İran'dan ABD'ye yaptırım resti | VKM Finans

İran’dan ABD’ye yaptırım resti

Amerika Birleşik Devletleri, İran'a yönelik ekonomik baskıyı artırarak küresel finansal sistemden dışlama tehdidini genişletirken, Tahran yönetimi yaptırımlara karşı boyun eğmeyeceğini ve enerji geçiş noktalarını hedef alan asimetrik misillemelere hazır olduğunu açıkladı…

Amerika Birleşik Devletleri, İran'a yönelik ekonomik baskıyı artırarak küresel finansal sistemden dışlama tehdidini genişletirken, Tahran yönetimi yaptırımlara karşı boyun eğmeyeceğini ve enerji geçiş noktalarını hedef alan asimetrik misillemelere hazır olduğunu açı…

blank

Amerika Birleşik Devletleri, İran’a yönelik ekonomik baskıyı artırarak küresel finansal sistemden dışlama tehdidini genişletirken, Tahran yönetimi yaptırımlara karşı boyun eğmeyeceğini ve enerji geçiş noktalarını hedef alan asimetrik misillemelere hazır olduğunu açıkladı. Bölgedeki yüksek jeopolitik tansiyona rağmen petrol fiyatlarındaki düşüş, piyasaların arz risklerini fiyatlama biçimindeki değişimi gözler önüne seriyor.

ABD Hazinesi’nin yaptırım doktrini ve doların silahlaştırılması

ABD yönetiminin İran’ın ekonomik can damarlarını kesmeyi hedefleyen dış politika stratejisi, yaptırımların kapsamının genişletilmesiyle yeni bir aşamaya geçmiştir. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent tarafından duyurulan yeni önlemler paketi, ikincil yaptırımlar (secondary sanctions) mekanizmasını merkeze alarak, İran ile ticari ilişkilerini sürdüren üçüncü ülke ve şirketleri doğrudan Amerikan Doları bazlı küresel finansal sistemin dışında bırakmakla tehdit etmektedir. Hazine Bakanlığı bu kapsamda 60 kişi, kuruluş ve gemiyi kara listeye alırken, stratejik bir esneklik sergileyerek en ağır yaptırımları henüz devreye sokmamıştır. İran’ın petrol ticaretini kolaylaştırdığı bilinen büyük Çinli finans kuruluşlarının şimdilik hedef tahtasının dışında tutulması ve yaptırımların yürürlük tarihinin muğlak bırakılması, Washington’ın küresel piyasalarda ani bir likidite ve tedarik şoku (systemic shock) yaratmaktan kaçındığını göstermektedir. Bakan Bessent’in, ülkelere ve şirketlere İran ile bağlarını kesmeleri için bir “geçiş süresi” (grace period) tanınacağını belirtmesi, ABD’nin ekonomik baskıyı bir balyozdan ziyade, kademeli olarak daralan bir mengene gibi kullanmayı tercih ettiğini kanıtlamaktadır.

İran’ın asimetrik misilleme stratejisi ve Hürmüz Boğazı kartı

Washington’ın bu ekonomik kuşatma stratejisine karşı Tahran’ın reaksiyonu, pasif bir direnişten ziyade “aktif caydırıcılık” ve asimetrik misilleme tehditleri üzerinden şekillenmektedir. İran Ekonomi Bakanı Ali Madanizadeh’in “ABD yaptırımlarına tamamen hazırız” şeklindeki açıklaması, ülkenin yaptırımlarla yaşamaya yönelik direnç ekonomisi (resistance economy) modelini sürdüreceğine işaret etmektedir. Madanizadeh’in Çin ve Rusya gibi çok kutuplu dünya düzeninin önemli aktörlerinin Washington’ın baskısına direneceği yönündeki beklentisi, İran’ın ekonomik çıkış kapısı olarak Asya eksenini gördüğünü teyit etmektedir. Ancak diplomatik ve ekonomik mesajların ötesinde, asıl jeopolitik risk askeri kanattan gelmektedir. İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Hossein Mohebbi’nin, İran altyapısına yönelik bir tehdit durumunda ABD’nin hayati çıkarlarına ve küresel enerji geçiş noktalarına ağır darbeler indirileceği uyarısı, doğrudan Hürmüz Boğazı’nı ve bölgedeki enerji altyapılarını işaret etmektedir. Yaklaşık 6 aydır devam eden çatışma ortamında İran, konvansiyonel askeri kapasitesinin bir bölümünü kaybetmiş olsa da; Körfez’deki petrol tankerlerini, deniz ticaretini ve komşu ülkelerin enerji tesislerini tehdit edebilecek sofistike füze ve insansız hava aracı (İHA/Drone) kapasitesini korumaktadır. Bu asimetrik güç, İran’ın elindeki en büyük jeo-ekonomik pazarlık kozu olmaya devam etmektedir.

