TCMB Başkanı Karahan'dan New York'ta enflasyon mesajı | VKM Finans

TCMB Başkanı Karahan’dan New York’ta enflasyon mesajı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, New York'ta gerçekleştirdiği sunumda enflasyonun ana eğiliminde yavaşlama başladığını belirtirken, küresel petrol fiyatlarındaki artış ve beklentiler nedeniyle temkinli duruşun korunacağını kaydetti. Karahan New York'ta…

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, New York'ta gerçekleştirdiği sunumda enflasyonun ana eğiliminde yavaşlama başladığını belirtirken, küresel petrol fiyatlarındaki artış ve beklentiler nedeniyle temkinli duruşun korunacağını kaydetti

blank

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, New York’ta gerçekleştirdiği sunumda enflasyonun ana eğiliminde yavaşlama başladığını belirtirken, küresel petrol fiyatlarındaki artış ve beklentiler nedeniyle temkinli duruşun korunacağını kaydetti.

Karahan New York’ta makroekonomik görünümü değerlendirdi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 22 Eylül 2026 tarihinde ABD’nin New York kentinde uluslararası yatırımcılara yönelik “Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm” başlıklı kapsamlı bir sunum icra etti. Karahan, Türkiye ekonomisindeki dezenflasyon süreci, büyüme patikası, dış denge ve para politikasının sıkı duruşuna dair güncel verileri paylaştı.

Sunumda, küresel jeopolitik gelişmelerin ve Orta Doğu’daki çatışma ortamının enerji fiyatları üzerinde yarattığı baskıya dikkat çekildi. Ortaklaşa yürütülen para politikası adımlarının dezenflasyon sürecini desteklediğini vurgulayan Karahan, dezenflasyonun kalıcı hale gelmesi için beklentilerin ve risk faktörlerinin yakından takip edildiğini ifade etti.

Enerji maliyetlerinde yaşanan yükselişin enflasyon dinamikleri üzerindeki doğrudan etkileri şu verilerle aktarıldı:

  • Brent Petrol Fiyatı: Savaş öncesi dönem olan 27 Şubat 2026’daki 72 dolar seviyesinden 21 Eylül itibarıyla yüzde 39 artış göstererek 101 dolara tırmandı (Çatışma sürecindeki zirve seviye 118 dolar).
  • Dizel Crack Marjı: Aynı dönemde yüzde 226 oranında bir artış kaydederek 29 dolardan 93 dolara yükseldi (Süreç içerisindeki en yüksek seviye 102 dolar).
  • Kredi Büyümesi: Alınan kararlı makroihtiyati tedbirler ve faiz politikası neticesinde kredi büyüme hızında bahar aylarından itibaren belirgin bir yavaşlama kaydedildi.

Yurt içi talep yavaşlarken ihracat ve turizm büyülemeyi destekledi

Merkez Bankası sunumunda, uygulanan dezenflasyon programının yurt içi talep üzerindeki sınırlayıcı etkileri ve bunun büyümeye yansımaları detaylandırıldı. Türkiye ekonomisinin yıllık büyüme oranı; 2025 yılının ikinci çeyreğindeki yüzde 4,8 seviyesinden kademeli olarak gerileyerek 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,6’ya, ikinci çeyreğinde ise yüzde 2,3’e indi.

Nihai yurt içi talep büyümesi de aynı süreçte yüzde 5,2 seviyesinden yüzde 2,2’ye çekildi. Buna karşın, çeyreklik bazda birinci çeyrekteki yüzde 0,3’lük büyüme oranının ikinci çeyrekte yüzde 1,1’e yükselmesinde güçlü ihracat ve hizmet gelirleri belirleyici rol oynadı.

Dış dengeyi ve cari hesabı destekleyen net turizm gelirlerinin Ocak-Temmuz dönemindeki tarihsel seyri şu şekilde gerçekleşti:

Dönem (Ocak – Temmuz) Seyahat Gelirleri (Dolar)
2024 28,9 Milyar $
2025 30,8 Milyar $
2026 31,0 Milyar $

Öncü göstergeler, 2026’nın üçüncü çeyreğinde iç talepteki dengelenmenin sürdüğüne işaret ediyor. Altın hariç tutulduğunda perakende satış hacmi çeyreklik artış hızı ilk çeyrekteki yüzde 2,7 ve ikinci çeyrekteki yüzde 1,1 seviyelerinden sonra temmuz verisiyle birlikte üçüncü çeyrekte yüzde 0,2 düzeyine kadar geriledi.

Enflasyonun ana eğilimi geriliyor, TL talebi ve rezervler güçlü

TCMB Başkanı Karahan, yüksek enerji maliyetlerine rağmen kira enflasyonundaki ivme kaybı ve zayıflayan iç talebin dezenflasyon sürecini desteklediğini belirtti. Mevsimsellikten arındırılmış üç aylık ortalama enflasyon ana eğilim göstergesi hazirandaki yüzde 2,3 seviyesinden temmuzda yüzde 2’ye, ağustosta ise yüzde 1,9’a geriledi. Medyan gösterge de aynı dönemde yüzde 2,1’den yüzde 1,8’e düştü.

Piyasa beklentilerindeki seyir incelendiğinde; 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi piyasa katılımcılarında eylülde yüzde 23,7, reel sektör firmalarında ağustosta yüzde 32,8 ve hanehalkında ise yüzde 45,6 olarak kaydedildi. Beklentilerin arz şoklarına rağmen genel olarak sınırlı kalmasına rağmen son dönemdeki görünümün temkinli bir para politikası yaklaşımını zorunlu kıldığı vurgulandı.

Finansal istikrar göstergelerinde ise Türk lirasına olan talebin gücünü koruduğu bildirildi. 15 Eylül itibarıyla TL mevduatın toplam içerisindeki payı yüzde 61,4’e ulaşırken, yatırım fonları dahil edildiğinde bu oran yüzde 61,3 oldu. Merkez Bankası brüt rezervleri ise jeopolitik şokların yaşandığı dönemdeki 149,2 milyar dolar seviyesinden 18 Eylül itibarıyla 174,4 milyar dolara yükselerek güçlü bir toparlanma sergiledi.

blank

Fitch küresel büyüme tahminini yükseltti, Fed’den yeni faiz artışı bekliyor

Prev
blank

MASAK tebliğinde değişiklik: Parasal bildirim ve işlem limitleri artırıldı

Sonraki