Avrupa Komisyonu uyardı: AB ekonomisinde stagflasyon tehlikesi kapıda | vkmfinans
Döviz Kurları
Döviz Kurları
USD/TRY
%0.23
44,8573
EUR/TRY
%-0.09
52,8184
GBP/TRY
%0.01
60,6735
CHF/TRY
%0.49
57,3954
SAR/TRY
%0.23
11,9585
JPY/TRY
%0.32
0,2830
RUB/TRY
%0.77
0,59064
EUR/USD
%-0.16
1,17632
EUR/GBP
%-0.07
0,8703
GBP/USD
%-0.07
1,3517
BRENT/USD
%-6.58
93,28
XAU/TRY
%1.06
216.621,99
XAG/TRY
%3.20
3.622,01
CAD/TRY
%0.33
32,7693
AUD/TRY
%0.35
32,1650
SEK/TRY
%0.50
4,8954
RSD/TRY
%-0.04
0,4500
XAU/USD
%0.84
4.829,99

Avrupa Komisyonu uyardı: AB ekonomisinde stagflasyon tehlikesi kapıda

Avrupa Komisyonu, ABD ve İran arasındaki geçici ateşkese rağmen AB ekonomisinin stagflasyonist bir şokla karşı karşıya olduğunu açıkladı. Enerji fiyatlarındaki belirsizlik nedeniyle büyüme tahminleri aşağı yönlü revize edilirken, enflasyon beklentileri yükselti…

Avrupa Komisyonu, ABD ve İran arasındaki geçici ateşkese rağmen AB ekonomisinin stagflasyonist bir şokla karşı karşıya olduğunu açıkladı

blank
Paylaş

Avrupa Komisyonu, ABD ve İran arasındaki geçici ateşkese rağmen AB ekonomisinin stagflasyonist bir şokla karşı karşıya olduğunu açıkladı. Enerji fiyatlarındaki belirsizlik nedeniyle büyüme tahminleri aşağı yönlü revize edilirken, enflasyon beklentileri yükseltildi.

Avrupa ekonomisinde stagflasyon tehlikesi ve büyüme revizyonları

Küresel jeopolitik gerilimlerin merkezinde yer alan enerji arzı güvenliği, Avrupa Birliği ekonomisini ciddi bir yol ayrımına sürüklemiştir. Avrupa Komisyonu tarafından yapılan son açıklamalar, ABD ve İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkesin piyasalarda yarattığı iyimserliğin, kıtanın yapısal ekonomik sorunlarını çözmeye yetmediğini ortaya koymaktadır. Stagflasyon olarak adlandırılan, ekonomik durgunluk (düşük büyüme) ile yüksek enflasyonun aynı anda yaşandığı makroekonomik senaryo, AB için en büyük tehdit unsuru haline gelmiştir. AB Ekonomi Komiseri Valdis Dombrovskis, Brüksel’de düzenlediği basın toplantısında, savaşın yarattığı tahribatın ve enerji maliyetlerindeki oynaklığın, ekonomik aktiviteyi baskılamaya devam edeceğini net bir dille ifade etmiştir. Bu durum, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para politikası kararları ile ulusal hükümetlerin maliye politikaları arasındaki dengeyi kurmayı her zamankinden daha zor hale getirmektedir.

Ekonomik projeksiyonlar incelendiğinde, Komisyon’un mayıs ayında açıklayacağı güncellenmiş GSYH tahminlerinin piyasalar için oldukça karamsar bir tablo çizmesi beklenmektedir. Önceki tahminlerde Avrupa Birliği’nin 2026 yılında yüzde 1,4, 2027 yılında ise yüzde 1,5 oranında büyüyeceği öngörülürken, mevcut savaş konjonktürü bu rakamların gerçekçiliğini yitirmesine neden olmuştur. Yeni hazırlanan senaryolara göre, enerji fiyatları 2026 sonuna kadar savaş öncesi seviyelere dönse dahi, AB ekonomisinin bu yılki büyüme performansından 0,4 puanlık bir kayıp yaşanması kaçınılmaz görülmektedir. Fiyatların yüksek seyretmeye devam ettiği daha karamsar senaryoda ise, hem bu yıl hem de önümüzdeki yıl büyüme oranlarının 0,6 puan azalabileceği hesaplanmaktadır. Bu durum, Avrupa sanayisinin rekabet gücünü kaybetmesi ve hanehalkı tüketim harcamalarının daralması anlamına gelmektedir.

