Japonya'da toptan eşya enflasyonu beklentileri aştı | vkmfinans
Döviz Kurları
Döviz Kurları
USD/TRY
%0.23
44,8573
EUR/TRY
%-0.09
52,8184
GBP/TRY
%0.01
60,6735
CHF/TRY
%0.49
57,3954
SAR/TRY
%0.23
11,9585
JPY/TRY
%0.32
0,2830
RUB/TRY
%0.77
0,59064
EUR/USD
%-0.16
1,17632
EUR/GBP
%-0.07
0,8703
GBP/USD
%-0.07
1,3517
BRENT/USD
%-6.58
93,28
XAU/TRY
%1.06
216.621,99
XAG/TRY
%3.20
3.622,01
CAD/TRY
%0.33
32,7693
AUD/TRY
%0.35
32,1650
SEK/TRY
%0.50
4,8954
RSD/TRY
%-0.04
0,4500
XAU/USD
%0.84
4.829,99

Japonya’da toptan eşya enflasyonu beklentileri aştı

Japonya Merkez Bankası (BOJ) tarafından açıklanan verilere göre, ülkede toptan eşya enflasyonu mart ayında yıllık bazda yüzde 2,6 artarak piyasa beklentilerini geride bıraktı. Bu tablo, faiz artırım ihtimallerini güçlendiriyor. Japonya'da kurumsal enflasyon beklenti…

Japonya Merkez Bankası (BOJ) tarafından açıklanan verilere göre, ülkede toptan eşya enflasyonu mart ayında yıllık bazda yüzde 2,6 artarak piyasa beklentilerini geride bıraktı

blank
Paylaş

Japonya Merkez Bankası (BOJ) tarafından açıklanan verilere göre, ülkede toptan eşya enflasyonu mart ayında yıllık bazda yüzde 2,6 artarak piyasa beklentilerini geride bıraktı. Bu tablo, faiz artırım ihtimallerini güçlendiriyor.

Japonya’da kurumsal enflasyon beklentilerin ötesinde seyrediyor

Küresel makroekonomik dengelerin ve para politikalarının yakından izlendiği bir dönemde, Asya’nın en büyük ikinci ekonomisi olan Japonya’dan gelen son enflasyon verileri piyasalarda geniş yankı uyandırdı. Japonya Merkez Bankası (BOJ) tarafından periyodik olarak yayımlanan ve şirketlerin birbirlerinden talep ettikleri mal ve hizmet fiyatlarındaki değişimi ölçen Kurumsal Ürün Fiyat Endeksi (CGPI), mart ayında yıllık bazda yüzde 2,6 oranında artış kaydetti. Ekonomistlerin ve piyasa profesyonellerinin genel beklentisi bu artışın yüzde 2,4 seviyesinde kalacağı yönündeydi. Şubattaki yüzde 2,1’lik artışın ardından ivme kazanan bu veri, Japonya’da enflasyonist baskıların geçici olmaktan ziyade yapısal bir karaktere bürünmeye başladığının en net göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Aylık bazda incelendiğinde ise endeksin, şubat ayındaki yüzde 0,1’lik cılız artışın ardından mart ayında yüzde 0,8 gibi oldukça güçlü bir yükseliş sergilediği görülüyor.

Kurumsal seviyedeki bu fiyat artışları, makroekonomik teori bağlamında nihai tüketici fiyatlarına (TÜFE) yansıma potansiyeli taşıyan en önemli öncü göstergedir. Şirketlerin artan hammadde, lojistik ve enerji maliyetlerini kendi kar marjlarından fedakarlık etmek yerine nihai ürün fiyatlarına yansıtma (pass-through) eğilimine girmesi, Japonya’nın on yıllardır süregelen deflasyonist zihniyetten nihai olarak çıkış yaptığına işaret etmektedir. Özellikle zayıf Japon Yeni’nin ithal edilen enflasyon üzerindeki çarpan etkisi, bu sürecin temel katalizörlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.

