Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin Şimşek-1 roketiyle 2027 sonunda HÜRSAT uydusunu uzaya göndermeyi hedeflediğini açıkladı; Somali’de uzay limanı inşasının süreceğini duyurdu.
Kacır: Türkiye kendi roketiyle uydu gönderecek
Antalya’da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin (IAC 2026) son gününde gerçekleştirilen Halk Günü programında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin uzay bilimi ve teknolojilerindeki hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nde “Gelecek Burada Başlıyor: Teknoloji, Uzay ve Yeni Nesil” başlıklı panelde konuşan Kacır, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz’ün moderatörlüğünde BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ile birlikte gençlerle bir araya geldi.
Kacır, konuşmasında Milli Uzay Programı kapsamında ROKETSAN eliyle hayata geçirilen Şimşek-1 ve Şimşek-2 projelerinin, Türkiye’nin kendi füzeleriyle kendi uydularını göndermesinin önünü açacağını belirtti. Bakan, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
Şimşek-1, 2027 yılının sonunda 400 kilogramlık faydalı yükü 550 kilometreye HÜRSAT uydusunu bırakacak ve Türkiye artık kendi roketiyle kendi uydusunu uzaya gönderen bir ülke haline gelecek. Bütün bunlar Türkiye’ye hem stratejik kabiliyetler kazandıracak hem de büyük ekonomik kazanımlar sağlamış olacak.
Kacır, Türkiye’nin uzay alanındaki çalışmalarının geçmişine değinerek 50-60 yıl öncesine kadar uzanan Bandırma Füze Kulübü örneğini hatırlattı. Dönemin koşulları nedeniyle bu girişimlerin istenen desteği bulamadığını, 1980’lerde merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde Orta Doğu Teknik Üniversitesi kampüsünde bir Uydu Teknolojileri Araştırma Merkezi kurulduğunu ancak 1980’li ve 1990’lı yılların siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklarla geçtiğini ifade etti. Kacır, 2000’li yıllarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesiyle bu alanda da yükseliş kaydedildiğini söyledi.
İMECE ve TÜRKSAT 6A ile yeni dönem başladı
Bakan Kacır, BİLSAT, RASAT ve GÖKTÜRK uydularının ardından 2023 yılında metre altı çözünürlüklü yer gözlem uydusu İMECE’nin, 2024 yılında ise GEO Milli Haberleşme Uydusu TÜRKSAT 6A’nın devreye alındığını hatırlattı. Kacır’a göre TÜRKSAT 6A, Türkiye’nin dünyada kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olmasını sağladı. Bakan, her iki uyduda da yerlilik oranının yüzde 80’in üzerinde gerçekleştiğini, tüm yazılımların yerli olarak geliştirildiğini ve kritik donanımların büyük bölümünün TÜBİTAK UZAY, ASELSAN, TUSAŞ ve diğer paydaşların iş birliğiyle üretildiğini belirtti.
2018 yılı sonunda kurulan Türkiye Uzay Ajansı’nın hazırladığı 2030 hedefleri doğrultusundaki Milli Uzay Programı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Şubat 2021’de kamuoyuna duyurulduğunu aktaran Kacır, bu program kapsamında başlatılan Ay projesine dikkat çekti:
Türkiye kendi geliştirdiği Ay uzay aracıyla 2027 yılının ilk aylarında Ay’a gitmeye hazırlanıyor. Ve bunu da yüzde 87 yerlilikle başardık. Derin uzayda kendi geliştirdiğimiz teknolojileri test edeceğiz. Kendi hibrit roket teknolojimizi derin uzayda tarihçelendireceğiz ve bunu başaran ilk ülke olacağız.
Kacır, programın devamında Ay’a yumuşak iniş gerçekleştirilerek uzay araçlarıyla yüzeyde araştırmalar yapılmasının hedeflendiğini de sözlerine ekledi.
