AB enerji stratejisinde Rus gazı yeniden gündemde değil | vkmfinans
Döviz Kurları
Döviz Kurları
USD/TRY
%-0.01
45,1818
EUR/TRY
%0.06
53,0900
GBP/TRY
%0.04
61,5670
CHF/TRY
%0.03
57,8402
SAR/TRY
%-0.01
12,0477
JPY/TRY
%0.07
0,2896
RUB/TRY
%-0.05
0,60293
EUR/USD
%0.08
1,17410
EUR/GBP
%0.09
0,8630
GBP/USD
%0.00
1,3604
BRENT/USD
%-0.08
116,96
XAU/TRY
%-1.23
206.298,07
XAG/TRY
%-0.63
3.311,38
CAD/TRY
%0.04
33,2844
AUD/TRY
%-0.18
32,4812
SEK/TRY
%0.03
4,8924
RSD/TRY
%0.07
0,4523
XAU/USD
%-1.23
4.565,89

AB enerji stratejisinde Rus gazı yeniden gündemde değil

Norveçli enerji devi Equinor’un Üst Yöneticisi (CEO) Anders Opedal, Avrupa Birliği’nin enerji arzında Rusya’ya yeniden yönelmesinin mevcut jeopolitik koşullar altında olası görünmediğini açıkladı. Houston’da düzenlenen CERAWeek ener…

Norveçli enerji devi Equinor’un Üst Yöneticisi (CEO) Anders Opedal, Avrupa Birliği’nin enerji arzında Rusya’ya yeniden yönelmesinin mevcut jeopolitik koşullar altında olası görünmediğini açıkladı

blank
Paylaş

Norveçli enerji devi Equinor’un Üst Yöneticisi (CEO) Anders Opedal, Avrupa Birliği’nin enerji arzında Rusya’ya yeniden yönelmesinin mevcut jeopolitik koşullar altında olası görünmediğini açıkladı. Houston’da düzenlenen CERAWeek enerji konferansında konuşan Opedal, Avrupa’nın enerji stratejisinde kalıcı bir dönüşüm yaşandığını vurguladı.

Opedal, Avrupa ülkelerinin Ukrayna ile olan siyasi ve ekonomik iş birliğini sürdürdüğü sürece Rus gazının yeniden ana tedarik kaynaklarından biri haline gelmesinin oldukça zor olduğunu ifade etti. “Birçok ülkenin bakanlarıyla görüştüğümde, Ukrayna ile ortaklık devam ederken Rus gazını geri getirmek çok zor olur” dedi.

Bu değerlendirme, Avrupa’nın son yıllarda hız kazanan enerji arz çeşitlendirme politikalarının kalıcı hale geldiğine işaret ederken, enerji arzı güvenliğinin jeopolitik gelişmelerle doğrudan bağlantılı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Avrupa’nın enerji tedarikinde yapısal dönüşüm hız kazandı

Avrupa Birliği, Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’yı işgal etmesinden önce doğal gaz ithalatının yaklaşık yüzde 45’ini Rusya’dan sağlıyordu. Ancak uygulanan yaptırımlar ve alternatif kaynak arayışları sonucunda bu oran 2025 itibarıyla yüzde 12 seviyesine kadar geriledi.

Bu süreçte ABD’den tedarik edilen sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ve Norveç’in artırdığı üretim, oluşan arz açığını büyük ölçüde kapattı. Equinor’un Avrupa’ya sağladığı yüksek hacimli enerji akışı, kıtanın arz güvenliğinde kritik rol oynadı.

Opedal, şirketin üretim kapasitesine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Üretebildiğimiz her şey Avrupa’ya gitti, gazın tamamı ve petrolün yüzde 90-95’i Avrupa’ya yönlendirildi. Orta Doğu’daki savaş sonrası bu süreci sürdürmek daha da önemli” ifadelerini kullandı.

Bu gelişmeler, Avrupa’nın enerji politikasında çeşitlendirme ve tedarik güvenliği odaklı yaklaşımın güçlendiğini gösterirken, doğalgaz piyasası dengelerinin de kalıcı şekilde değiştiğine işaret ediyor.

Orta Doğu gerilimi küresel enerji piyasalarını zorluyor

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile İran’ın Körfez ülkelerine verdiği karşılıklar, küresel enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açtı. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin büyük ölçüde durması, petrol ve doğalgaz arzına ilişkin endişeleri artırdı.

Küresel ölçekte yaşanan bu gelişmeler, enerji fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, arz güvenliği konusunu yeniden ön plana taşıdı. Avrupa açısından bu durum, Rusya dışındaki tedarik kaynaklarının önemini daha da artırıyor.

Enerji uzmanları, mevcut jeopolitik risklerin kısa vadede petrol fiyatları ve gaz fiyatlarında oynaklığın devam etmesine neden olabileceğini belirtiyor. Bu durum, hem sanayi üretimi hem de enflasyon üzerinde belirleyici bir faktör olmaya devam ediyor.

Equinor’un üretim ve yatırım planları büyüme sinyali veriyor

Equinor, 2025 yılında rekor üretim seviyesine ulaşırken, 2026 yılı için yaklaşık yüzde 3 büyüme öngörüyor. Şirketin Norveç kıta sahanlığında gerçekleştirdiği sekiz yeni keşif, üretim kapasitesinin önümüzdeki dönemde daha da artabileceğine işaret ediyor.

İngiltere’de çevresel endişelere rağmen Kuzey Denizi’nde yer alan Rosebank projesinin ilerlediği belirtilirken, şirketin uzun vadeli yatırım planları da dikkat çekiyor.

Opedal, Kanada’da geliştirilen Bay du Nord projesinin 2027 yılında onaylanmasının hedeflendiğini ve 2032’de üretime başlanmasının planlandığını açıkladı. Yaklaşık 14 milyar Kanada doları büyüklüğündeki yatırımın günlük 160.000 varil üretim kapasitesine ulaşması bekleniyor.

Bu tür büyük ölçekli yatırımlar, küresel enerji arzının sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşırken, aynı zamanda enerji şirketlerinin uzun vadeli küresel piyasa beklentilerine olan güvenini de yansıtıyor.

Sonuç olarak, Avrupa Birliği’nin enerji stratejisinde Rus gazına dönüşün kısa ve orta vadede gündeme gelmesi beklenmezken, alternatif kaynaklara dayalı arz yapısının güçlenmeye devam edeceği öngörülüyor.

blank

Japonya Merkez Bankası’nda faiz artışı eğilimi güçleniyor

Prev
blank

JPMorgan CEO’su Dimon Orta Doğu için iyimser konuştu

Sonraki
Faizsiz Ev & Araba