ABD Senatosu, Kevin Warsh’u ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 17. başkanı olarak onayladı. Salı günü 14 yıllık yönetim kurulu üyeliği onaylanan Warsh, başkanlık için yapılan oylamada 54’e karşı 45 oyla Senato’dan nihai vizeyi aldı. Cuma günü görev süresi dolacak olan Jerome Powell’ın koltuğunu devralacak olan Warsh, dört yıllık başkanlık görevi kapsamındaki ilk para politikası toplantısına 16-17 Haziran tarihlerinde başkanlık edecek.
1977’den bu yana en dar farkla gelen onay
Oylama tablosu, ABD siyasetindeki kutuplaşmayı net bir şekilde gözler önüne serdi. Tüm Cumhuriyetçi senatörler Warsh’u desteklerken, Demokrat cephesinden lehte oy kullanan tek isim Pennsylvania Senatörü John Fetterman oldu (New York Senatörü Kirsten Gillibrand oylamaya katılmadı).
Bu sonuç, Fed başkanlığı için Senato onayının zorunlu hale getirildiği 1977 yılından bu yana en dar farkla gerçekleşen onay olarak tarihe geçti. Hatırlanacağı üzere, mevcut Başkan Jerome Powell her iki döneminde de en az 80 oy almış, önceki başkan Janet Yellen ise 2014’te 56-26’lık bir oranla onaylanmıştı.
Zorlu makroekonomik tablo: Enflasyon, savaş ve faiz baskısı
56 yaşındaki Kevin Warsh, oldukça zorlu bir makroekonomik konjonktürde dümene geçiyor. Warsh’un masasında bekleyen temel kriz başlıkları şu şekilde sıralanıyor:
-
Artan Enflasyon ve Savaş Etkisi: İran savaşı sonrası enerji piyasalarında yaşanan sarsıntı ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, yatırımcı beklentilerini yıl sonuna kadar olası bir “faiz artışına” doğru kaydırdı.
-
Siyasi Baskı: Başkan Donald Trump’ın daha düşük faiz oranları yönündeki çağrıları ve baskıları sürüyor.
-
Mevcut Durum: Fed’in kısa vadeli borçlanma faizi hedef aralığı halihazırda yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 seviyesinde bulunuyor.
Piyasalar ve stratejistler Warsh’tan ne bekliyor?
Piyasa uzmanları, tırmanan jeopolitik gerilimler ve yapışkan enflasyon ortamında Warsh’ın vereceği ilk mesajların ve politika tonunun kritik olacağında hemfikir. Finans dünyasının önde gelen stratejistlerinin beklentileri şu yönde:
-
Ryan Swift (BCA Research): Uzun vadeli enflasyon beklentilerinin genel olarak çıpalanmış görünmesine rağmen son dönemde yükseldiğini ve kırılma riski taşıdığını belirtiyor. Swift’e göre, Warsh’tan ilk mesajların “faiz indirimi” yönünde gelmesi, tahvil piyasasında büyük bir soruna yol açabilir.
-
Phil Blancato (OSAIC): Warsh’ın geçmişte pandemi sonrası Fed’i fazla gevşek kalmakla eleştirdiğini hatırlatıyor. Piyasaların bu atamayı “daha enflasyon odaklı bir Fed” işareti olarak algılayabileceğini belirten Blancato, yeni dönemde daha küçük bir bilanço ve daha az piyasa müdahalesi bekliyor.
-
Chris Beauchamp (IG Group): Petrol fiyatlarındaki yükselişin sürmesi halinde Fed’in daha şahin bir tona yönelmek zorunda kalabileceğini; ancak kısa vadede hızlı bir faiz artışının ana senaryo olmadığını savunuyor.
-
Jim Baird (Plante Moran): Enflasyon ile istihdam arasındaki risk dengesinin önemli bir sınama olacağını vurguluyor. Baird, enerji fiyatları, tarifeler ve sıkı iş gücü piyasası gibi sorunların sadece faiz artırımıyla çözülemeyeceğinin altını çiziyor.
-
Paul Nolte (Murphy & Sylvest): Piyasaların, Warsh’ın Trump tarafından atanması sebebiyle “faizlerin düşeceği” yanılgısına kapılabileceği konusunda uyarıyor. Nolte’ye göre geçmişte oldukça şahin bir duruş sergileyen Warsh, yeni dönemde büyük olasılıkla tamamen makroekonomik verilere bağlı hareket edecek.







