Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerindeki egemenlik taleplerine karşı çıkan Avrupa ülkelerine yönelik açıkladığı yeni gümrük vergisi planı, Almanya başta olmak üzere kıta genelinde piyasalarda tedirginliğe neden oldu. Trump’ın açıklamalarının ardından Almanya’nın önde gelen otomotiv üreticilerinin hisselerinde sert düşüşler yaşandı.
Frankfurt Borsası’nda işlem gören Mercedes-Benz hisseleri %2,7, BMW %3,35, Porsche %2,88 ve Volkswagen %3,64 oranında değer kaybetti. Bu kayıplar, sektörde son aylarda yaşanan en sert günlük düşüşler arasında yer aldı.
Trump, gümrük vergilerini yüzde 25’e çıkarmayı planlıyor
Trump’ın açıklamasına göre, Almanya ve Fransa’nın da aralarında bulunduğu sekiz Avrupa ülkesine karşı şubat ayı itibarıyla %10 oranında gümrük vergisi uygulanması planlanıyor. Eski Başkan, bu oranın haziran ayında %25’e çıkarılabileceğini belirtti. Bu hamle, özellikle ABD pazarında güçlü satışlara sahip olan Alman otomotiv üreticileri için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
ABD satışları, Mercedes-Benz, BMW, Porsche ve Volkswagen gibi markalar için küresel gelirlerin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Halihazırda Avrupa Birliği’nin ABD menşeli araçlara uyguladığı %15’lik tarife nedeniyle ABD ile AB arasında ticaret gerilimi zaman zaman gündeme geliyor. Ancak Trump’ın %25’lik vergi hamlesi, bu süreci yeni bir boyuta taşıyabilir.
Otomotiv sektörü ihracat baskısıyla karşı karşıya
Alman otomotiv sektörü, Avrupa’nın ihracat odaklı yapısı nedeniyle küresel ticaret ilişkilerine oldukça duyarlı. ABD, Çin ve İngiltere gibi büyük pazarlarla olan ticari ilişkilerdeki her gelişme, bu şirketlerin hisse değerleri üzerinde doğrudan etki yaratıyor. Trump’ın açıklamaları da bu bağlamda yatırımcıların satış pozisyonuna geçmesine neden oldu.
Özellikle Volkswagen ve BMW gibi markaların ABD’deki yatırımları ve üretim tesisleri, potansiyel vergilerden etkilenebilir. Şirketlerin ABD’ye yönelik ihracat stratejilerinde daralma ya da yeni anlaşmaların gecikmesi, kar marjlarını düşürebilir. Bu durum da hissedar güveninde zayıflamaya yol açabilir.
Avrupa Birliği’nden karşı hamle sinyalleri
Trump’ın açıklamalarının ardından Avrupa Komisyonu yetkilileri, konunun ticaret kuralları çerçevesinde değerlendirileceğini belirtti. AB Komisyonu Ticaret Sözcüsü, “ABD’nin herhangi bir tek taraflı ticaret önlemi alması halinde, Avrupa Birliği karşı önlemleri değerlendirecektir” dedi.
Bu açıklama, piyasalarda olası bir ticaret savaşı endişesini beraberinde getirdi. Uzmanlara göre, ABD’nin yüksek oranlı tarifeler uygulaması halinde AB’nin otomotiv dışındaki sektörlerde de misilleme yapması olası görünüyor. Bu durum, özellikle tarım, havacılık ve teknoloji ürünlerinde transatlantik ilişkileri zora sokabilir.
Yatırımcılar temkinli, analistler uyarıyor
Finansal analiz firmalarına göre, bu tür açıklamalar piyasalarda kısa vadeli oynaklığa neden olsa da, uzun vadede ticaret politikalarının şekillenmesi daha belirleyici olacak. Morgan Stanley analistleri, “Trump’ın açıklamaları şu anda hukuki bağlayıcılığa sahip değil, ancak piyasa bu riski ciddiye alıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan, Almanya merkezli yatırım kuruluşları, özellikle otomotiv sektörüne yönelik risk primlerinin yükseldiğine dikkat çekiyor. Bazı fon yöneticileri, otomotiv hisselerinde kısa vadeli satış baskısının sürebileceğini, ancak uzun vadede ABD ile AB arasındaki müzakerelerin belirleyici olacağını öngörüyor.
Alman otomotiv üreticileri pozisyonlarını gözden geçiriyor
Trump’ın tarife tehdidinin ardından, Alman otomotiv üreticilerinin ticaret stratejilerini gözden geçirmesi bekleniyor. Özellikle ABD’de üretim yapan firmaların tedarik zincirlerinde değişiklik yapması, yeni ortaklıklar geliştirmesi ve pazar çeşitlendirmesine gitmesi gündeme gelebilir.
Örneğin BMW, Güney Karolina’da büyük bir üretim tesisi işletiyor. Volkswagen ise Tennessee eyaletindeki fabrikasıyla ABD pazarına doğrudan hizmet veriyor. Ancak bu tesislerin üretim kapasiteleri, tarifelerin uygulanması halinde bile şirketlerin tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyebilir. Bu nedenle alternatif pazar arayışları ve Latin Amerika gibi bölgelere yönelimler artabilir.
Küresel ticaret dengeleri yeniden şekillenebilir
Trump’ın açıklamaları yalnızca Avrupa ve ABD ilişkilerini değil, aynı zamanda küresel ticaret dengelerini de etkileyebilir. Çin, Meksika ve Kanada gibi ülkelerin de bu gelişmeleri dikkatle izlediği, olası yeni ittifakların ya da ticari blokların gündeme gelebileceği ifade ediliyor.
Özellikle otomotiv sektörü gibi küresel değer zincirlerine entegre olmuş endüstriler, bu tür politik risklerden doğrudan etkileniyor. Ticaret politikalarındaki belirsizliklerin artması, yatırım kararlarını zorlaştırıyor ve yeni yatırımların ertelenmesine neden olabiliyor.
Sonuç: Tarife riski yatırımcıyı ve üreticiyi zorluyor
Sonuç olarak, Trump’ın Grönland kaynaklı açıklamaları, Avrupa’da yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda ekonomik yansımalar da doğuruyor. Almanya gibi ihracata dayalı ekonomilerde bu tür tehditlerin somut etkileri hızla hissediliyor. Otomotiv sektörü özelinde yaşanan bu gelişmeler, 2026 yılı içinde AB-ABD ticaret ilişkilerinin gergin bir zeminde süreceğine işaret ediyor.
Uzmanlar, bu süreçte yatırımcıların jeopolitik risk faktörlerini daha dikkatli izlemesi gerektiğini vurgularken, şirketlerin de daha esnek ve çok yönlü stratejilere yönelmesi gerektiği görüşünde.