San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, eylül ayındaki faiz artışını artan enflasyon riskleri gerekçesiyle desteklediğini açıkladı. Daly, yeni faiz artışlarına ihtiyaç duyulup duyulmayacağının enflasyonu yukarı çeken şokların geçici mi yoksa kalıcı mı olacağına bağlı olduğunu belirtti.
Bir merkez bankası yetkilisinin faiz kararını bu denli açık biçimde gelecekteki şoklara bağlaması, piyasalar için belirsizliğin sürdüğünün işareti sayılıyor. Daly, Axios’a verdiği röportajda tarifeler, Orta Doğu’daki çatışmanın petrol fiyatlarına etkisi ve yapay zeka kaynaklı gelişmelerin enflasyon görünümünde belirleyici olabileceğini söyledi.
Geçici şoklarda yeni faiz artışı gerekmeyebilir
Daly, yaşanan ekonomik şokların geçici nitelikte kalması durumunda faiz artışı ihtiyacının ortadan kalkabileceğini ifade etti. Tarifeler, petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve yapay zeka kaynaklı gelişmeleri bu kapsamda değerlendirdi.
Yaşadığımız şoklar; tarifeler, Orta Doğu çatışmasından kaynaklanan petrol fiyatları ve ardından yapay zeka, gelip geçen ve geçici etkiler yaratan geleneksel şoklar olursa daha fazlasına ihtiyaç duymayabiliriz. Buna hâlâ belirli bir olasılık veriyorum.
Faiz artışı, merkez bankalarının borçlanma maliyetini yükselterek ekonomideki harcama ve yatırım hızını yavaşlatmayı amaçladığı bir para politikası aracı. Daly’nin açıklaması, bu aracın tekrar devreye girip girmeyeceğinin önümüzdeki şoklara bağlı olduğunu gösteriyor.
Şoklar üst üste binerse etki uzayabilir
Daly, farklı şokların birbirini güçlendirmesi ya da beklenenden uzun sürmesi halinde görünümün değişebileceğini vurguladı. İkinci bir tarife müzakere turunun yeni tarifelerle sonuçlanmasının, ilk şokun üzerine yeni bir şok ekleyebileceğini söyledi.
Böyle bir senaryoda etkilerin ekonomide hissedildiği sürenin uzayabileceğini belirtti. Bu açıklama, tek bir şokun değil, art arda gelen şokların birikimli etkisinin asıl risk unsuru olduğuna işaret ediyor.
Yapay zeka kaynaklı çip talebi enflasyonu besleyebilir
Daly, yapay zeka kaynaklı çip talebinin arttığını ve bunun enflasyonist baskıları güçlendirerek şokların etkisini daha kalıcı hale getirebileceğini belirtti. Teknoloji sektöründeki talep artışının, fiyat baskıları üzerinde dolaylı bir etken olarak öne çıktığını ifade etti.
Daly bu yıl FOMC’nin (Federal Açık Piyasa Komitesi, Fed’in faiz kararlarını aldığı kurul) faiz kararlarında oy kullanmıyor. Açıklamaları, oy hakkı bulunmasa da Fed içindeki görünüm değerlendirmelerine dair önemli bir gösterge olarak takip ediliyor.






