Asya’da artan fiziki talep ve jeopolitik risklerin gölgesinde altın fiyatlamaları Küresel piyasalarda yeni haftanın başlangıcıyla birlikte spot altın fiyatları, Orta Doğu’daki jeopolitik haber akışları ve merkez bankalarının kritik faiz kararları öncesinde dalgalı bir seyir izliyor. Haftasonu ABD ve İran arasında gerçekleşmesi beklenen görüşmelerin çıkmaza girmesiyle güne düşüşle başlayan ons altın, Axios’un Hürmüz Boğazı’nın açılmasına yönelik yeni teklif iddialarıyla kayıplarını telafi ederek toparlanma sürecine girdi. Yatırımcıların ana odak noktası ise bu hafta açıklanacak olan ABD Merkez Bankası (Fed) kararları olacak.
Jeopolitik gelişmeler ve ons altındaki dalgalanma
Küresel emtia piyasalarının en önemli güvenli liman varlığı olan altın, Orta Doğu’daki diplomatik süreçlere son derece yüksek bir duyarlılık göstermeye devam ediyor. Hafta sonu Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılması planlanan ABD-İran barış görüşmelerinin gerçekleşmemesi ve diplomasinin çıkmaza girdiği yönündeki piyasa değerlendirmeleri, yatırımcılarda risk algısını değiştirerek günün erken saatlerinde ons altın fiyatını 4.672 dolar seviyesine kadar geri çekmişti. Ancak, uluslararası haber kuruluşu Axios’un servis ettiği güncel bir rapor, piyasa yönünü hızla tersine çevirdi. Raporda, İran’ın küresel enerji ve ticaret yolları için hayati öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’nı yeniden ulaşıma açmak amacıyla ABD’ye yeni bir diplomatik teklif sunduğu iddiası yer aldı. Bu gelişmenin jeopolitik tansiyonu düşürebileceği beklentisi, altın piyasasında hızlı bir toparlanma yarattı. Gelen haber akışının ardından kayıplarını silen ons altın, cuma günkü kapanış seviyesine göre yüzde 0,4 oranında değer kazanarak 4.727 doların üzerine tırmandı.
Teknik analiz: Altın fiyatlarında kritik destek ve direnç seviyeleri
Jeopolitik haberlerin yarattığı anlık fiyat hareketlerinin yanı sıra, analistler ons altının teknik görünümünü de yakından takip ediyor. Mevcut fiyatlamalara göre altın, teknik açıdan 4.678 – 4.737 dolar bandında sıkışmış durumda ve nötr bir görünüm sergiliyor. Piyasaların yön bulma çabasında bu bandın hangi yöne kırılacağı büyük önem taşıyor. Teknik analistlerin öngörülerine göre, alt tarafında 4.678 dolar desteğinin aşağı yönlü kırılması halinde, satış baskısının artarak fiyatların ilk etapta 4.619 dolara kadar gerileyebileceği hesaplanıyor. Olası daha derin düşüşlerde ise piyasayı tutacak en güçlü ana destek seviyesi 4.510 dolar olarak işaretleniyor. Diğer taraftan, yukarı yönlü ivmelenmenin hız kazanması ve 4.737 dolar direncinin aşılması durumunda, altının kısa vadede 4.773 dolara yükselmesi olası görünüyor. Boğa piyasasının (yükseliş trendinin) güçlenerek 4.773 doların da üzerinde kalıcılık sağlanması halinde ise yatırımcıların radarında sırasıyla 4.826 dolar ve 4.967 dolar seviyelerindeki güçlü direnç noktaları yer alacak.
Küresel piyasalarda “Merkez Bankaları Haftası” fırtınası
Altın yatırımcıları için bu haftanın asıl büyük sınavı, makroekonomik veriler ve majör merkez bankalarının peş peşe açıklayacağı para politikası kararları olacak. Piyasalar açısından haftanın en kritik gündem maddesi, Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası’nın (Fed) iki gün sürecek olan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından çarşamba günü duyuracağı faiz kararı ve Fed Başkanı’nın yapacağı sözle yönlendirmeler olacak. Fed’in faiz indirim döngüsüne dair vereceği sinyaller, dolar endeksinin ve altın fiyatlarının orta vadeli yönünü tayin edecek. Bu devasa veriden hemen önce, salı günü Asya piyasalarının kalbi olan Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) faiz kararı izlenecek. BOJ’un mevcut faiz oranlarını sabit tutması yönünde güçlü bir piyasa beklentisi bulunuyor. Haftanın ve ayın son işlem gününde (perşembe) ise Avrupa mesaisi başlayacak; İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) açıklayacağı faiz kararları, küresel likidite koşullarını ve döviz paritelerini şekillendirerek altın üzerinde dolaylı etkiler yaratacak.
Asya pazarında artan fiziki talep ve fon hareketleri
Küresel makroekonomik dinamiklerin yanı sıra, altının fiziki pazarındaki gelişmeler de fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Özellikle dünyanın en büyük altın tüketicisi konumundaki Asya ülkelerinde dikkat çekici hareketlilikler yaşanıyor. Hindistan’da altın primleri, iç piyasadaki arz daralması ve tedarik sıkıntılarının etkisiyle son iki buçuk ayın en yüksek seviyesine tırmandı. Benzer şekilde, dünyanın diğer bir dev tüketicisi olan Çin’de de yatırımcıların ve halkın altına olan fiziki alım iştahının belirgin şekilde arttığı gözlemleniyor. Ancak Asya’daki bu güçlü fiziki talebe karşılık, kurumsal fon tarafında kısmi bir çıkış yaşanıyor. Dünyanın fiziksel altınla desteklenen en büyük borsa yatırım fonu (ETF) olan SPDR Gold Trust‘ın toplam varlıkları, perşembe günü itibarıyla yüzde 0,2 oranında bir düşüş yaşayarak 966,30 metrik tona geriledi. Bireysel fiziki talep ile kurumsal fon hareketleri arasındaki bu ayrışma, altın piyasasındaki karmaşık beklentilerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.