Eski ABD Başkanı Donald Trump, 2026 başkanlık seçimleri öncesinde konut piyasasında dikkat çeken bir müdahale çağrısında bulundu. Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada Trump, temsilcilerine 200 milyar dolar tutarında mortgage destekli menkul kıymet (MBS) alımı için talimat verdiğini duyurdu. Bu hamlenin amacı, ABD’de yükselen mortgage faizlerini düşürmek ve konut satın almayı daha erişilebilir hale getirmek olarak açıklandı.
Trump: “Mortgage faizlerini düşürmek için büyük adım atıyoruz”
Trump’ın açıklaması, son dönemde ABD konut piyasasında yaşanan yüksek faiz ve düşük konut arzı kaynaklı kriz bağlamında geldi. Açıklamasında, “Temsilcilerime 200 milyar dolar değerinde mortgage tahvili alınması talimatını verdim” diyen Trump, bu adımın aylık mortgage ödemelerini ve kredi faizlerini aşağı çekeceğini belirtti.
Trump’ın açıklaması, 2026 seçim kampanyası kapsamında duyurulması beklenen daha geniş kapsamlı konut erişilebilirliği programının ilk adımı olarak değerlendiriliyor. Bu plan, konut piyasasında faiz indirimini talep yönlü teşviklerle gerçekleştirmeyi hedefliyor.
Piyasaya müdahale: Fannie Mae ve Freddie Mac devrede
Trump’ın açıklamasının ardından, ABD Federal Konut Finansmanı Direktörü Bill Pulte, Fannie Mae ve Freddie Mac kurumlarının kamu piyasasından toplam 200 milyar dolarlık mortgage destekli menkul kıymet satın alacağını açıkladı.
Pulte, “Bu alımlar, tahvil fiyatlarının yükselmesine ve buna bağlı olarak mortgage faizlerinin teorik olarak düşmesine katkı sağlayabilir,” ifadelerini kullandı. Bu alımın zamanlaması, büyüklüğü ve piyasa üzerindeki etkisi ise uzmanlar tarafından farklı açılardan değerlendiriliyor.
Mortgage piyasasında faizler neden yüksek seyrediyor?
ABD’de 2025 yılında 30 yıllık sabit mortgage faiz oranları ortalama %7,2 seviyelerinde seyretti. Bu oran, 2020 pandemi dönemindeki %3 seviyelerine göre oldukça yüksek. Faizlerdeki yükselişin temel nedeni, Fed’in enflasyonla mücadele kapsamında uyguladığı sıkı para politikası olarak öne çıkıyor.
Yüksek faizler, birçok Amerikalının konut alımını ertelemesine ya da ev sahibi olma hayalini ötelemek zorunda kalmasına neden oldu. Özellikle ilk kez konut alacak bireyler ve dar gelirli hanehalkları, artan aylık ödeme yükü nedeniyle mortgage sistemine erişmekte zorlanıyor.
Analistler: Etki sınırlı olabilir
Mortgage piyasası uzmanları, Trump’ın çağrısı sonrası yapılacak alımların teknik etkilerine dikkat çekti. Structured Finance Association CEO’su Michael Bright, alımın faizleri kısa vadede “bir miktar” düşürebileceğini ancak bu tür bir müdahalenin Fannie ve Freddie’yi piyasa risklerine açık hale getireceğini vurguladı.
TD Securities’ten Gennadiy Goldberg ise, alım işleminin hızlı ve yoğun bir şekilde yapılması durumunda 30 yıllık mortgage faizlerinde yaklaşık 0,25 puanlık düşüş sağlanabileceğini öngördü. Ancak Goldberg, bu düşüşün talebi artırabileceğini fakat konut arzı yetersizliği nedeniyle fiyatların tekrar artabileceği uyarısında bulundu.
Yapısal sorun: Konut arzı yetersizliği çözülmedi
Ekonomistler, faiz düşüşü gibi talep artırıcı önlemlerin tek başına yeterli olmayacağı görüşünde. Konut piyasasında yaşanan temel sorunlardan biri de yeni konut üretimindeki yavaşlık ve mevcut stokların yetersizliği. Bu durum, konut fiyatlarını yüksek seviyelerde tutuyor ve faiz düşüşleriyle talebin artması durumunda fiyatların daha da yukarı çıkma riski doğuruyor.
Uzmanlar, bu tür müdahalelerin konut arzını artıracak politikalarla desteklenmesi gerektiğini savunuyor. Aksi halde, krediye erişimin kolaylaşması talep patlamasına yol açabilir ve bu da piyasadaki dengesizlikleri daha da artırabilir.
200 milyar dolarlık alımın mali etkisi ne olabilir?
Trump tarafından istenen 200 milyar dolarlık alım, mortgage destekli menkul kıymet (MBS) piyasasının yaklaşık %8-10’una denk geliyor. Fannie Mae ve Freddie Mac gibi kurumların bilanço büyüklüğü dikkate alındığında, bu ölçekteki bir müdahale devlet destekli mortgage sisteminin risk yapısını etkileyebilir.
Bu alımların bilanço üzerine etkisi, likidite yönetimi ve kredi temerrüt riski açısından izlenmesi gereken konular arasında yer alıyor. Aynı zamanda, Fed’in uyguladığı sıkı para politikasına karşı <strong”paralel gevşeme adımları” olarak algılanabileceği için, merkez bankasının tepkisi de önemli olacaktır.
Konut piyasasında siyasi hamleler artıyor
Trump’ın önerisi, seçim öncesi konut piyasasında seçmen nezdinde etki yaratmayı amaçlayan bir politika adımı olarak da yorumlanıyor. Özellikle genç seçmen, ilk kez ev alacaklar ve dar gelirli kesimlerin ilgisini çekebilecek bu tür adımların, seçim stratejilerinin merkezinde yer aldığı görülüyor.
Demokrat Parti’nin de benzer şekilde konut krizine çözüm aradığı biliniyor. Ancak Demokratlar daha çok sosyal konut projeleri, kira kontro