BBVA Research, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 2025 yılında gerçekleştirdiği üçüncü faiz indiriminin ardından para politikasında bir duraksamaya gitmesinin yüksek olasılık olduğunu açıkladı. Kurumun değerlendirmesine göre, işgücü piyasasında belirgin bir zayıflama yaşanmadığı sürece veya tarife kaynaklı enflasyon baskıları beklenenden hızlı şekilde azalmadığı müddetçe, Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) Ocak ayında faizleri sabit bırakabilir.
BBVA’nın raporuna göre, Fed’in üçüncü kez üst üste 25 baz puanlık indirim kararı alarak hedef faiz aralığını %3,50 – %3,75 seviyesine çekmesi, “bekle-gör” stratejisi öncesi son adım olabilir.
Fed’den Üçüncü İndirim: Nokta Grafiği Ayrışmayı Gösteriyor
FOMC’nin son toplantısında, 25 baz puanlık üçüncü ardışık indirimi yapılırken, “dot plot” (nokta grafiği) olarak adlandırılan faiz beklenti tablosu önemli bir ayrışmayı gözler önüne serdi. BBVA Research’e göre, dört oy hakkı olmayan FOMC katılımcısı, Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ve St. Louis Fed Başkanı Alberto Schmid ile birlikte duraklamadan yana görüş bildirdi.
Bu durum, FOMC içinde fikir ayrılıklarının derinleştiğine işaret ediyor. Komite’nin “güvercin” üyeleri, daha fazla faiz indiriminin aceleye getirilmemesi gerektiği görüşünde birleşiyor.
Powell’dan Net Sinyal: Ocak Ayında Sabit Kalabiliriz
Fed Başkanı Jerome Powell, faiz kararı sonrası düzenlediği basın toplantısında, Komite’nin Ocak ayı toplantısında faiz değişikliğine gitmeyebileceğine dair açık sinyaller verdi. Powell, mevcut durumda daha fazla faiz indirimi için aceleci olunmaması gerektiğini ve ekonominin mevcut patikasının izlenmeye devam edileceğini söyledi.
Powell’ın açıklamaları, Fed’in 2025’te toplam 75 baz puanlık indirimi gerçekleştirdikten sonra artık bir süre bekleme dönemine geçebileceği yönünde değerlendirildi. 2024’te başlayan gevşeme süreci dikkate alındığında, toplamda 175 baz puanlık bir indirimin ardından “duraksama” safhasına geçiş gündeme gelmiş durumda.
BBVA: 2026’nın İkinci Yarısına Kadar Ek İndirim Beklenmiyor
BBVA Research, yayımladığı raporda, önümüzdeki yılın ilk yarısında yeni faiz indirimlerine gidilmesinin düşük ihtimal olduğunu belirtti. Banka ekonomistlerine göre, Fed’in şimdiye dek attığı adımların ekonomiye etkisini görmek için beklemede kalması daha olası.
BBVA’nın tahminine göre, yeni faiz indirimleri ancak 2026’nın ikinci yarısında gerçekleşebilir. Bu döneme kadar Fed, ekonomik veri akışını analiz ederek, “veriye bağımlı” para politikası stratejisini sürdürecek.
Fed’in Kararı Piyasalar Üzerinde Nasıl Etki Yarattı?
Fed’in faiz indirimi kararı, ABD tahvil getirilerinde kısa vadeli düşüş yaratırken, dolar endeksinde de bir miktar zayıflama görüldü. Özellikle 2 yıllık ABD tahvilleri, politika faizine en duyarlı varlık sınıfı olarak %3,62 seviyelerine geriledi.
ABD borsaları ise karışık seyir izlerken, yatırımcılar Powell’ın açıklamalarını dikkatle izledi. Nasdaq ve S&P 500 endekslerinde gün sonunda sınırlı kazançlar görüldü. Ancak faiz indirimi temposundaki olası yavaşlama, özellikle teknoloji hisseleri üzerinde baskı oluşturabilir.
