Paslanmaz çelik sektörü 2026 vizyonuna güçlü beklentilerle giriyor | vkmfinans
Döviz Kurları
Döviz Kurları
USD/TRY
%0.22
43,2784
EUR/TRY
%0.02
50,2590
GBP/TRY
%0.07
57,9557
CHF/TRY
%0.43
53,9666
SAR/TRY
%0.22
11,5408
JPY/TRY
%0.26
0,2737
RUB/TRY
%0.95
0,55687
EUR/USD
%0.08
1,16129
EUR/GBP
%-0.03
0,8672
GBP/USD
%0.12
1,3391
BRENT/USD
%0.48
63,42
XAU/TRY
%0.27
199.416,09
XAG/TRY
%-0.81
3.939,00
CAD/TRY
%0.28
31,1569
AUD/TRY
%0.30
29,0074
SEK/TRY
%0.19
4,6888
RSD/TRY
%0.00
0,4281
XAU/USD
%0.05
4.607,90

Paslanmaz çelik sektörü 2026 vizyonuna güçlü beklentilerle giriyor

Türkiye’de yaklaşık 5 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşan paslanmaz çelik sektörü, 2026 yılına ilişkin beklentilerini ve stratejik önceliklerini kamuoyu ile paylaştı. Paslanmaz Çelik Sanayi Derneği (PASSAD) Genel Sekreteri Dr. Erdem Şi…

Türkiye’de yaklaşık 5 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşan paslanmaz çelik sektörü, 2026 yılına ilişkin beklentilerini ve stratejik önceliklerini kamuoyu ile paylaştı

blank
Paylaş

Türkiye’de yaklaşık 5 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşan paslanmaz çelik sektörü, 2026 yılına ilişkin beklentilerini ve stratejik önceliklerini kamuoyu ile paylaştı. Paslanmaz Çelik Sanayi Derneği (PASSAD) Genel Sekreteri Dr. Erdem Şireli, sektörün yeni yıla umutlu girdiğini belirterek, yerli üretimin korunmasının ve sürdürülebilir yatırımların sağlanmasının kritik önem taşıdığına dikkat çekti.

Sanayinin birçok kolu için vazgeçilmez bir girdi olan paslanmaz çeliğin, son yıllarda artan dampingli ithalat baskısı nedeniyle ciddi bir rekabet sorunu yaşadığına işaret eden Şireli, devlet tarafından uygulanacak koruyucu önlemlerin sektörün geleceğini doğrudan etkileyeceğini vurguladı.

Paslanmaz çelik sanayi ekonominin stratejik girdileri arasında

Paslanmaz çelik, sahip olduğu dayanıklılık, uzun ömür ve yüksek performans özellikleri sayesinde modern sanayinin temel yapı taşları arasında yer alıyor. Uzay teknolojilerinden savunma sanayisine, otomotivden enerjiye, sağlık sektöründen gıda sanayisine kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan bu ürün grubu, aynı zamanda gündelik yaşamda kullanılan mutfak ekipmanlarından beyaz eşyaya kadar birçok alanda kritik rol üstleniyor.

Bu geniş kullanım alanı, paslanmaz çeliği yalnızca sanayi açısından değil, aynı zamanda ekonomik büyüme ve sanayileşme politikaları açısından da stratejik bir ürün haline getiriyor. Sektör temsilcileri, paslanmaz çeliğin dışa bağımlı hale gelmesinin, uzun vadede Türkiye’nin üretim kapasitesi ve rekabet gücü üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

Dampingli ithalat sektörde rekabet gücünü zayıflatıyor

ForInvest Haber’e gönderilen açıklamada, özellikle son yıllarda artış gösteren dampingli ithalatın, yerli paslanmaz çelik üreticilerini zor durumda bıraktığı ifade edildi. Uzak Doğu ve Asya menşeili ürünlerin düşük fiyatlarla Türkiye pazarına girmesi, fiyat kırma uygulamalarını beraberinde getirirken, yerli üreticilerin maliyetlerle rekabet edemez hale gelmesine yol açıyor.