Küresel petrol piyasalarında fiyatlama asimetrisi

ABD’nin yaptırımları sıkılaştırması ve İran’ın enerji hatlarını hedef alan şiddetli misilleme tehditlerine rağmen, makroekonomik fiyatlama mekanizmalarında paradoksal bir durum yaşanmış ve petrol fiyatları varil başına 2 doların üzerinde gerilemiştir. Emtia piyasalarındaki bu “fiyatlama asimetrisi”, yatırımcıların söylemlerden ziyade sahadaki fiziki arz-talep gerçekliklerine odaklandığını göstermektedir. Birincisi, ABD’nin temmuz ayının ortasında İran limanlarına yönelik başlattığı fiili abluka nedeniyle, halihazırda İran’dan Çin’e giden petrol akışında yapısal bir düşüş yaşanmış, piyasa bu arz kesintisini (supply disruption) aylar öncesinden fiyatlamıştır. İkincisi, Bakan Bessent’in yaptırımlar konusunda piyasaya zaman tanınacağı yönündeki ılımlı mesajı, vadeli işlem piyasalarındaki risk primini (risk premium) hızla aşağı çekmiştir. Üçüncüsü ve en önemlisi, küresel makroekonomik zayıflık ve zayıflayan talep beklentileri, Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü etkisini baskılamaktadır. Piyasalar, şimdilik arz eksikliğinden ziyade talep tarafındaki durgunluğu daha büyük bir risk olarak görmektedir.

Çin faktörü ve diplomatik manevralar

ABD ve İran arasındaki bu ekonomik savaşın kilit taşı konumunda Çin Halk Cumhuriyeti bulunmaktadır. Uzun süredir İran petrolünün en büyük ve en kritik alıcısı olan Pekin, indirimli aldığı bu petrolle hem kendi enerji maliyetlerini düşürmekte hem de “karanlık filo” (shadow fleet) aracılığıyla ABD yaptırımlarını by-pass etmektedir. Hazine Bakanı Bessent’in, “ABD yaptırımlarının erişiminin üzerinde hiç kimsenin bulunmadığını açıkça ortaya koymak istiyoruz” diyerek dolaylı yoldan Çin bankalarını uyarması, iki süper güç arasındaki ticaret diplomasisinin ne denli gerginleştiğini göstermektedir. Çin Dışişleri Bakanlığı’nın, yaptırım ve baskı politikasının çözüm sağlamayacağını belirterek kendi ulusal çıkarlarını koruyacağını vurgulaması, Çin’in İran’ı tamamen izole etmeye niyetli olmadığının net bir sinyalidir. Öte yandan, bölgedeki diplomatik hareketlilik de hız kazanmaktadır. Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir’in Tahran’da İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian ile gerçekleştirdiği kritik görüşme, bölgesel ittifakların yeniden şekillendiğini göstermektedir. Pezeshkian’ın ABD’ye yönelik “baskı ve zorlamaya dayalı politikanın süreci daha da karmaşıklaştıracağı” yönündeki mesajı, yaptırımların diplomatik bir çözüm getirmek yerine, bölgedeki jeopolitik fay hatlarını daha da kırılgan hale getirdiğinin altını çizmektedir.

blank

Resmi Gazete’de Bugün- 25 Ağustos

Prev
blank

Bitcoin Mayıs ortasından bu yana ilk kez 80 bin doları aştı

Sonraki