ABD, Orta Doğu’daki askeri varlığını artırma kararı kapsamında USS Theodore Roosevelt uçak gemisi taarruz grubunu bölgeye sevk ediyor. Ekim ayı sonu itibarıyla bölgedeki Amerikan uçak gemisi sayısının üçe yükselmesi bekleniyor.
İngiltere’deki hava üssünden çekilen stratejik bombardıman uçaklarının yarattığı hareketliliğin ardından ABD, Orta Doğu sularındaki donanma gücünü en üst seviyeye çıkarıyor. Birkaç bin deniz piyadesi ve amfibi gemiler eşliğinde yola çıkan yeni filonun ekim ayı sonunda bölgeye ulaşması öngörülüyor.
Orta Doğu’da üç uçak gemili yeni dönem
Pentagon, USS Theodore Roosevelt uçak gemisi taarruz grubunu ve çok sayıda amfibi gemiyi Orta Doğu’ya sevk etme kararı aldı. Seyir takvimine göre yeni filonun ekim ayının sonlarında bölgeye ulaşması planlanıyor.
Bu sevkıyatın tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki uçak gemisi sayısı üçe çıkacak. Uzmanlar, 28 Şubat’tan bu yana bölgeye gönderilen her yeni filonun İran’a yönelik olası askeri operasyonların bir habercisi niteliğinde olduğunu değerlendiriyor.
İngiltere’deki üste terör şüphesi ve uçakların çekilmesi
Eş zamanlı olarak ABD, İngiltere’deki RAF Fairford hava üssünde konuşlu bulunan yaklaşık bir düzine B-1 bombardıman uçağını ana üslerine geri çağırdı. Pentagon Sözcüsü, üste konuşlandırılan B-1 bombardıman uçakları için geri çekilme sürecinin tamamlandığını teyit etti.
Bu sürpriz kararın, üsse yönelik terör eylemi hazırlığında olduğu şüphesiyle bazı kişilerin gözaltına alınmasının ardından gelmesi dikkat çekti. İngiliz makamları planın arkasında İran bağlantısı olduğuna dair işaretler bulunduğunu açıklarken, Tahran yönetimi suçlamaları reddetti ve İngiltere’nin Tahran Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığına çağırdı.
Hürmüz Boğazı ve bölgesel güvenlikte derin ayrışma
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’ndan geçiş güvenlikleri, İran’ın nükleer programı ve bölgesel askeri dengeler konusundaki görüş ayrılıkları sürüyor.
Saldırı planına karışanlar büyük zarar vermeyi amaçlıyordu.
ABD Başkanı Donald Trump engellenen saldırı planına ilişkin sert mesajlar verirken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio olayda yabancı bir aktörün rol aldığını belirtti. Uzmanlar ise askeri varlığın artırılmasına rağmen tek bir büyük çaplı operasyonun tarafları taviz vermeye zorlamasının düşük bir ihtimal olduğunu ifade ediyor.