İthalat fiyatlarındaki sıçrama ve tahvil piyasasındaki tarihi rekor

Açıklanan verilerin alt kalemlerine inildiğinde, ithalat maliyetlerindeki dramatik artış göze çarpmaktadır. Yedek parça bazlı ithalat fiyatları endeksi, şubat ayındaki revize edilmiş yüzde 2,7’lik artışın ardından mart ayında yıllık bazda yüzde 7,9 gibi devasa bir sıçrama gerçekleştirmiştir. Küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve döviz kurlarındaki seyrin Japon şirketlerinin girdi maliyetlerini nasıl katladığını gösteren bu veri, toptan eşya enflasyonu üzerindeki yukarı yönlü baskının dış kaynaklı dinamiklerle de beslendiğini kanıtlamaktadır. Enerji ve hammadde bakımından büyük ölçüde dışa bağımlı olan Japonya sanayisi için bu maliyet şokları, fiyatlama davranışlarında kalıcı değişikliklere neden olmaktadır.

Enflasyon verilerindeki bu ısınma sinyalleri, Japonya’nın sabit getirili menkul kıymet piyasalarında adeta bir deprem etkisi yaratmıştır. Enflasyonun tabana yayıldığına ve kalıcılaştığına ikna olan tahvil piyasası yatırımcıları, uzun süredir alışkın oldukları negatif veya sıfıra yakın faiz ortamının tamamen sona erdiğini fiyatlamaya başlamıştır. Bu beklentilerin doğrudan bir sonucu olarak, beş yıllık Japonya devlet tahvili faizi tarihi bir rekora imza atarak zirve seviyelere ulaşmıştır. Tahvil getirilerindeki bu sert yükseliş, yatırımcıların gelecekteki enflasyon risklerine karşı talep ettikleri risk priminin (term premium) hızla arttığını ve Japonya Merkez Bankası’nın para politikalarının piyasa dinamikleri karşısında giderek daha fazla zorlandığını göstermektedir.

Japonya Merkez Bankası’nın faiz kararı öncesi beklentiler

Toptan eşya enflasyonundaki bu sürpriz ivmelenme ve tahvil piyasasındaki sert fiyatlamalar, tüm gözleri 27-28 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek olan kritik Japonya Merkez Bankası (BOJ) para politikası kurulu toplantısına çevirmiştir. Mart ayında negatif faiz politikasına (NIRP) tarihi bir kararla son veren BOJ yönetiminin, enflasyon hedefine sürdürülebilir bir şekilde ulaşıldığına dair inancının bu son verilerle daha da pekiştiği düşünülmektedir. Swap piyasalarındaki fiyatlamalara ve yatırım bankalarının güncel analizlerine göre, piyasalar nisan sonundaki toplantıda yeni bir faiz artırımı gelme ihtimalini yaklaşık yüzde 60 gibi oldukça yüksek bir olasılıkla fiyatlamaktadır.

Merkez bankasının önündeki en büyük zorluk, faiz artırım döngüsünü iç talebi boğmadan ve kırılgan ekonomik büyümeyi sekteye uğratmadan yönetebilmektir. Zayıf Yen’in ekonomiye sağladığı ihracat avantajı ile yarattığı ithal enflasyon dezavantajı arasındaki ince çizgide yürüyen BOJ Başkanı Kazuo Ueda ve ekibinin, faiz artırımı konusunda ne kadar şahin (hawkish) bir dil kullanacağı küresel finans piyasaları tarafından mikroskobik bir dikkatle izlenecektir. Japonya’nın küresel ekonominin en büyük ucuz fonlama (carry trade) kaynağı olması nedeniyle, buradan gelecek her türlü parasal sıkılaşma adımı, dünya genelindeki riskli varlık fiyatlamalarını ve sermaye akımlarını doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir.

blank

Rusya kaynaklı enerji alımlarında Avrupa kıtasında ciddi artış var

Prev
blank

Wall Street jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalarla yön buldu

Sonraki
Faizsiz Ev & Araba