Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon verileri doğrultusunda mart ayında uygulanabilecek kira artış oranı netleşti. Buna göre konut ve işyeri kira sözleşmesi bu ay yenilenecek kiracılar için azami zam oranı yüzde 33,39 olarak belirlendi. Kira artış oranı, Türk Borçlar Kanunu kapsamında 12 aylık ortalama TÜFE verisine göre hesaplanıyor. Bu çerçevede mart ayında yapılacak artışlarda üst sınır, TÜFE’nin 12 aylık ortalaması baz alınarak yüzde 33,39 oldu. Bir önceki ay olan şubat döneminde kira artış oranı yüzde 33,98 seviyesinde gerçekleşmişti. Böylece mart ayında kira zam tavanında sınırlı bir gerileme yaşandı.
Kira artış hesaplaması nasıl yapılıyor?
Mevzuata göre konut ve çatılı işyeri kiralarında artış oranı, bir önceki kira yılında enflasyon oranınun 12 aylık ortalamasını geçemiyor. Bu uygulama, hem kiracı hem de ev sahibi açısından hukuki çerçeveyi belirliyor. Örneğin mevcut kira bedeli 20 bin lira olan bir konut için yüzde 33,39 oranında artış yapılması halinde yeni kira bedeli yaklaşık 26 bin 678 lira seviyesine çıkabiliyor. Artış oranı, sözleşmenin yenilendiği ay itibarıyla geçerli oluyor. Son dönemde konut piyasasında yaşanan fiyat artışları ve yüksek enflasyon, kira bedellerinde de belirgin yükselişlere yol açtı. Özellikle büyükşehirlerde kira seviyeleri, hane halkı bütçesi üzerinde önemli bir yük oluşturuyor.
Enflasyon verileri kira piyasasını etkiliyor
Kira artış oranının doğrudan kira artış oranı hesaplamasında kullanılan TÜFE ortalamasına bağlı olması, enflasyon verilerinin kira piyasası üzerindeki etkisini artırıyor. Enflasyondaki düşüş eğilimi kira zam tavanını aşağı çekebilirken, yükseliş dönemlerinde artış oranı da paralel şekilde yükseliyor. Ekonomistler, enflasyon görünümündeki değişimin hem konut piyasası hem de tüketici harcamaları üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini belirtiyor. Kira artış oranları, hane halkının harcanabilir geliri ve tasarruf eğilimleri açısından da yakından izleniyor. Mart ayında sözleşmesi yenilenecek kiracılar ve mülk sahipleri için yüzde 33,39’luk oran, yasal üst sınır niteliği taşıyor. Tarafların bu oranı aşmamak kaydıyla farklı bir artış oranı üzerinde anlaşması mümkün bulunuyor.