Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin PISA 2025 sonuçlarını değerlendirerek 91 ülke arasında üç alanda da sıralama yükselişine dikkat çekti ve 2026 bütçesinde eğitime yüzde 15,3 pay ayrıldığını açıkladı.
Türkiye PISA 2025’te üç alanda da sıralama yükseltti, iki alanda OECD ortalamasını geçti
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’nın (PISA) 2025 sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Şimşek’in sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya göre Türkiye, 91 ülke arasında fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik olmak üzere her üç alanda da sıralamasını yükseltti.
Bakan’ın aktardığı verilere göre sıralama değişimleri şu şekilde gerçekleşti:
- Fen bilimlerinde 15 basamak yükseliş
- Okuma becerilerinde 18 basamak yükseliş
- Matematikte 11 basamak yükseliş
Açıklamaya göre Türkiye, fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerinde performans sergiledi. Şimşek ayrıca Türkiye’nin OECD üyeleri arasında 2022’ye kıyasla her üç alanda puanını en fazla artıran ülke konumuna geldiğini vurguladı.
Bakan’ın paylaşımında öne çıkan bir diğer bulgu ise Türkiye’nin süreklilik açısından kaydettiği ilerleme oldu. Açıklamaya göre Türkiye, son 10 yılda üç alanda da performansını kesintisiz artıran tek OECD üyesi ülke olarak değerlendiriliyor.
Türkiye, PISA 2025 sonuçlarına göre sıralamasını tüm alanlarda yükseltirken fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerinde performans gösterdi. 91 ülke arasında sıralamamız; fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 18, matematikte 11 basamak yükseldi. OECD ülkeleri arasında 2022’ye kıyasla her üç alanda puanını en fazla artıran Türkiye, son 10 yılda üç alanda da performansını sürekli artıran tek OECD üyesi oldu.
2026 bütçesinde eğitime ayrılan pay yüzde 15,3 ile en yüksek dilimi oluşturuyor
Şimşek, PISA sonuçlarını bütçe öncelikleriyle ilişkilendirerek 2026 yılı merkezi yönetim bütçesinde eğitim sektörünün en yüksek paya sahip alan olduğunu açıkladı. Bakan’ın ifadesine göre 2026 bütçesinde eğitime ayrılan pay yüzde 15,3 olarak belirlendi.
Bu oran, bütçedeki diğer harcama kalemlerinin önüne geçerek tek bir sektöre tahsis edilen en yüksek dilimi temsil ediyor. Söz konusu veri, hükümetin beşeri sermayeye verdiği ağırlığın somut bir göstergesi olarak sunuluyor.
Bakan Şimşek, ileriye dönük tutumu konusunda da şu ifadeleri kullandı:
Kalkınmanın temel unsurlarından biri olan beşeri sermayemizin niteliğini daha da güçlendirmek için eğitim politikalarımızı sürdürecek, elde ettiğimiz kazanımları daha ileriye taşımaya devam edeceğiz.
PISA nedir ve Türkiye’nin tarihsel performansı nasıl şekillendi?
PISA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üç yılda bir uygulanan ve 15 yaş grubundaki öğrencilerin fen bilimleri, okuma becerileri ile matematik alanlarındaki yetkinliklerini ölçen uluslararası bir değerlendirme programıdır. 2025 döngüsüne 91 ülke katılım sağladı.
Türkiye’nin bu değerlendirmedeki tarihsel seyrine bakıldığında, ülkenin geçmiş döngülerde zaman zaman OECD ortalamasının belirgin biçimde altında kaldığı görülmekteydi. Bakan Şimşek’in açıkladığı veriler çerçevesinde değerlendirildiğinde, 2025 sonuçlarının hem sıralama hem de puan bazında önceki dönemlere göre kayda değer bir farklılaşmayı yansıttığı anlaşılıyor.
Türkiye’nin son 10 yıllık eğitim harcamaları incelendiğinde, bütçe içindeki eğitim payının yıllar içinde kademeli olarak büyütüldüğü görülmektedir. 2026 için açıklanan yüzde 15,3’lük oran bu çizginin devamı niteliğinde olup hükümetin eğitim yatırımlarını merkezi bir öncelik olarak konumlandırdığını ortaya koymaktadır.
Bakan Şimşek’in değerlendirmesi, PISA 2025 sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasının hemen ardından geldi. Açıklama; eğitim politikasının ekonomik kalkınma stratejisiyle doğrudan ilişkilendirildiğini ve beşeri sermaye yatırımlarının önümüzdeki dönemde de sürdürüleceği mesajını taşıdığını gösteriyor.







