Yapay zekanın ABD ekonomisindeki rolü artıyor; üretkenlik, büyüme ve sektörler arası dönüşümle etkisi daha da derinleşiyor. Bank of America, bu değişimin öncülerinden biri olarak teknolojiye yaptığı yatırımlarla dikkat çekiyor.
Yapay zekanın ABD ekonomisine katkısı giderek artıyor
Bank of America (BofA) CEO’su Brian Moynihan, yapay zekanın ABD ekonomisi üzerindeki etkisinin gün geçtikçe daha fazla hissedildiğini söyledi. Bloomberg Televizyonu’na verdiği röportajda konuşan Moynihan, yapay zeka yatırımlarının 2025 boyunca yoğunlaştığını ve yakın gelecekte daha da belirgin bir katkı sağlayacağını ifade etti.
Bank of America, 2026’da yüzde 2,4 büyüme bekliyor
Moynihan, yaklaşık 15 yıldır yönettiği Bank of America’nın, 2026 yılında ABD ekonomisinde yüzde 2,4 büyüme öngördüğünü açıkladı. 2025 için tahmin edilen yüzde 2’lik büyümenin aşılacağına işaret eden Moynihan, bu iyimser tahminin arkasında yapay zekanın marjinal etkisi ile birlikte daha dengeli bir işgücü piyasasının bulunduğunu belirtti. İşgücü piyasasındaki yumuşamanın doğal bir normalleşme süreci olduğunu ifade eden Moynihan, bunun büyük bir zayıflama sinyali taşımadığını vurguladı.
“Yapay zeka, tek başına belirleyici değil ama güçlü bir faktör”
Moynihan, yapay zekanın ABD büyümesi üzerinde tek başına belirleyici bir unsur olmadığını kabul ederken, bu teknolojinin ekonomiye katkısının güçlü bir “marjinal etki” yarattığını belirtti. “Yapay zeka her şeyi açıklayamaz” diyen Moynihan, yine de önümüzdeki yıllarda ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin daha net şekilde hissedileceğini söyledi. Ancak sektörün birkaç büyük teknoloji şirketi tarafından domine edilmesinin, olası bir düzeltme döneminde finansal sistem üzerindeki riskleri sınırlayabileceğini belirtti. Bu nedenle, yapay zekâ piyasasında yaşanacak olası bir geri çekilmenin sistemik bir krize yol açması beklenmiyor.
BofA, Erica ile üretkenliği artırmayı hedefliyor
Moynihan, Bank of America’nın da yapay zeka teknolojilerini aktif olarak kullandığını ve bu alandaki yatırımların verimliliğe katkı sunduğunu belirtti. Özellikle 2018 yılında kullanıma sunulan Erica adlı sanal asistanın gelişimine dikkat çeken CEO, bu botun başlangıçta 200 soruya yanıt verebilirken bugün yaklaşık 700 farklı müşteri sorusunu doğru şekilde yanıtlayabildiğini ifade etti. Yapay zekayı “otomatik zeka” ve “artırılmış zeka” olmak üzere iki ana başlık altında değerlendiren Moynihan, bu teknolojinin yalnızca süreçleri otomatize etmediğini; aynı zamanda çalışanların daha üretken hale gelmesine olanak sağladığını vurguladı. Bu dönüşümün, iş yapış biçimlerini sektörler genelinde değiştireceğini söyledi.
Yapay zeka, üretkenliği birçok sektörde artırabilir
Uzmanlara göre, yapay zekanın uzun vadede yaratacağı ekonomik etki yalnızca teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmayacak. Bankacılık, sigortacılık, sağlık, ulaşım ve sanayi gibi farklı sektörlerde verimlilik artışı sağlayabilecek bu teknoloji, makro ölçekte üretkenlik düzeyini artırabilir. Özellikle gelişmiş ekonomilerde yaşanan demografik baskılar ve işgücü kıtlığı gibi sorunlara karşı, yapay zeka çözümleri sayesinde maliyetler düşürülebilir ve süreçler daha hızlı hale getirilebilir. Bu da uzun vadede büyümenin sürdürülebilirliğini destekleyecek önemli gelişmeler arasında görülüyor.
Büyüme pozitif ama piyasa riskleri göz ardı edilmemeli
Moynihan’ın değerlendirmeleri, genel olarak ABD ekonomisi hakkında iyimser bir tablo çizse de, bazı risk faktörlerini göz ardı etmiyor. Özellikle merkez bankalarının politika adımları, küresel ekonomik belirsizlikler ve teknoloji hisselerindeki dalgalanma potansiyeli, izlenmesi gereken konular arasında yer alıyor. Öte yandan, yapay zeka temalı yatırımlar arttıkça, iş gücünde yapısal değişiklikler yaşanabileceği ve bu durumun istihdam dinamiklerini etkileyebileceği değerlendiriliyor. Ancak bu değişimin kontrollü yönetilmesi halinde, ABD ekonomisi için uzun vadeli pozitif bir senaryo mümkün olabilir. Moynihan, röportajın sonunda şu ifadeyi kullandı: “Artırılmış zeka, insanla teknolojiyi birleştirerek geleceğin ekonomisini şekillendirecek.”