Enflasyonist baskılar ve enerji maliyetlerinin çarpan etkisi

Stagflasyonun ikinci ayağı olan enflasyon cephesinde ise beklentiler yukarı yönlü ivmelenmeye devam etmektedir. Avrupa Komisyonu’nun analizlerine göre, enerji fiyatlarındaki artışın mal ve hizmet üretimine yansıması sonucunda, ilk senaryoda enflasyonun bu yıl fazladan 1 puan artması beklenmektedir. Savaşın ve enerji krizinin derinleştiği ikinci senaryoda ise hem 2026 hem de 2027 yıllarında enflasyonun öngörülen seviyelerin 1,5 puan üzerine çıkacağı tahmin edilmektedir. Bu durum, Avrupa genelinde yaşam maliyeti krizinin (cost-of-living crisis) kronikleşmesine ve reel ücretlerin erimesine yol açmaktadır. Ekonomik büyüme rakamlarındaki gerileme ile birleşen bu yüksek enflasyon, politika yapıcıların elindeki manevra alanını daraltmaktadır.

Enerji maliyetlerindeki artış, sadece ulaşım ve ısınma giderlerini değil, tarımdan ağır sanayiye kadar tüm üretim süreçlerini doğrudan etkileyen bir çarpan etkisine sahiptir. Özellikle gübre maliyetlerindeki artışın gıda fiyatlarına, elektrik maliyetlerindeki artışın ise imalat sanayisine yansıması, çekirdek enflasyon göstergelerini de yukarı çekmektedir. Valdis Dombrovskis, ateşkesin enerji piyasalarına bir miktar nefes aldırdığını kabul etse de, İran kaynaklı krizin kalıcı bir çözüme kavuşmaması durumunda yüksek belirsizliğin yatırımları felç edeceğini vurgulamıştır. Şirketlerin enerji maliyetlerini öngörememesi, uzun vadeli sermaye yatırımlarının (CapEx) durma noktasına gelmesine neden olmaktadır.

Mali disiplin uyarısı ve üye ülkelerin vergi politikaları

Ekonomik krizle mücadelede üye devletlerin attığı adımlar, Avrupa Komisyonu tarafından mali disiplin perspektifinden yakından izlenmektedir. Dombrovskis, üye ülkelerin enerji fiyatlarının etkisini hafifletmek için başvurduğu genişlemeci maliye politikalarının bir mali krize dönüşmemesi gerektiği konusunda sert uyarılarda bulunmuştur. Özellikle İtalya, Polonya ve İspanya gibi ekonomilerin akaryakıt vergilerinde (ÖTV ve KDV) indirime gitmesi, kısa vadede tüketiciyi korusa da, kamu maliyesi üzerinde devasa delikler açma riski taşımaktadır. Komisyon, bu tür desteklerin hedeflenmiş (targeted) ve geçici olması gerektiğini, genel harcama disiplininin bozulmasının borç sürdürülebilirliğini tehlikeye atacağını savunmaktadır.

Avrupa Birliği’nin borç ve bütçe açığı kuralları (Maastricht Kriterleri), pandemi ve enerji krizi döneminde geçici olarak esnetilmiş olsa da, Komisyon haziran ayında ülkelerin bu hedeflere uyumunu yeniden değerlendirmeye başlayacaktır. Mali kriz riskine karşı en savunmasız görünen ülkelerin başında gelen İtalya’nın, bütçe açığının GSYH’ye oranının yüzde 3,1 olarak açıklanması, Brüksel ile Roma arasında yeni bir gerilimin fitilini ateşlemiştir. İtalya’nın “aşırı açık prosedürü”nden çıkma beklentisi bu veriyle zayıflarken, Roma yönetiminin kuralların askıya alınması talebi Dombrovskis tarafından reddedilmiştir. Komisyon, şu anda kuralların askıya alınmasını gerektirecek bir olağanüstü hal senaryosunda olunmadığını belirterek, üye ülkeleri bütçe disiplinine sadık kalmaya çağırmıştır.

