Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan kararlarla Türkiye’nin yapay zekâ altyapı ve ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik önemli kurumsal adımlar atıldığını açıkladı. Yapılan düzenlemelerle birlikte, kamu tarafında yapay zekâ alanındaki yönetişim, koordinasyon ve politika geliştirme süreçlerinin daha sistematik bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.
Söz konusu kararlar, Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecinde yapay zekâyı stratejik bir öncelik olarak konumlandırdığını ortaya koyarken, veri altyapısından insan kaynağına, mevzuattan uluslararası iş birliklerine kadar geniş bir çerçevede yeni bir yol haritası oluşturulduğuna işaret ediyor.
Yapay zekâ alanında kurumsal yapı yeniden şekillendirildi
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Millî Teknoloji Genel Müdürlüğü’nün isminin “Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü” olarak değiştirildiğini duyurdu. Bu değişiklikle birlikte, Türkiye’nin teknoloji politikalarında yapay zekânın merkezi bir rol üstleneceği vurgulandı.
Bakan Kacır, paylaşımında Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı bünyesinde de “Kamu Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü”nün kurulduğunu belirterek, kamuda yapay zekâ uygulamalarına yönelik kurumsal kapasitenin güçlendirileceğini ifade etti. Yapılan bu düzenlemelerin, Türkiye’nin yapay zekâ ekosisteminde daha etkin, koordineli ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı amaçladığı kaydedildi.
Ekonomi çevreleri, söz konusu adımların Türkiye’nin dijitalleşme sürecinde ekonomik büyüme ve verimlilik artışı açısından kritik bir eşik oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü’nün görev alanı
Bakan Kacır’ın açıklamasına göre, Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü, Türkiye’de veri merkezi ve bulut bilişim altyapısının geliştirilmesinde aktif rol üstlenecek. Bu kapsamda, söz konusu alanlara yönelik politika önerileri ve stratejiler oluşturulacak, belirlenen stratejiler uygulamaya geçirilecek.
Yeni genel müdürlüğün görev alanları arasında, veri merkezlerine ilişkin kriter ve standartların belirlenmesi, belgelendirme ve yetkilendirmeye yönelik düzenlemelerin yapılması da yer alıyor. Böylece, Türkiye’de hızla büyüyen veri ekonomisinin daha güvenli, sürdürülebilir ve uluslararası standartlarla uyumlu bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.
Bakan Kacır, yapay zekâ teknolojilerinin güvenilir ve etik ilkelere uygun biçimde geliştirilmesi ve kullanılmasının öncelikler arasında olduğunu vurguladı. Bu doğrultuda, yapay zekâ alanında politika önerileri ve stratejiler geliştirilecek, veri altyapısı ve insan kaynağı kapasitesi artırılacak.
Ayrıca, girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi, Ar-Ge faaliyetlerinin teşvik edilmesi ve gerekli mevzuat düzenlemelerinin yapılması da genel müdürlüğün temel sorumlulukları arasında bulunuyor. Bu adımların, Türkiye’nin küresel yapay zekâ rekabetinde daha güçlü bir konum elde etmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Veri, altyapı ve insan kaynağı vurgusu öne çıkıyor
Açıklamalarda dikkat çeken başlıklardan biri, yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi ve etkin biçimde kullanılabilmesi için veri, altyapı ve insan kaynağı kapasitesinin artırılmasına verilen önem oldu. Uzmanlar, yapay zekânın temel girdisi olan verinin kaliteli, güvenli ve erişilebilir olmasının, bu alandaki yatırımların başarısı açısından belirleyici olduğunu ifade ediyor.
Bu çerçevede, Türkiye’de veri merkezleri ve bulut bilişim altyapısının güçlendirilmesine yönelik atılacak adımların, yalnızca kamu tarafını değil, özel sektör yatırımlarını da teşvik edebileceği belirtiliyor. Geliştirilecek altyapının, finans, sanayi, sağlık ve lojistik gibi birçok sektörde dijital dönüşümü hızlandırması öngörülüyor.
Ekonomi uzmanları, yapay zekâ odaklı altyapı yatırımlarının orta ve uzun vadede yatırım ortamını iyileştirebileceğini, teknoloji yoğun sektörlerde katma değerli üretimi destekleyebileceğini değerlendiriyor.
Kamu Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü kamuda dönüşümü hedefliyor
Bakan Kacır, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı bünyesinde kurulan Kamu Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü’nün görevlerine de ayrıntılı şekilde değindi. Buna göre, yeni genel müdürlük kamuda yapay zekâ uygulamalarına yönelik mevzuat çalışmalarını yürütecek.
Ayrıca, yapay zekâ alanında hazırlanacak ulusal politika, strateji ve eylem planları ile ulusal mevzuatın uluslararası düzenlemelerle uyumlaştırılmasına katkı sağlanacak. Bu yaklaşımın, Türkiye’nin küresel normlara uyumlu bir yapay zekâ yönetişim modeli oluşturmasına yardımcı olması hedefleniyor.