Somali’de uzay limanı inşası sürüyor
Bakan, Türkiye’nin uzaya tam bağımsız erişiminin en önemli stratejik hedeflerden biri olduğunu vurgulayarak bunun için bir uzay limanına ve kendi fırlatma araçlarını geliştirme kabiliyetine sahip olmak gerektiğini söyledi. Kacır, Somali’de ekvatora yakın bir noktada Türkiye’ye tahsis edilmiş geniş bir alanda uzay limanı inşa edildiğini belirtti. Bakana göre bu limanın ekvatora yakınlığı, uzaya erişimde daha düşük maliyet ve bölgedeki daha seyrek trafik sayesinde daha fazla fırlatma ve test imkânı sağlayacak.
Küresel uzay ekonomisinde büyüme bekleniyor
Kacır, konuşmasında küresel uzay ekonomisinin büyüklüğüne dair rakamlar da paylaştı. Bakana göre son 10 yılda küresel uzay ekonomisi 344 milyar dolardan 686 milyar dolara yükselerek neredeyse iki katına çıktı. Kacır, önümüzdeki 10 yıllık dönemde bu büyümenin hızlanmasının beklendiğini ve 1 trilyon 800 milyar doları aşan bir uzay ekonomisi öngörüldüğünü aktardı.
Bakan, yapay zekânın uzay alanında yeni imkânlar yarattığını, yapay zekâyla haberleşen uyduların yeryüzündeki ürün ve hizmetlere değer kattığını belirtti. Türkiye’nin bu alanda 2021’den bu yana bir ekosistem inşa etmeye başladığını söyleyen Kacır, şu bilgileri verdi:
- Türkiye’de doğrudan uzay alanında çalışan 20 ARGE merkezi bulunuyor.
- Teknoparklarda uzay teknolojilerine yönelik inovasyon yapan 310 şirket faaliyet gösteriyor.
- Birkaç yıl önce bu sayı 20’li rakamlardaydı.
Kacır, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev yapan astronot Alper Gezeravcı’nın Türk bilim insanlarının araştırmalarını uzay ortamında gerçekleştirdiğini, 2021’den bugüne Türkiye’nin 40 bin bilim insanı ve araştırmacıyı uzay projelerinde desteklediğini belirtti.
Türkiye bildiri sayısında birinci sırada yer aldı
IAC 2026 kapsamında bu yıl toplam 8 bin 330 bilimsel bildiri gönderildiğini belirten Kacır, Türkiye’nin bin 810 bildiriyle en fazla bildiri gönderen ülke olduğunu açıkladı. Gönderilen bildirilerden 4 bin 037’sinin kongreye kabul edildiğini, Türkiye’nin bunlardan 674’üyle tüm zamanlarda bir yılda en fazla bilimsel bildirisi kabul edilen ülke unvanını kazandığını ifade etti.
Bakan, ayrıca küçük modüler reaktörler ve yapay zekâ alanlarında Türkiye’nin fark yaratabileceği ticari fırsatlar gördüğünü belirterek, sektörel veri kümeleri oluşturulması, kamudaki veri setlerinin yerli yapay zekâ geliştiricilerine açılması ve açık kaynak çözümlerin yaygınlaştırılmasının katma değerli ürün ve hizmet ortaya çıkarabileceğini söyledi.
Bayraktar: BAYKAR dünyanın en büyük üreticisi oldu
Panelde konuşan BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, şirketin insansız hava araçları alanında 20 yıllık süreçte en hızlı dönüşümü yakalayarak dünyanın en büyük üreticisi haline geldiğini belirtti. Bayraktar’ın açıklaması şöyle:
İnsansız Hava Araçlarında, büyük sınıf İnsansız Hava Araçlarında 20 sene sonunda erken dönemde başlayıp en hızlı dönüşüm hızını yakalayıp dünyada BAYKAR en büyük üretici oldu, ihracat pazarının dünyadaki en büyük oyuncusu. Bütün gelirlerinin de yüzde doksanı ihracattan geliyor. Bu ne demek? Şayet biz dost ve kardeş coğrafyalarla beraber bir anlamda bu teknolojimizi onlarla paylaşmasaydık on kat ufak olacaktık.
Bayraktar, şirketin gelirlerinin yüzde doksanının ihracattan sağlandığını vurgulayarak dost ve kardeş ülkelerle teknoloji paylaşımının şirketin büyüme hızında belirleyici rol oynadığını ifade etti.





