Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ekim ayı sanayi üretimi verileri hakkında yaptığı değerlendirmede, üretimin yıllık bazda büyüme kaydettiğini ancak aylık bazda sınırlı bir gerilemenin yaşandığını belirtti. Bakan Şimşek, Kasım ayına dair öncü göstergelerin ise üretimde ılımlı bir artışa işaret ettiğini vurguladı. Bu açıklama, Türkiye ekonomisinin reel sektör performansını ve sanayinin dönüşüm sürecini daha yakından mercek altına aldı.
Sanayi üretiminde yıllık bazda büyüme
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan veriler doğrultusunda, Ekim ayında sanayi üretimi yıllık bazda artış gösterdi. Bu artışta özellikle sermaye malı üretimi ve yüksek teknolojili sektörlerin sağladığı katkı öne çıktı. Aylık bazda ise sanayi üretimi, baz etkisi ve geçici dışsal etkenlerin etkisiyle sınırlı bir düşüş sergiledi.
Bakan Şimşek, “Sanayi üretiminde yaşanan aylık düşüşe rağmen, yüksek teknolojili ürünlerin ve yatırım amaçlı üretimin büyümeye verdiği katkı sürdürülebilir üretim yapısına geçişte önemli bir sinyal teşkil etmektedir” ifadelerini kullandı.
Kasım ayına yönelik veriler iyimser sinyaller veriyor
Şimşek’in değerlendirmesinde en dikkat çekici kısımlardan biri, Kasım ayına ilişkin öncü göstergeler oldu. Bakan, reel kesim güven endeksi, PMI verileri ve elektrik tüketimi gibi kısa vadeli öncü verilerin, Kasım ayında sanayi üretiminin yeniden ılımlı bir artış trendine girdiğine işaret ettiğini belirtti.
“Üretim tarafında toparlanmanın yılın son çeyreğinde devam edeceğini öngörüyoruz. Özellikle dış talebin görece istikrarlı seyri ve iç talepteki dengelenme süreci, üretim yapısını daha sağlıklı bir zemine taşıyor” diyen Şimşek, dengeli büyümenin önümüzdeki yıl da temel hedeflerden biri olacağını vurguladı.
Sanayide yapısal dönüşüm vurgusu
Şimşek, hükümetin sanayi politikalarında odağın yüksek katma değerli üretim ve ileri teknoloji yatırımları olduğunu vurguladı. Bu kapsamda, üretim yapısının daha rekabetçi ve dış şoklara karşı dayanıklı hale getirilmesi amaçlanıyor.
“Sanayimizin ileri teknolojiye, yüksek katma değere, nitelikli istihdama ve sürdürülebilirliğe dayalı bir yapıya dönüştürülmesi yönünde kapsamlı bir dönüşüm süreci içerisindeyiz” diyen Şimşek, bu süreçte kamu desteklerinin seçici ve hedef odaklı olacağını ifade etti.
Emek yoğun sektörlere destekler sürecek
Özellikle son dönemde düşük verimlilikle çalışan bazı emek yoğun sektörlerin zayıf seyri dikkat çekiyor. Bu sektörlerin küresel rekabet baskısı ve maliyet artışlarıyla mücadele ettiği bir ortamda, Bakan Şimşek bu alanlara yönelik özel destek mekanizmalarının süreceğini açıkladı.
“Sanayi politikamız yalnızca teknoloji yoğun alanlara değil, istihdam yaratan geleneksel sektörlerin rekabet gücünü artırmaya da yöneliktir. Emek yoğun sektörlerde verimliliği artırmak, kayıt dışılığı azaltmak ve dijitalleşmeyi teşvik etmek önceliklerimiz arasında” dedi.
Finansmana erişim ve yatırım ortamı reformları
Sanayi üretiminin sağlıklı bir zeminde gelişebilmesi için finansmana erişim, vergi politikaları ve yatırım teşvik sistemlerinin yeniden yapılandırıldığına değinen Şimşek, yatırım ortamının iyileştirilmesi konusunda önemli adımlar atıldığını aktardı.
Bu kapsamda, kalkınma bankaları aracılığıyla uzun vadeli ve düşük maliyetli kredilerin üretim odaklı işletmelere aktarılması; KOBİ’lerin finansmana erişiminde teminat sorununun giderilmesi gibi konular öncelikli gündemde yer alıyor.
İhracat bağlantılı sanayi yatırımları öncelikli olacak
Bakan, yeni yatırım teşvik sisteminin ihracat bağlantılı üretim projelerine yöneldiğini, böylece dış ticaret dengesinin iyileştirilmesinin de hedeflendiğini ifade etti. 2026-2028 Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde, ihracat odaklı sektörlerde üretimin desteklenmesi ve ithalat bağımlılığının azaltılması amaçlanıyor.
Bu kapsamda, savunma sanayi, yazılım, biyoteknoloji, ilaç ve elektronik gibi stratejik sektörlere özel destek modelleri geliştiriliyor. Bakan Şimşek ayrıca, “Yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm odaklı yatırımlar, teşvik sistemi içerisinde daha avantajlı hale getirilecek” dedi.
Enerji ve çevre politikaları üretimi etkiliyor
Sanayi üretimi üzerinde önemli etki yaratan alanlardan biri de enerji politikaları. Bakanlık kaynakları, 2026 itibarıyla Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarında büyük bir ivme yakalayacağını ve bu yatırımların enerji maliyetlerini azaltarak sanayi üretimini destekleyeceğini öngörüyor.
Çevre dostu üretim tekniklerine geçiş, karbon emisyonlarının azaltılması ve AB Yeşil Mutabakatına uyum gibi başlıklar da, sanayi politikalarının temel taşlarını oluşturacak.
Yıl sonu büyüme ve üretim beklentisi
Mehmet Şimşek, açıklamasının sonunda Türkiye ekonomisinin 2025 yılını %4-4,5 arası bir büyümeyle kapatmasının öngörüldüğünü ifade etti. Sanayi üretiminde yıllık bazda %2,8-3,2 arası bir artış beklendiğini belirten Şimşek, yılın son çeyreğinde toparlanma ivmesinin korunacağını vurguladı.
Son çeyrekte güçlü seyreden otomotiv, savunma sanayi ve tekstil gibi sektörler ile enerji fiyatlarında görülen görece istikrarın, üretim üzerinde pozitif etki yaratması bekleniyor.
Uzun vadede üretim yapısının hedefi: Sürdürülebilir kalkınma
Şimşek’in değerlendirmeleri, sadece kısa vadeli görünümü değil, uzun vadeli sanayi politikalarının yönünü de yansıtıyor. Türkiye’nin hedefi, verimlilik, sürdürülebilirlik ve teknolojik dönüşüm çerçevesinde üretim yapısını yeniden şekillendirmek.
Bu dönüşümle birlikte Türkiye, küresel değer zincirlerinde daha yüksek bir konum elde etmeyi, cari açığı azaltmayı ve iç piyasada fiyat istikrarını daha kalıcı hale getirmeyi hedefliyor.