Sektör temsilcileri, bu durumun yalnızca firmaların kârlılığını değil, aynı zamanda istihdamı ve yeni yatırım kararlarını da olumsuz etkilediğini belirtiyor. Uzun vadede üretim kapasitesinin daralması ve bazı tesislerin faaliyetlerini durdurma riskiyle karşı karşıya kalabileceği ifade ediliyor.

Bu çerçevede, paslanmaz çelik sektörü, 2026 yılında yerli sanayiyi güçlendirecek düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesini bekliyor.

Koruma önlemleri sektörde sürdürülebilirlik için hayati

Paslanmaz Çelik Sanayi Derneği (PASSAD) Genel Sekreteri Dr. Erdem Şireli, devlet tarafından uygulanacak koruma önlemlerinin sektör açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Şireli, yerli üretimi koruyan ithalat rejimi kararlarının ve anti-damping uygulamalarının, sektörün yeniden güç kazanması için temel araçlar olduğunu dile getirdi.

Dr. Erdem Şireli, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Milli ekonominin önemli sütunlarından paslanmaz çeliğin, haksız rekabetten korunması için devletimiz tarafından uygulanacak koruma önlemleri hayati önem taşıyor. Yerli üretimi koruyan ithalat rejimi kararları, anti-damping uygulamaları ile yerli üretimi teşvik eden düzenlemeler, yeni yatırımların önünü açacak temel anahtarlardır. Yerli üreticinin korunduğu bir iklim, doğrudan yeni yatırımlara zemin hazırlar.”

Şireli’nin bu açıklamaları, sektörün yalnızca kısa vadeli kârlılık değil, uzun vadeli yatırım ve istihdam perspektifiyle ele alındığını ortaya koyuyor.

Dışa bağımlılığın azaltılması stratejik hedef olarak öne çıkıyor

Paslanmaz çelik gibi kritik bir ham maddede dışa bağımlılığın azaltılması, Türkiye’nin sanayi politikalarının temel hedefleri arasında yer alıyor. PASSAD yetkilileri, güçlü bir yerli üretim altyapısı olmadan bu hedefe ulaşmanın mümkün olmadığını vurguluyor.

Dr. Erdem Şireli, bu noktada adil rekabet ortamının sağlanmasının önemine dikkat çekerek, dışa bağımlılığın azaltılmasının ancak yerli üreticinin korunmasıyla mümkün olacağını belirtti.

Şireli sözlerini şöyle sürdürdü:

“Pek çok sektörün temel taşı olan paslanmaz çelik gibi kritik bir ham maddede dışa bağımlılığı azaltmak ancak güçlü bir yerli üretimle mümkün. Bu güç de ancak adil rekabet ortamının sağlanmasıyla mümkün. Ülkemizi, bu alanda bölgesel bir güç haline getirmek için sektörümüze yön vermek gibi bir hedefimiz var.”

Bu yaklaşım, paslanmaz çelik sektörünün yalnızca iç pazarı değil, bölgesel ve küresel pazarlarda da söz sahibi olma hedefi taşıdığını gösteriyor.

İstihdam ve yatırım dengesi ön planda

Paslanmaz çelik sektörü, yarattığı yüksek katma değer ve istihdam kapasitesiyle Türkiye sanayisi için önemli bir konumda bulunuyor. Sektör temsilcileri, üretimin devamlılığının sağlanmasının, binlerce çalışanın istihdamının korunması açısından kritik olduğunu ifade ediyor.

Yerli üreticinin korunmadığı bir ortamda, yatırım iştahının azalabileceği ve mevcut tesislerin kapasite düşürmek zorunda kalabileceği belirtiliyor. Bu durumun, dolaylı olarak iş gücü piyasası ve bölgesel kalkınma üzerinde de olumsuz etkiler yaratabileceği değerlendiriliyor.

PASSAD, üretim yapan ve istihdam sağlayan sanayicinin desteklenmesinin, uzun vadede kamu maliyesi ve ekonomik istikrar açısından da olumlu sonuçlar doğuracağını savunuyor.

