Bakır fiyatları rekor kırdı, 12 bin dolar sınırına dayandı
2025 yılı sona ererken, bakır piyasaları tarihinin en sıra dışı dönemlerinden birine tanıklık ediyor. Ticaret savaşları, küresel arzda sıkılaşma ve uzun vadeli yapısal talep beklentileri birleşince, bu stratejik metal fiyatını 12.000 dolar/ton seviyesine taşıdı. Londra Metal Borsası’nda (LME) işlem gören bakır, yıl sonuna yalnızca birkaç işlem günü kalmışken, %36 artışla 11.966,50 dolara yükseldi. Bu, 2009’dan bu yana yıllık bazda en büyük fiyat artışı olarak kayıtlara geçti.
Enerji dönüşümü ve yapay zeka bakıra olan talebi artırıyor
2025 yılı boyunca bakır talebi, enerji dönüşüm projeleri ve yapay zekâ altyapılarında kullanılan yoğun bakır kablolama ihtiyacıyla desteklendi. Elektrikli araçlar, güneş enerjisi panelleri, şarj istasyonları ve yeni nesil veri merkezleri gibi alanlarda bu metalin kilit rolü, yatırımcıların iştahını kabarttı. Uzmanlar, bakırın sadece sanayi değil, teknolojik dönüşüm açısından da temel bir kaynak haline geldiğini vurguluyor. Bu nedenle, 2026 ve sonrasında da güçlü talep eğrisinin devam etmesi bekleniyor.
Arz krizinin göstergesi: İşleme ücretleri sıfırlandı
Arz tarafında yaşanan gelişmeler ise fiyatlardaki yükselişi tetikleyen diğer bir unsur oldu. 2025 boyunca çeşitli madenlerde yaşanan beklenmedik kesintiler ve üretim düşüşleri, küresel bakır arzı üzerinde ciddi baskı oluşturdu. Bu baskının en net göstergesi, yıllık cevher arz sözleşmeleri kapsamında yapılan işleme ücreti (TC/RC) görüşmelerinde ortaya çıktı. İzabe tesisleri için belirlenen işleme ücreti ton başına sıfır dolar oldu. Bu seviye, kayıtlardaki en düşük düzey olarak tarihe geçti ve arz sıkışıklığının ne denli ciddi olduğunu ortaya koydu.
ABD’ye yönelen bakır akışı küresel piyasayı geriyor
Küresel ticaret ortamında yaşanan türbülanslar ve ABD’nin ithalat tarifeleri uygulama ihtimali, 2025 yılında büyük bir bakır sevkiyatı hareketine neden oldu. ABD’ye yönelen bu hızlı tedarik, dünyanın geri kalan bölgelerinde arzın daha da sıkılaşmasına yol açtı. Bu durum, özellikle Avrupa ve Asya’daki sanayiciler açısından tedirginliğe neden olurken, yatırımcılar da spekülatif pozisyonlarını artırarak fiyatları daha da yukarı taşıdı.
2026 yılına yönelik tahminler daha yüksek seviyelere işaret ediyor
2026 yılı için yapılan öngörüler ise bakır fiyatlarında daha fazla artışa işaret ediyor. Citigroup, özellikle ABD kıyılarına metal ulaştırmak için yaşanacak lojistik rekabetin, fiyatları ikinci çeyrekte ton başına 13.000 dolara taşıyabileceğini belirtiyor. Goldman Sachs ise geçtiğimiz hafta yayınladığı analizinde, bakırı 2026 yılı için “en çok tercih edilen metal” olarak sınıflandırdı. Banka, küresel yeşil dönüşüm politikalarının ve altyapı yatırımlarının bakır talebini uzun vadeli olarak artıracağını öngörüyor.
Diğer metallerde de yükseliş trendi sürüyor
Bakır dışında, diğer değerli metaller ve endüstriyel metallerde de 2025 yıl sonu itibarıyla olumlu bir tablo çiziliyor. LME’de: – Alüminyum %0,42 yükselerek güçlü bir kapanış yaptı. – Çinko fiyatı %0,65 artış gösterdi. – Kalay %0,84 yükselirken, – Nikel %1,3’lük değer kazanımıyla dikkat çekti. – Kurşun ise %0,23 düşüşle negatif ayrıştı. Bu tablo, genel olarak metallerdeki pozitif eğilimin sürdüğünü ve emtia piyasalarının yılın son haftalarına güçlü girdiğini ortaya koyuyor.
Sonuç: Bakır piyasasında tarihi bir dönüşüm yaşanıyor
Sonuç olarak, 2025 yılı bakır piyasası açısından hem arz hem talep tarafında köklü bir dönüşüm yılı oldu. Yapay zekâ, yeşil enerji dönüşümü ve altyapı yatırımları, talebi desteklerken; jeopolitik riskler, lojistik sorunlar ve üretim kesintileri arzı baskıladı. Bu dengesizlik, fiyatların rekor seviyelere ulaşmasına yol açarken, 2026 yılında da benzer dinamiklerin süreceği yönünde beklentiler artıyor. Analistlere göre, bakır artık sadece bir sanayi metali değil, aynı zamanda stratejik bir yatırım aracı haline geldi.