Avrupa Merkez Bankası çevresinde faiz politikası tartışması derinleşiyor; eski Hollanda Merkez Bankası Başkanı Klaas Knot sıkı duruş sinyali verirken, Yönetim Konseyi Üyesi Primoz Dolenc finansal koşullardaki sıkılaşmanın ilave faiz artışı ihtiyacını azaltabileceğini söyledi.
Knot jeopolitik risklere karşı sıkı duruş uyarısı yaptı
Avrupa Merkez Bankasının (ECB) para politikasına ilişkin açıklamalarda bulunan eski Hollanda Merkez Bankası Başkanı Klaas Knot, artan jeopolitik riskler ve arz şokları nedeniyle ECB‘nin ılımlı ölçüde sıkı para politikası duruşunu benimsemek zorunda kalabileceğini söyledi.
ECB Başkanı Christine Lagarde’ın yerine geçebilecek adaylar arasında gösterilen Knot, ekonomik ve jeopolitik gelişmelerin olumsuz arz şoklarını artırabileceği uyarısında bulundu. 2025’e kadar 14 yıl boyunca ECB Yönetim Konseyinde görev yapan Knot, finansal parçalanma ve jeopolitik risklerin önümüzdeki yıllarda yeni arz şokları yaratmasından endişe duyduğunu belirtti.
Knot, bu koşullarda enflasyonun ECB’nin yüzde 2 hedefinin daha sık üzerinde kalabileceğini ifade ederek, bankanın ılımlı ölçüde sıkılaşma yanlısı bir politika duruşuna ihtiyaç duyabileceğini söyledi. Bununla birlikte ECB’nin mevcut ölçülü yaklaşımını doğru bulduğunu belirten Knot, merkez bankasının gerekli olan adımları atması ancak müdahalelerini mümkün olduğunca sınırlı tutması gerektiğini vurguladı.
Ocak ayındaki ücret görüşmeleri belirleyici olacak
Knot, enerji fiyatlarının uzun süredir yüksek seviyelerde seyretmesinin genel enflasyonu artırdığını ancak ikinci tur etkilerin şimdiye kadar oldukça sınırlı kaldığını söyledi.
Avrupa’da ücret sözleşmelerinin önemli bölümünün ocak ayında yeniden müzakere edileceğine dikkat çeken Knot, bu dönemin enflasyon görünümü açısından belirleyici olacağını ifade etti. Sendikalardan gelen açıklamaların şimdilik ölçülü olduğunu belirten Knot, bunun nedenlerinden birinin ECB’nin yüzde 2 enflasyon hedefine duyulan güven olduğunu savundu.
Dolenc finansal koşullardaki sıkılaşmayı işaret etti
ECB Yönetim Konseyi Üyesi Primoz Dolenc ise Bangkok’taki Uluslararası Para Fonu toplantıları sırasında Bloomberg’e yaptığı açıklamada, finansal piyasalarda önemli ölçüde yeniden fiyatlama yaşandığını söyledi.
Finansal koşulların sıkılaşması halinde ECB’nin aksi durumda gerekli olabilecek kadar fazla faiz artırmasına ihtiyaç kalmayabilir.
İki faiz artırımının ardından ECB’nin kısıtlayıcı para politikası bölgesine yaklaştığını ifade eden Dolenc, henüz tam olarak bu noktaya ulaşılmamış olabileceğini ancak sınıra gelindiğini söyledi. Dolenc, enflasyonun ikinci tur etkilerinin henüz belirginleşmediğini de kaydetti.
Aralık ayında mevduat faizinde yüzde 2,75 beklentisi öne çıkıyor
ECB’nin son iki faiz artırımının ardından piyasalarda yeni sıkılaşma adımlarına ilişkin beklentiler güçlendi. Ekonomistler, aralık ayında yapılabilecek son bir faiz artırımıyla mevduat faizinin yüzde 2,75’e ulaşacağını tahmin ediyor. Bu seviye, bazı değerlendirmelere göre ekonomik faaliyetleri sınırlamaya başlayabilecek bir düzey olarak görülüyor.
ECB Yönetim Konseyi üyeleri Pierre Wunsch ve Gediminas Simkus da son enflasyon verilerinin ilave parasal sıkılaşma ihtiyacını desteklediğini belirtti. Simkus, aralık ayında alınacak kararın yeni verilere bağlı olacağını ancak ekim ayında faiz artırımının da dışlanamayacağını söyledi.
Portekiz Merkez Bankası Başkanı ve ECB Yönetim Konseyi Üyesi Alvaro Santos Pereira ise Avrupa’da enflasyonun henüz ekonominin geneline yayılmadığını belirterek ECB’nin fiyat istikrarı hedefine ulaşacağından şüphe duymadığını ifade etti.
Knot tahvil piyasasına müdahale konusunda temkinli konuştu
Knot, özellikle Fransa tahvil piyasasındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, ECB’nin Aktarım Koruma Aracı (TPI) gibi mekanizmaları kullanmasının tartışılması için henüz çok erken olduğunu söyledi.
Niceliksel sıkılaştırmanın (QT) durdurulması seçeneğine de temkinli yaklaşan Knot, böyle bir kararın tahvil piyasalarındaki mevcut koşullardan ziyade ekonominin yapısal likidite ihtiyacına ve ECB bilançosunun uygun büyüklüğüne ilişkin yeni bir değerlendirmeye dayanması gerektiğini belirtti.
Knot, niceliksel sıkılaştırmanın yeniden değerlendirilmesine açık olduğunu ancak uygulamanın mevcut koşullarda bir kriz yönetimi aracı olarak kullanılmasının piyasalardaki kriz algısını azaltmak yerine artırabileceğinden endişe duyduğunu ifade etti.