PASSAD’dan akademi iş birliği ve sektörel rapor

Dernek faaliyetlerine de değinen Dr. Erdem Şireli, 2025 yılının paslanmaz çelik sektörü açısından verimli geçtiğini belirtti. Bu kapsamda, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile imzalanan protokol çerçevesinde önemli çalışmalar hayata geçirildi.

Şireli, Türkiye Paslanmaz Çelik sektörünün en büyük buluşması olarak nitelendirilen I. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi’nde, sektörün tüm paydaşlarının bir araya geldiğini ifade etti. Zirveye yaklaşık 500 akademisyen, sektör profesyoneli ve öğrencinin katıldığı bildirildi.

Dr. Erdem Şireli, bu sürece ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“İstanbul Teknik Üniversitesi ile imzalamış olduğumuz protokol kapsamında son derece önemli çalışmalar yaptık. Türkiye Paslanmaz Çelik sektörünün en büyük buluşması olarak nitelendirilen I. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi’nde sektörün tüm paydaşlarının temsil edildiği 500’e yakın akademisyen, profesyonel ve öğrenci ile bir araya geldik.”

Sektör raporu geleceğe ışık tutacak

Zirve kapsamında hazırlanan ve sektör için bir ilk olma özelliği taşıyan I. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi Sonuç Raporu’nun, sektörün geleceğine yön verecek önemli bir referans niteliği taşıması bekleniyor.

İTÜ akademisyenleri ile birlikte hazırlanan bu raporun, üretimden tüketime, ithalat-ihracat dengesinden teknolojik dönüşüme kadar birçok alanda yol gösterici olacağı ifade ediliyor.

Şireli, rapora ilişkin memnuniyetini dile getirerek, bu tür akademik iş birliklerinin sektörel gelişim açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Eğitim ve insan kaynağı yatırımları öne çıkıyor

PASSAD’ın gelecek dönem planları arasında eğitim ve insan kaynağına yönelik projeler de yer alıyor. Hazırlanan burs programları ve yüksek lisans öğrencilerine yönelik paslanmaz çelik derslerinin hayata geçirilmesi, sektörün nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor.

Bu çalışmaların, uzun vadede sektörün teknoloji kapasitesini artırarak daha yüksek katma değerli üretime geçişi desteklemesi bekleniyor.

Dr. Erdem Şireli, bu konuda şu ifadeleri kullandı:

“Hazırladığımız burs programı, yüksek lisans öğrencileri için hayata geçireceğimiz paslanmaz çelik dersi gibi konular da üzerinde durduğumuz önemli uygulamalardan bazıları.”

2026 yılı için beklentiler yüksek

PASSAD Genel Sekreteri Dr. Erdem Şireli, 2025 yılının sektör açısından verimli geçtiğini, 2026 yılında ise bu ivmenin daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti.

Sektörün birleştirici gücü olmaya devam edeceklerini ifade eden Şireli, fark yaratan projelerle paslanmaz çelik sanayisinin Türkiye ekonomisindeki stratejik konumunu güçlendirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Bu çerçevede, yerli üretimi destekleyen düzenlemelerin hayata geçirilmesi, anti-damping uygulamalarının etkinleştirilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi, sektörün öncelikli beklentileri arasında yer alıyor.

Genel değerlendirme ve sektörün yol haritası

Paslanmaz çelik sektörü, 2026 yılına girerken hem temkinli hem de umutlu bir tablo çiziyor. Artan ithalat baskısına rağmen, doğru politikalar ve koruyucu önlemlerle sektörün yeniden güç kazanabileceği ifade ediliyor.

Yerli üretimin korunması, adil rekabet ortamının sağlanması ve akademi–sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, sektörün uzun vadeli yol haritasının temel başlıklarını oluşturuyor. Sektör temsilcileri, bu adımların atılması halinde Türkiye’nin paslanmaz çelik alanında bölgesel bir merkez haline gelebileceğini öngörüyor.

blank

Bakan Kacır: “Türkiye’nin yapay zekâ altyapı ve ekosisteminin gelişimi için önemli adımlar atıldı”

Prev
blank

Borsa İstanbul’da en yüksek getiri potansiyeli olan hisseler açıklandı

Sonraki