Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global, Türkiye’nin yabancı ve yerel para cinsinden uzun ve kısa vadeli kredi notlarını BB-/B olarak teyit etti. Kuruluş, görünümü ise “durağan” olarak belirledi. Bu karar, son dönemdeki kur oynaklığına ve döviz rezervlerindeki düşüşe rağmen alınmış bulunuyor.
S&P: Türkiye sıkı para politikası ile riskleri dengeliyor
S&P, notların teyit edilmesinin, Türkiye’deki yetkililerin yüksek enflasyonu düşürmek ve ekonomideki dolarizasyonu azaltmak için uyguladığı politikaların devam ettiğine olan güveni yansıttığını belirtti. Değerlendirmede, “İstikrarlı görünüm, mevcut ekonomi ekibinin sıkı para politikasını sürdüreceği ve böylece iç ve dış gerilimler karşısında hükümetin orta vadeli programıyla ilgili uygulama risklerini dengeleyeceği yönündeki görüşümüzü yansıtmaktadır” ifadeleri kullanıldı.
Öte yandan S&P, Türkiye’nin finansal istikrarı veya kamu maliyesi üzerindeki baskıların artması durumunda, özellikle döviz kurunun değer kaybetmesi, anti-enflasyonist politikaların tersine çevrilmesi ve net döviz rezervlerindeki düşüşlerin kredi notu üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini ifade etti. Not artışı için ise, enflasyon oranının tek haneye indirilmesi ve Türk lirası ile yerel sermaye piyasalarına olan güvenin artması gerektiği belirtildi.
Kur dalgalanmaları ve faiz artışları büyüme risklerini artırıyor
S&P raporunda, muhalefet liderlerinin tutuklanmasına karşı yapılan protestoların, yatırımcı ve hane halkı güveni ile kur istikrarı ve ekonomik büyüme üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler yaratabileceği vurgulandı. Ayrıca, Türk firmalarının yaklaşan döviz borçları nedeniyle döviz taleplerini artırdığı ve para otoritelerinin bu baskılara hem doğrudan müdahalelerle hem de faiz artışlarıyla yanıt verdiği belirtildi. 17 Nisan 2025’te haftalık repo faizinde yapılan 350 baz puanlık artışın, şirketlerin kârlılık ve büyüme beklentilerini olumsuz etkilediği ifade edildi.
Son olarak, reel döviz kurunun değer kazanmasının ihracatı olumsuz etkileyebileceği, yatırım harcamalarının düşmesi ve işsizliğin artması beklendiğinden, %2,7’lik GSYH büyüme tahmininin risk altında olduğu kaydedildi.