Lavrov: ABD ile Ukrayna konusundaki yanlış anlaşmalar çözüldü | vkmfinans
Döviz Kurları
Döviz Kurları
USD/TRY
%0.22
43,2784
EUR/TRY
%0.02
50,2590
GBP/TRY
%0.07
57,9557
CHF/TRY
%0.43
53,9666
SAR/TRY
%0.22
11,5408
JPY/TRY
%0.26
0,2737
RUB/TRY
%0.95
0,55687
EUR/USD
%0.08
1,16129
EUR/GBP
%-0.03
0,8672
GBP/USD
%0.12
1,3391
BRENT/USD
%0.48
63,42
XAU/TRY
%0.27
199.416,09
XAG/TRY
%-0.81
3.939,00
CAD/TRY
%0.28
31,1569
AUD/TRY
%0.30
29,0074
SEK/TRY
%0.19
4,6888
RSD/TRY
%0.00
0,4281
XAU/USD
%0.05
4.607,90

Lavrov: ABD ile Ukrayna konusundaki yanlış anlaşmalar çözüldü

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, ABD ile Ukrayna krizine ilişkin müzakerelerde yaşanan tüm “yanlış anlaşılmaların” ortadan kaldırıldığını açıkladı. Lavrov’un bu açıklaması, 2 Aralık tarihinde Kremlin’de gerçekleştirilen ve “yapıcı” olarak tanımlanan toplantının ardından geldi. Söz konusu toplan…

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, ABD ile Ukrayna krizine ilişkin müzakerelerde yaşanan tüm “yanlış anlaşılmaların” ortadan kaldırıldığını açıkladı

blank
Paylaş

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, ABD ile Ukrayna krizine ilişkin müzakerelerde yaşanan tüm “yanlış anlaşılmaların” ortadan kaldırıldığını açıkladı. Lavrov’un bu açıklaması, 2 Aralık tarihinde Kremlin’de gerçekleştirilen ve “yapıcı” olarak tanımlanan toplantının ardından geldi. Söz konusu toplantıya, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump’a yakınlığıyla bilinen iş insanı Steve Witkoff ve danışman Jared Kushner da katıldı. Her ne kadar görüşme sonrasında Ukrayna’daki savaşın çözümüne dair somut bir ilerleme sağlanmadığı ifade edilse de Lavrov, taraflar arasındaki diyalogun pozitif yönde ilerlediğini vurguladı.

Putin-Trump görüşmesinin ardından diplomatik temaslar hız kazandı

Lavrov, Kremlin’deki toplantının, Ağustos ayında Alaska’da gerçekleştirilen Putin – Trump zirvesinin ardından gelen en kritik temas olduğunu belirtti. Alaska’da yapılan zirveye atıfta bulunan Lavrov, “Bu toplantı, daha önce Alaska’da liderler düzeyinde sağlanan karşılıklı anlayışları teyit etti” dedi. Diplomatik kaynaklara göre bu görüşmeler, savaşın tarafları arasında doğrudan olmasa da, dolaylı temasların yoğunlaştığı bir döneme işaret ediyor. Lavrov’un açıklamaları, özellikle enerji piyasaları ve bölgesel güvenlik dengeleri açısından da dikkatle takip ediliyor.

“Kolektif güvenlik garantileri” için yeni belge paketi önerildi

Bakan Lavrov, açıklamalarında Rusya’nın, Ukrayna özelinde ancak daha geniş kapsamlı bir güvenlik anlayışı çerçevesinde yeni bir belge paketi üzerinde çalıştığını bildirdi. Lavrov şu ifadeleri kullandı: “Amerikalı meslektaşlarımıza kolektif güvenlik garantilerine ilişkin ek öneriler sunduk. Güvenlik garantilerini tartışırken yalnızca Ukrayna ile sınırlı kalamayız. Avrupa kıtasının tamamı için istikrar sağlayıcı bir çerçeve oluşturulması gerekiyor.” Bu açıklama, 2022 sonrası bozulan güvenlik dengeleri ve Avrupa-Atlantik bölgesindeki askeri konuşlanmaların yeniden masaya yatırılabileceğine işaret ediyor. Jeopolitik riskler, uluslararası ilişkilerde olduğu kadar, küresel enerji fiyatları ve sermaye piyasaları üzerinde de doğrudan etki yaratıyor.

