Fitch Ratings, Doğu Avrupa ekonomilerinin jeopolitik gerilimlere karşı görece dayanıklı kaldığını, ancak daralan para ve maliye politikası alanının büyümeyi sınırladığını açıkladı. Kuruluş, Polonya ve Romanya’nın negatif görünümünün bütçe açıklarından kaynaklandığını belirtti.
Fitch’ten Doğu Avrupa ekonomilerine ilişkin değerlendirme
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Doğu Avrupa ekonomilerinin artan jeopolitik gerilimlere karşı görece dirençli bir duruş sergilediğini bildirdi. Kuruluşun yayımladığı raporda, bölge ekonomilerinin dış şoklara karşı belirli bir dayanıklılık gösterdiği, ancak para ve maliye politikalarındaki daralan hareket alanının büyüme ivmesini sınırlandırdığı ifade edildi.
Fitch’in raporuna göre Orta ve Doğu Avrupa (CEE) genelinde 2027 yılı itibarıyla ılımlı bir toparlanma bekleniyor. Buna karşılık süregelen enflasyonist baskılar ve hızla yükselen kamu borç stoku, merkez bankalarının parasal gevşeme adımlarını kısıtlayan temel unsurlar arasında sayıldı. Raporda ayrıca bölgedeki iç siyasi belirsizliklerin mali konsolidasyon sürecini zorlaştırdığına dikkat çekildi.
Fitch’in değerlendirmesinde, jeopolitik risk unsurunun bölge ekonomileri üzerindeki etkisi ayrı bir başlık olarak ele alındı. Ukrayna’daki savaşın seyri, transatlantik güvenlik mimarisine yönelik belirsizlikler ve artan hibrit riskler nedeniyle jeopolitik tansiyonun yüksek seviyesini koruduğu kaydedildi.
Kredi notu görünümlerinde ülkeler arasında farklılaşma
Rapora göre bölge ülkelerinin kredi notu görünümlerinde net bazda bir toparlanma gözlemlendi. Fitch, incelediği ülkeler arasında üçünün kredi notu görünümünün negatif, üçünün ise pozitif olduğunu aktardı.
Kuruluş, Polonya ve Romanya‘nın negatif görünümlerinin genişleyen bütçe açıkları ve bozulan borç dinamiklerinden kaynaklandığını belirtti. Bu iki ülkenin mali tablosundaki değişim, Fitch tarafından bölgedeki kredi notu görünümü farklılaşmasının öne çıkan örnekleri arasında gösterildi.
Raporda, bölge genelinde kamu borç yükünün seyri ile enflasyon baskılarının, önümüzdeki dönemde merkez bankalarının ve maliye otoritelerinin politika alanını belirleyen temel faktörler olmaya devam edeceği vurgulandı.







