehlikesi

Bir gelişmekte olan piyasa ekonomisi için en tehlikeli makroekonomik senaryolardan biri “İkiz Açık”tır (Cari Açık ve Bütçe Açığının aynı anda büyümesi). Fitch’in şeklindeki uyarısı bu denkleme dayanmaktadır.

Filipinler geleneksel olarak Yurt Dışında Çalışan Filipinlilerin (OFW) gönderdiği devasa işçi dövizleri (remittances) ve İş Süreçleri Dış Kaynak Kullanımı (BPO) sektöründen gelen hizmet ihracatı gelirleriyle cari açığını finanse etmektedir. Ancak enerji maliyetleri nedeniyle ithalat faturasının ($M$) astronomik şekilde artması, bu döviz girdilerinin açığı kapatmasına yetmemesine neden olmaktadır. Dış finansman ihtiyacının artması, Filipin Pezosu (PHP) üzerinde devalüasyon baskısı yaratır ve dış borç ödemelerini yerel para cinsinden daha da pahalı hale getirir.

Borç dinamiği: i̇yimser beklentiler ve matematiksel sürdürülebilirlik

Görünümün negatife inmesine rağmen “BBB” notunun korunmasının ardındaki ana sebep, kurumun

Bir ülkenin borç sürdürülebilirliği temel olarak şu makroekonomik denkleme dayanır:

Bu formülde reel faiz oranı , reel büyüme oranından düşük kaldığı ve hükümet faiz dışı açıklarını  kontrol altında tuttuğu sürece, Kamu Borcu/GSYH oranı  matematiksel olarak zamanla azalır. Filipinler ekonomisi, bölgesel ve küresel şoklara rağmen halen %5 ila %6 bandında büyüyebilen, demografik fırsat penceresine (genç nüfus) sahip dinamik bir yapıdır. Fitch, bu yapısal büyüme gücünün (yani yüksek değerinin), borç yükünü eritecek ana motor olduğuna inanmaktadır.

Yönetişim (governance) ve kişi başına düşen gelir kısıtı

Kredi derecelendirme metodolojilerinde, ekonomik rakamlar kadar ülkenin kurumsal kapasitesi (Institutional Strength) de notu belirler. Fitch raporunda “düşük kişi başına gelir seviyesi ve yönetişim göstergelerinin sınırlayıcı unsur (constraining factor) olarak öne çıktığı” belirtilmiştir.

Filipinler’in düşük kişi başına milli geliri, devletin vergi tabanının dar olması anlamına gelir; bu da şoklara karşı kullanılabilecek mali tamponları (fiscal buffers) zayıflatır. Ayrıca Dünya Bankası’nın Yönetişim Göstergelerinde (hukukun üstünlüğü, yolsuzluğun kontrolü, regülatif kalite) ülkenin aldığı düşük puanlar, yabancı yatırımcıların kurumsal güvenini sarsmaktadır. Bu yapısal ve kurumsal engeller aşılmadan, ülkenin “A” not kategorisine yükselmesi (Orta Gelir Tuzağından kurtulması) makroekonomik olarak imkansızdır.

Sonuç: filipinler i̇çin kritik bir geçiş dönemi

Sonuç olarak, Fitch Ratings’in Filipinler kararı, güçlü bir iç tüketim ve demografik avantaja sahip bir ekonominin, küresel enerji maliyetleri ve içerideki altyapı darboğazlarıyla nasıl bir varoluşsal teste tabi tutulduğunu göstermektedir. “BBB” notunun teyit edilmesi kısa vadeli bir rahatlama sağlasa da, “Negatif” görünüm Manila yönetimine net bir mesaj vermektedir: Makroekonomik disiplinden taviz verilmesi, altyapı projelerinin hızlandırılamaması ve enerji bağımlılığının azaltılamaması halinde, ülkenin yatırım yapılabilir statüsü ciddi bir tehlike altına girecektir. Filipinler ekonomi kurmayları için önümüzdeki 12 aylık periyot, bu negatif görünümü tekrar durağana çevirmek adına mali konsolidasyon ve yapısal reformların hayati önem taşıdığı bir köprüden geçiş sürecidir.

blank

Bakır, Orta Doğu’daki belirsizlikle geriledi

Prev
blank

Şubat’ta Euro Bölgesi inşaat üretimi %0,2 geriledi

Sonraki
Faizsiz Ev & Araba