Euro Bölgesi’nde kasım ayında yıllık enflasyon oranının Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) %2 hedefinin üzerine çıkması, yakın vadede faiz indirimi beklentilerini zayıflattı. Açıklanan veriler, enerji fiyatlarındaki gerilemeye rağmen hizmet sektöründeki dirençli fiyat artışlarının genel fiyat istikrarı hedefini tehdit ettiğini ortaya koydu.
Kasım ayında yıllık enflasyon %2,2’ye yükseldi
Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat tarafından yayımlanan verilere göre, Euro Bölgesi‘nde kasım ayında tüketici fiyatları bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %2,2 oranında arttı. Bu oran, ekim ayında kaydedilen %2,1 seviyesinin üzerine çıkarak, Avrupa Merkez Bankası’nın %2’lik hedefini aştı.
Hizmet sektöründeki fiyat artışlarının bu yükselişte belirleyici rol oynadığı görülürken, enerji fiyatlarının düşmesi genel enflasyon üzerindeki baskıyı hafifletmekte yetersiz kaldı. Özellikle gıda, enerji, alkol ve tütün gibi oynak fiyat kalemlerinin hariç tutulduğu çekirdek enflasyon ise %2,4 seviyesinde sabit kaldı.
Beklentilerin üzerinde gelen enflasyon, faiz indirimi olasılığını düşürdü
Finans çevrelerinde, enflasyonun bu denli dirençli kalmasının, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) kısa vadede faiz indirimi yapma olasılığını önemli ölçüde azalttığı yorumları yapılıyor. Özellikle ECB’nin 18 Aralık’ta gerçekleştireceği yılın son para politikası toplantısında, herhangi bir faiz indirimi kararı alınması beklenmiyor.
Bu beklentiyi destekleyen bir diğer veri de çekirdek enflasyonun düşmeyerek %2,4’te kalması oldu. Bu durum, hizmet ve kira gibi kalemlerde enflasyonun yapışkan bir karakter gösterdiğine işaret ediyor. Böyle bir ortamda ECB’nin gevşek para politikasına yönelmesi olası görünmüyor.
Piyasalar ECB’den faiz indirimi beklemiyor
Mevcut piyasa fiyatlamalarına bakıldığında, ECB’nin aralık ayında politika faizi olan %2 seviyesindeki mevduat faizini değiştirmeyeceği neredeyse kesin olarak kabul ediliyor. Gelecek yıla ilişkin beklentiler ise daha temkinli; para piyasaları, 2026’nın ilk çeyreğinde bir faiz indirimi olasılığını yalnızca %25 düzeyinde fiyatlıyor.
ECB, haziran ayında yaptığı iki puanlık faiz indirimi sonrasında, temmuz ayından bu yana yeni bir adım atmadı. Kurum, enflasyondaki düşüşün kalıcı hale gelip gelmediğini izlemek amacıyla temkinli bir duruş sergiliyor.
Hizmet enflasyonu ECB’yi zor durumda bırakıyor
ECB’nin karar alma süreçlerinde enflasyonun alt bileşenleri özel bir önem taşıyor. Bu açıdan bakıldığında, hizmet enflasyonundaki kalıcılık, en büyük sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. Kira, sigorta, sağlık ve turizm gibi sektörlerde fiyatların düşme eğilimi göstermemesi, parasal gevşeme yönünde atılabilecek adımları sınırlıyor.
Enerji fiyatlarındaki düşüş, toplam tüketici fiyatları üzerinde kısa vadede olumlu bir etki yaratsa da, kalıcı bir enflasyon kontrolü için hizmet ve temel mal fiyatlarında da benzer bir yavaşlama gerekiyor. Aksi halde, ECB’nin politika esnekliği oldukça sınırlı kalabilir.
Avrupa Merkez Bankası’nın temkinli duruşu sürüyor
ECB yetkilileri, son dönemde yaptıkları açıklamalarda temkinli bir tutum sergiliyor. Başkan Christine Lagarde daha önce yaptığı açıklamada, enflasyonun hedefe yaklaşmasının olumlu bir gelişme olduğunu ancak zamana yayılan bir analiz süreci gerektiğini vurgulamıştı. Kurumun karar alma süreçlerinde veri odaklılık ön planda tutuluyor.
Özellikle işgücü piyasasındaki sıkı görünüm, ücret artışları üzerinden enflasyonist baskıların devam edebileceğine işaret ediyor. Euro Bölgesi genelinde işsizlik oranlarının düşük seyretmesi, tüketici harcamalarını canlı tutuyor. Bu da talep yönlü enflasyonu destekleyici bir etki yaratıyor.
Piyasalarda beklenti yönetimi belirleyici olacak
ECB’nin para politikası kararları yalnızca faiz oranlarını değil, aynı zamanda piyasaların ileriye dönük beklentilerini de şekillendiriyor. Bu nedenle kurumun iletişim stratejisi büyük önem taşıyor. Açıklanacak projeksiyonlar, enflasyon hedeflerine ulaşma süreci ve ekonomik büyüme öngörüleri gibi faktörler, yatırımcıların pozisyonlarını belirlemesinde kritik rol oynayacak.
Yatırım bankaları ve analist kuruluşlar, ECB’nin 2026 yılına kadar çok sınırlı faiz indirimleriyle yetinebileceğini, ancak daha güçlü bir ekonomik yavaşlama sinyali gelmediği sürece parasal gevşemeye gitmeyeceğini öngörüyor. Bu da Euro Bölgesi’ndeki faiz politikası beklentilerinin aşağı yönlü revize edilmesine neden oluyor.
Enflasyon görünümünde riskler sürüyor
Jeopolitik gerilimler, enerji fiyatlarında ani sıçramalar, arz zinciri aksaklıkları ve iklim kaynaklı üretim sorunları gibi birçok dışsal risk, enflasyonun istikrarı açısından tehdit oluşturmaya devam ediyor. ECB bu riskleri göz önünde bulundurarak aşırı iyimser politikalar geliştirmekten kaçınıyor.
Enflasyonun belirli aralıklarla dalgalanması, merkez bankalarının fiyat istikrarı hedefiyle çelişen bir tablo yaratabiliyor. Bu nedenle kısa vadeli iyileşmelere rağmen, para politikalarında temkinli bir yaklaşımın benimsenmesi sürpriz olarak değerlendirilmemeli.
Sonuç: ECB için karar alma süreci daha da karmaşıklaşıyor
Kasım ayında açıklanan enflasyon verileri, Avrupa Merkez Bankası’nın para politikasına yön verme süreçlerinde daha karmaşık bir tabloya işaret ediyor. Yıllık enflasyonun yeniden hedefin üzerine çıkması ve çekirdek enflasyondaki yapışkanlık, faiz indirimi olasılığını sınırlandırıyor.
Piyasaların büyük bölümü, aralık ayında herhangi bir faiz değişikliği beklemiyor. ECB’nin yılın son toplantısında öncelikli gündemi, 2026 projeksiyonları ve potansiyel risk senaryoları olacak. Enflasyonun geleceğine ilişkin bu belirsizlik, Euro Bölgesi’ndeki ekonomik aktörler için yön tayin etmeyi daha güç hale getiriyor.