Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, enflasyonun yüzde 2 hedefine geri döndürülmesi için ilave faiz artırımlarına muhtemelen ihtiyaç duyulacağını belirtti. Waller, parasal sıkılaşmanın hızında ise esnek davranılabileceğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının İstanbul Ekonomi Forumu’nda konuşan Waller, Fed’in 27-28 Ekim toplantısında faiz artırımına ara verebileceğinin sinyalini verdi. Waller, faiz artırımlarının art arda yapılan toplantılarda gerçekleştirilmesinin zorunlu olmadığını vurguladı.
Waller enflasyon riskine dikkat çekti
Waller, ekonomi ve enflasyonun beklendiği şekilde seyretmesi halinde ileride ilave faiz artırımlarının gerekli olacağını öngördüğünü aktardı. Temel endişesinin enflasyondaki kalıcılık ve fiyat artışlarının beklentilere yerleşmesi riski olduğunu söyledi.
Waller, enflasyonun yaklaşık beş buçuk yıldır Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde bulunduğunu kaydetti. ABD ekonomisinin ise 2026’nın ikinci yarısında güçlenmiş göründüğünü belirtti.
Enerji şoku ve yapay zeka yatırımları öne çıktı
Waller, İran’daki çatışmayla bağlantılı enerji şokunu ve yapay zekâ altyapı yatırımlarının artırdığı talebi kalıcı enflasyon baskıları arasında gösterdi. Bir gün önce yayımlanan Federal Açık Piyasa Komitesi tutanaklarında da enerji maliyetleri ile yapay zekâ bağlantılı yatırımların enflasyonist baskıları yüksek tutabileceğine ilişkin endişeler dile getirilmişti.
Eylülde istihdam artışının yavaşlamasına karşın Waller, iş gücü piyasasını sağlam ve istikrarlı olarak nitelendirdi. Fed’in ekonomide sert bir yavaşlamaya yol açma konusunda aşırı endişe duymadan enflasyona odaklanmayı sürdürebilecek alanı bulunduğuna işaret etti.
Fed önceden belirlenmiş patikaya bağlı kalmayacak
Waller, Fed’in yönlendirme ve iletişim yaklaşımına da değindi. Önceden belirlenmiş bir faiz patikasına bağlı kalmak yerine politika yapıcıların gelen verilere göre hareket etme esnekliğini koruyabileceğini söyledi.
Waller, bu yaklaşımın Fed’in para politikasının muhtemel yönüne ilişkin piyasa beklentisi oluşturmasına imkân tanıyacağını, ancak Fed’in daha sonra geri almak zorunda kalabileceği taahhütlerde bulunmasını gerektirmeyeceğini ifade etti.