Kamu Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü, ekosistem geliştirme faaliyetlerine iştirak edecek ve dijital devlet uygulamaları kapsamında yapay zekâ teknolojilerinin kullanımını yaygınlaştıracak. Bu doğrultuda, kamuda kullanılan verinin oluşturulmasından yok edilmesine kadar olan tüm süreçleri kapsayan veri yönetişimi ilkeleri, usul ve standartları belirlenecek.
Ortak veri alanı ve standartlaşma çalışmaları
Bakan Kacır’ın açıklamasında, kamuda yapay zekâ uygulamalarına öncülük edileceği ve bu kapsamda ilgili kurumlarla birlikte gereksinimlerin tespit edileceği belirtildi. Bu süreçte, ortak veri alanı altyapısının hayata geçirilmesi önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Uygulamalarda kullanılacak verilerin kalite kriterleri ve standartları belirlenecek, bu standartlara uygunluk süreçleri yönetilecek. Böylece, kamu kurumları arasında veri uyumsuzluğunun azaltılması ve yapay zekâ projelerinde etkinliğin artırılması amaçlanıyor.
Uzmanlar, standartlaşma ve ortak veri alanı yaklaşımının, kamuda maliyetleri düşürebileceğini ve projelerin daha hızlı hayata geçirilmesine olanak sağlayabileceğini ifade ediyor. Bu durumun, kamu harcamalarında verimlilik artışı yaratabileceği değerlendiriliyor.
Yapay zekâ politikalarının ekonomi üzerindeki etkileri
Türkiye’nin yapay zekâ alanında attığı kurumsal adımlar, ekonomik açıdan da yakından izleniyor. Yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasının, üretkenliği artırarak ekonomik büyümeye katkı sağlayabileceği belirtiliyor.
Özellikle sanayi üretiminde otomasyon, finans sektöründe risk analizi ve müşteri deneyimi, kamu hizmetlerinde hız ve etkinlik gibi alanlarda yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşması bekleniyor. Bu gelişmelerin, Türkiye’nin rekabet gücünü artırabileceği ifade ediliyor.
Finans çevreleri, yapay zekâ ve dijital altyapı yatırımlarının uzun vadede finansal piyasalar üzerinde de dolaylı etkiler yaratabileceğini, teknoloji şirketlerinin değerlemelerinde bu alandaki gelişmelerin daha belirleyici hale gelebileceğini öngörüyor.
Uluslararası iş birlikleri ve küresel rekabet
Bakan Kacır, yapay zekâ alanında uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine de özel önem verildiğini vurguladı. Türkiye’nin bu alanda küresel ölçekte söz sahibi olabilmesi için, diğer ülkelerle bilgi paylaşımı, ortak projeler ve standart uyumu çalışmalarının artırılması hedefleniyor.
Uluslararası iş birliklerinin, Türkiye’deki yapay zekâ ekosisteminin küresel pazarlara entegrasyonunu kolaylaştırabileceği ve yerli girişimlerin yurt dışına açılmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor.
Bu yaklaşımın, Türkiye’nin yapay zekâ alanında yalnızca kullanıcı değil, aynı zamanda teknoloji üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna gelmesini destekleyebileceği ifade ediliyor.
Kamu, akademi ve özel sektör vurgusu
Bakan Kacır, açıklamalarının sonunda kamu, akademi ve özel sektör arasındaki iş birliğine dikkat çekti. Tüm paydaşlarla güçlü bir koordinasyon içinde yürütülecek çalışmalar sayesinde, Türkiye’nin yapay zekâ alanında öncü ülkelerden biri haline gelmesinin hedeflendiğini belirtti.
Akademik çevreler, üniversitelerde yürütülen yapay zekâ araştırmalarının ve yetiştirilen nitelikli insan kaynağının, bu kurumsal adımlarla birlikte daha etkin biçimde ekonomiye kazandırılabileceğini değerlendiriyor.
Özel sektör temsilcileri ise, netleşen kurumsal yapı ve politika çerçevesinin yatırım kararlarını olumlu etkileyebileceğini ve uzun vadeli planlama açısından öngörülebilirliği artırabileceğini ifade ediyor.
Genel değerlendirme ve beklentiler
Resmî Gazete’de yayımlanan kararlarla birlikte Türkiye’nin yapay zekâ alanında kurumsal ve stratejik bir eşiği geçtiği değerlendiriliyor. Atılan adımların, kamu yönetiminden özel sektöre, akademiden girişimcilik ekosistemine kadar geniş bir alanda etkiler yaratması bekleniyor.
Önümüzdeki dönemde, belirlenen stratejilerin ne ölçüde hayata geçirileceği, altyapı yatırımlarının hızlanıp hızlanmayacağı ve uluslararası iş birliklerinin nasıl şekilleneceği yakından takip edilecek. Uzmanlar, bu sürecin başarıyla yönetilmesi halinde Türkiye’nin yapay zekâ alanında bölgesel bir merkez haline gelebileceğini öngörüyor.