FOMC Üyeleri Arasında Görüş Ayrılığı Derinleşiyor
Son toplantıda oylamaya katılmayan bazı üyeler bile kamuya açık beyanlarında, faiz indirimi temposuna ilişkin çekincelerini dile getirmişti. BBVA raporu, bu üyeler arasında fikir birliğinin oluşmasının zaman alacağını ve bunun da para politikası görünümünde öngörülebilirliği azaltabileceğini belirtiyor.
Ayrıca, son tarife artışları ve Çin ile devam eden ticaret gerilimleri nedeniyle, fiyat baskılarının küresel ticarete etkileri henüz net şekilde ölçülememiş durumda.
BBVA’nın Faiz Politikası Beklentisi Özetle Şu Şekilde:
- Fed, 2025 sonuna kadar ek faiz indirimi yapmayabilir.
- Ocak 2026’ya kadar duraklama süreci devam edebilir.
- 2026’nın ikinci yarısında 2 adet 25 baz puanlık faiz indirimi gündeme gelebilir.
- FOMC’nin kararları verilere bağımlı ve ihtiyatlı şekilde şekillenecek.
BBVA’nın Uyarıları: Belirsizlik Devam Ediyor
BBVA analistleri, Fed’in yeni faiz indirimi kararlarına yönelik şunlara dikkat çekiyor:
- İşgücü piyasası hâlâ güçlü; bu, faiz indirimi için gerekli zeminin oluşmasını geciktiriyor.
- Tarife kaynaklı fiyat baskıları hâlâ çözülmüş değil.
- Enflasyon beklentileri kısa vadede hâlâ hedefin üzerinde.
- Bu koşullar altında Fed’in agresif bir gevşeme politikasına dönmesi beklenmiyor.
Piyasa Beklentileri: CME FedWatch Verileri Ne Gösteriyor?
CME Group’un FedWatch Aracı’na göre, yatırımcıların %87,6’sı Fed’in Ocak ayında faizleri sabit tutmasını bekliyor. Kalan %12,4’lük kesim ise sembolik de olsa bir 25 baz puanlık indirimi olası görüyor.
Bu veriler, BBVA’nın değerlendirmesiyle büyük ölçüde örtüşüyor. Piyasaların fiyatladığı senaryo da Fed’in kısa vadede daha temkinli davranacağına işaret ediyor.
Fed’in “Bekle-Gör” Stratejisi Nasıl Okunmalı?
Ekonomistler, Fed’in izlediği “bekle-gör” stratejisinin arka planında aşağıdaki üç ana faktörün yer aldığını belirtiyor:
- Ekonomik büyümenin kırılgan seyri
- Enflasyonda kalıcı düşüş sinyalleri bekleniyor
- Jeopolitik risklerin etkisi (Çin-ABD ticaret savaşı, Orta Doğu gerilimleri vb.)
Bu çerçevede, Fed’in ekonomiyi resesyona sokmadan faizleri daha fazla indirme konusunda temkinli davranması sürpriz değil.
Sonuç: Fed’in Yeni Dönem Para Politikası Şekilleniyor
BBVA Research’ün raporu, ABD Merkez Bankası’nın artık yeni bir faza geçtiğini gösteriyor. Hızlı gevşeme dönemi sona ererken, temkinli ve veriye dayalı bir para politikası yaklaşımı öne çıkıyor.
Ocak 2026’ya kadar büyük olasılıkla faizlerde değişiklik yapılmadan ekonominin seyri izlenecek. Bu dönemde piyasalar, Fed üyelerinin açıklamalarına ve makroekonomik göstergelere daha fazla duyarlılık gösterecek.
Sonuç olarak, yatırımcılar ve ekonomistler için yeni dönemde önemli olan; veri bazlı karar alma sürecinin daha belirgin hale gelmesi ve Fed’in küresel ekonomideki gelişmeleri yakından takip ederek dengeleyici bir rol üstlenmesidir.