Asya Kalkınma Bankası (ADB), yayımladığı “Asian Development Outlook Eylül 2026” raporunda Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerini düşürürken, dış fiyat baskıları nedeniyle enflasyon beklentilerini yukarı yönlü güncelledi.
Türkiye ekonomisi için büyüme tahminleri geriletildi
Bölgesel kalkınma finansmanı kuruluşu Asya Kalkınma Bankası (ADB), Türkiye’nin orta vadeli makroekonomik göstergelerine dair beklentilerini revize etti. Temmuz 2026 projeksiyonlarına kıyasla büyüme oranlarında aşağı yönlü bir ayarlamaya giden banka, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 2,8 oranında büyüyeceğini, 2027 yılında ise büyüme ivmesinin yüzde 3,6’ya tırmanacağını öngördü.
Raporda, enflasyondaki gerilemeye paralel olarak artan reel gelirler ile süregelen altyapı ve inşaat faaliyetlerinin etkisiyle iç talebin büyümedeki ana sürücü rolünü koruyacağı belirtildi. Ancak ihracat kanadında devam eden zayıf seyrin, yakın dönem büyüme potansiyelini baskılamayı sürdüreceği kaydedildi.
Sektörel bazda ve harcama bileşenleri özelinde ADB tarafından paylaşılan büyüme öngörüleri şu şekildedir:
- Hizmetler Sektörü: 2026 yılında yüzde 2,5; 2027 yılında ise yüzde 3,0 büyüme beklenmektedir.
- İnşaat Sektörü: Deprem bölgesi ve altyapı yatırımlarıyla 2026’da yüzde 4,5; 2027’de ise yüzde 8,4 oranında güçlü bir genişleme tahmin edilmektedir.
- Tarım Sektörü: 2026 genelinde yüzde 5,2; 2027’de ise yüzde 4,1 oranında büyüme kaydedilmesi öngörülmektedir.
- Tüketim ve Yatırımlar: Sıkı para politikasının kredi genişlemesini sınırlamasıyla özel tüketimin 2026’da yüzde 4’ün altında kalacağı, yatırımların ise 2026’da yüzde 2,3, 2027’de yüzde 3,1 büyüyeceği hesaplanmaktadır.
Enflasyon beklentileri yükseltildi, bütçe dengesi korunuyor
Uluslararası piyasalardan kaynaklanan yenilenmiş dış fiyat baskıları ve yüksek enerji maliyetleri sebebiyle ADB, Türkiye’nin enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü revizyona gitti. Banka, ortalama tüketici enflasyonunun 2026 genelinde yüzde 31,5 seviyesinde gerçekleşeceğini, dezenflasyon sürecinin devamıyla 2027 yılında ise yüzde 23,5’e gerileyeceğini öngördü.
Sıkı para politikası ve kredi büyümesindeki yavaşlamanın dezenflasyon sürecini desteklediği aktarılırken; gıda fiyatlarındaki katılık, hizmet sektöründeki atalet, kur hareketleri ve jeopolitik şokların düşüş hızını kısıtlayabileceği uyarısında bulunuldu.
Bütçe ve mali disiplin göstergelerine ilişkin tahminler ise şu verilerle raporda yer buldu:
| Makro Finansal Gösterge | 2026 Tahmini (GSYH %) | 2027 Tahmini (GSYH %) |
| Merkezi Yönetim Bütçe Açığı | %3,5 | %3,0 |
| Faiz Dışı Fazla | %0,8 | %0,5 |
| Kamu Borç Stoku | ~%25,0 | ~%25,0 |
Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler temel risk faktörü
Türkiye’nin dış finansman dengesine ilişkin değerlendirmelerde, turizm ve hizmet ihracatının güçlü seyrini koruyarak mal ticareti açığını dengeleyeceği, cari açığın 2027’den itibaren kademeli bir iyileşme patikasına gireceği aktarıldı.
Buna karşın ADB analistleri, makroekonomik görünüm üzerindeki risklerin ağırlıklı olarak aşağı yönlü olduğunu bildirdi. Bölgesel düzeyde tırmanan Orta Doğu gerilimi ve çatışmaların uzaması durumunda, yüksek petrol ve enerji fiyatlarının küresel ticareti zayıflatabileceği ve finansal piyasalardaki baskıları artırabileceği vurgulandı.