Jeopolitik belirsizlik ve küresel ticaret üzerindeki baskılar

ABD ve İran arasındaki ateşkesin sadece iki haftalık olması, küresel ticaret ve lojistik koridorları üzerindeki baskının devam etmesine neden olmaktadır. Avrupa ekonomisi, küresel tedarik zincirlerine olan yüksek entegrasyonu nedeniyle dış şoklara karşı oldukça hassas bir yapıdadır. Ortadoğu’daki savaşın seyrine dair belirsizlik, navlun fiyatlarından sigorta primlerine kadar pek çok kalemde maliyet artışlarını tetiklemektedir. Avrupa Komisyonu, bu belirsizlik ortamının devam etmesi halinde, sadece enerji değil, stratejik hammadde tedarikinde de sorunlar yaşanabileceği konusunda endişelidir. Bu durum, AB’nin “stratejik özerklik” hedefleri doğrultusunda enerji dönüşümünü hızlandırması gerektiğini bir kez daha kanıtlamaktadır.

Ateşkes süresince enerji sevkiyatlarının normale dönmemesi veya arz kesintisi korkusunun fiyatlarda kalıcı bir “risk primi” yaratması, stagflasyon senaryosunu güçlendiren temel unsurdur. Sanayiciler için en büyük risk, yüksek enerji maliyetleri altında üretimin durma noktasına gelmesi ve buna bağlı olarak işsizlik oranlarının artmaya başlamasıdır. Komisyon, bu süreçte üye ülkelerin ortak hareket etmesi ve enerji altyapı yatırımlarına öncelik vermesi gerektiğini savunmaktadır. Ancak bütçe kısıtları ve yüksek faiz ortamı, bu yatırımların finanse edilmesini de zorlaştırmaktadır.

Bütçe hedefleri ve aşırı açık prosedürü tartışmaları

Haziran ayında yapılacak değerlendirmeler, pek çok AB ülkesi için finansal piyasalardaki itibar açısından hayati önem taşıyacaktır. Komisyonun bütçe disiplini konusundaki tavizsiz tutumu, özellikle yüksek kamu borcuna sahip ülkeler üzerinde baskı yaratmaktadır. İtalya örneğinde görüldüğü üzere, bütçe açığı hedeflerinden sapılması, ülkenin borçlanma maliyetlerini (spread) yukarı çekerek kamu maliyesini daha da zorlayabilir. Dombrovskis’in “aşırı açık prosedürü” konusundaki hatırlatması, Brüksel’in üye ülkeler üzerindeki denetim yetkisini kullanmaktan çekinmeyeceğinin bir göstergesidir.

Üye ülkelerin, yüksek enerji fiyatlarına karşı halkı koruma refleksi ile bütçe disiplini arasında sıkışmış olması, stagflasyonist ortamda yönetilmesi en zor siyasi denklemdir. Akaryakıt vergilerindeki indirimlerin kalıcı hale gelmesi, vergi gelirlerinde ciddi bir azalmaya yol açarak sosyal güvenlik ve kamu hizmetlerinin finansmanını tehlikeye atabilir. Avrupa Komisyonu, bu çıkmazdan kurtulmanın yolunun, verimsiz harcamaları kısıp, ekonomik büyümeyi destekleyecek teknolojik ve yeşil dönüşüm yatırımlarına odaklanmak olduğunu savunmaktadır. Ancak stagflasyon şoku altında bu dönüşümün hızı ve finansman kapasitesi ciddi bir soru işareti olarak kalmaya devam etmektedir.

blank

Japonya/Kaizuka: BoJ bu ay bir faiz artışına gidebilir

Prev
blank

Türkiye’nin iç borçlanma karnesi: Maliyet artarken vadeler dalgalanıyor

Sonraki
Faizsiz Ev & Araba