Lavrov: Rusya, Ukrayna’nın NATO üyeliğini kabul etmeyecek

Lavrov açıklamalarında, Ukrayna’nın NATO üyeliği konusundaki Rusya’nın kırmızı çizgisini bir kez daha yineledi. “Bu konuda pozisyonumuz nettir. Rusya, Ukrayna’nın NATO üyeliğini kabul edemez. Bu, ülkemizin ulusal güvenliğine doğrudan bir tehdit oluşturur” ifadelerini kullandı. Bakan ayrıca, Ukrayna sınırları içinde yaşayan Rusça konuşan nüfusun korunmasının Moskova açısından vazgeçilmez bir öncelik olduğunu vurguladı. Lavrov, “Bu insanlar yalnız bırakılmamalı. Uluslararası hukuk çerçevesinde tüm hakları güvence altına alınmalı” dedi. Bu söylemler, Batı ittifakı ile Rusya arasında süregelen stratejik çekişmenin, yalnızca savaş alanında değil, diplomasi masasında da tüm boyutlarıyla sürdüğünü gösteriyor.

ABD ve Rusya arasında çözüm umudu: Ancak temkinli iyimserlik

Her ne kadar Lavrov’un açıklamaları diplomatik bir yumuşama sinyali olarak yorumlansa da, uluslararası gözlemciler iki ülke arasında henüz kalıcı bir uzlaşmadan söz etmenin erken olduğu görüşünde. Özellikle Ukrayna tarafının süreç dışında tutulması ve ABD-Rusya arasında yürütülen temasların Kiev yönetiminde rahatsızlık yaratabileceği dile getiriliyor. Ukrayna hükümeti, daha önce benzer süreçlerde yeterince bilgilendirilmediklerini öne sürmüş ve doğrudan masada yer almak istediklerini belirtmişti. Bu nedenle Lavrov’un açıklamaları sonrası Kiev’den gelecek resmi tepkiler dikkatle izleniyor.

Ekonomik yansımalar: Enerji ve savunma sektörleri gelişmeleri izliyor

Rusya ve ABD arasında yaşanacak olası bir diplomatik yakınlaşma, küresel ölçekte özellikle enerji piyasaları ve savunma sanayii açısından büyük önem taşıyor. Ukrayna savaşının başlamasıyla birlikte Batı’nın uyguladığı yaptırımlar, hem doğal gaz ve petrol piyasasında dalgalanmalara neden olmuş hem de savunma harcamalarını artırmıştı. Şimdi ise barışa dair atılacak olası adımların, bu alanlarda yeni dengeler oluşturma potansiyeli bulunuyor. Özellikle Avrupa’da kış sezonuna girilirken enerji arz güvenliği yeniden gündemde. Bu noktada Rusya’nın Avrupa’ya yönelik enerji ihracat politikaları da yakından izleniyor.

ABD tarafı henüz resmi açıklama yapmadı

Lavrov’un açıklamaları Rus basınında geniş yer bulurken, ABD tarafı şu ana dek konuyla ilgili resmi bir açıklamada bulunmadı. Ancak diplomatik çevreler, ABD’nin özellikle kolektif güvenlik garantileri ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğü konularında net tavrını koruyacağını öngörüyor. Bununla birlikte, Trump’a yakın isimlerin süreçte yer alması, Washington’da farklı siyasi kanatlar arasında yaklaşım farklılıkları doğurabileceği yönünde yorumlara yol açtı. Analistler, önümüzdeki haftalarda yapılacak resmi açıklamaların, iki ülke ilişkilerinin yönünü daha net göstereceği görüşünde.

Küresel yatırım ortamı için belirsizlik devam ediyor

Rusya ile Batı arasındaki ilişkilerin geleceği, yalnızca siyasal dengeler değil, aynı zamanda küresel yatırım ortamı açısından da kritik öneme sahip. Özellikle uluslararası portföy yatırımları, belirsizlik ortamında gelişmekte olan piyasalardan çıkış eğilimi gösteriyor. Ukrayna savaşının gidişatına ve Rusya-ABD eksenindeki temasların somut sonuç verip vermeyeceğine bağlı olarak, küresel piyasalarda dalgalanmaların devam etmesi bekleniyor. Bu süreçte merkez bankalarının faiz politikaları, enerji arz-talep dengesi ve jeopolitik risklerin yatırım kararlarına etkisi ön plana çıkıyor.

Sonuç: İlerleme var, ancak temkinli bir süreç işliyor

Sergei Lavrov’un açıklamaları, diplomatik iletişimin sürdüğünü ve bazı yanlış anlaşmaların giderildiğini gösteriyor. Ancak süreç hâlâ kırılgan ve tarafların sahadaki pozisyonlarından vazgeçmediği bir ortamda, sürdürülebilir bir barış için ciddi müzakerelere ihtiyaç duyuluyor. Putin-Trump görüşmesinin ardından artan temas trafiği, kısa vadede bir çözüm olmasa da, orta vadede diplomatik çözüm yollarının arandığını ortaya koyuyor. Yine de bu sürecin başarılı olması, hem siyasi hem de ekonomik birçok değişkenin dikkatle yönetilmesine bağlı.

blank

Goldman Sachs, 2026 sonunda altın fiyatının 4.900 dolara ulaşmasını bekliyor

Prev
blank

IEA, petrol arz fazlası tahminini aşağı yönlü revize etti

Sonraki