Tarım ve iş makinesi sektörünün küresel oyuncularından biri olan Deere & Company, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin uygulamaya koyduğu ithalat tarifeleri nedeniyle ABD’li çiftçilerin önemli bir kısmının mali baskı altında olduğunu ve bu durumun şirketin satış performansına olumsuz yansıdığını bildirdi.
Tarifeler, çiftçilerin ekipman yenilemesini zorlaştırıyor
Şirketin tarım ve çim ekipmanları bölümünün başkanı Cory Reed, çiftçilerin nakit akışında yaşanan bozulma nedeniyle ekipman yenileme planlarını ertelediklerini ifade etti. Reed, “Yüksek maliyetli tarım ekipmanlarına olan talep ABD’de açık biçimde zayıfladı. Bu durum, üreticilerin finansal olarak baskı altında olduğuna işaret ediyor,” dedi.
Reed, çiftçilerdeki bu davranış değişikliğinin arkasında üç temel neden bulunduğunu belirtti: zayıf ürün fiyatları, artan girdi maliyetleri ve devam eden küresel ticaret belirsizlikleri. Özellikle Trump yönetimi döneminde uygulanan tarifeler, Çin başta olmak üzere ABD’nin önemli tarım ürünleri alıcılarıyla ticari ilişkileri zora soktu.
Kuzey Amerika, düşüşün en sert hissedildiği pazar oldu
Reed, satışlardaki en büyük düşüşün Kuzey Amerika pazarında görüldüğünü vurguladı. ABD, Deere için hem ana üretim merkezi hem de en büyük satış pazarı konumunda bulunuyor. “Bu düşüşün büyük kısmı ev pazarımız olan ABD’de yaşandı. Avrupa ve Güney Amerika piyasalarında aynı ölçekte bir daralma söz konusu değil,” açıklamasında bulundu.
Bu gelişmeler ışığında Deere, Iowa eyaletinin Waterloo kentindeki en büyük traktör fabrikasında üretimi azaltma kararı aldı. Cory Reed, bu yılki üretim seviyesinin, iki yıl öncesine kıyasla neredeyse yarıya düştüğünü belirtti. Şirketin üretim hacmini düşürmesi, yerel ekonomiler ve yan sanayi tedarik zincirleri açısından da önemli etkiler yaratabilecek nitelikte.
Çin tarifelerine misilleme yaptı, ABD ürünlerine talep düştü
Tarife gerilimleri, yalnızca ABD’den çıkan ihracatı değil, Çin gibi büyük alıcı ülkelerin alternatif tedarikçilere yönelmesine de neden oldu. Reed’e göre, Çin’in uyguladığı misilleme tarifeleri nedeniyle Amerikan çiftçilerin ürünlerine olan talep düşerken, bu durum arz fazlası yaratıp ürün fiyatlarını aşağı çekti.
Örnek olarak, ABD soya fasulyesi fiyatları, 2022 ortasında görülen zirve seviyelere kıyasla yaklaşık %40 gerilerken, mısır fiyatlarında %50’ye varan düşüş gözlendi. Bu fiyat düşüşleri, çiftçilerin yatırım kapasitesini doğrudan etkilediği gibi, ekipman talebini de aşağı yönlü baskılıyor.
2026 için daha düşük üretim ve satış öngörülüyor
Şirketin 2 Kasım’da sona eren mali yıl verilerine göre, net kârı %29 azalarak 5 milyar dolara geriledi. 2026 yılına ilişkin beklentiler ise daha temkinli: büyük tarım makinesi satışlarının %15 ila %20 oranında azalması öngörülüyor. Şirketin 2026 yılı için net kâr hedefi, 4 milyar ile 4,75 milyar dolar arasında belirlendi.
Reed, “Maliyet artışları, tarife yükleri ve üreticilerin fiyat baskısı altında olması, tarım makinelerine olan talebi baskılıyor. Bu nedenle üretim hedeflerimizi yeniden şekillendirmek durumundayız,” diyerek beklentilerin altını çizdi.
İstihdamda daralma ve yeniden yapılanma sinyalleri
Deere, geçtiğimiz yıllarda üretim hacmindeki düşüşe paralel olarak bazı işten çıkarmalar gerçekleştirmişti. Şirket yönetimi, 2026 yılında yeni işten çıkarmaların gündeme gelebileceğini açıkladı. Özellikle ABD pazarındaki daralma, iş gücü ihtiyacının azalmasına yol açıyor. Waterloo’daki ana fabrikada çalışanların sayısında %30’a varan düşüşler konuşuluyor.
Tarım ekipmanı finansmanı zorlaştı
Çiftçilerin finansal olarak zorlanması, yalnızca satışları değil, ekipman finansmanı modellerini de etkiliyor. Son 12 ayda tarım ekipmanı kredilerinde geri ödeme gecikmeleri artarken, bankaların ekipman kredisi verme iştahında düşüş yaşanıyor. Faiz oranlarındaki yükseklik de bu durumu daha karmaşık hale getiriyor.
ABD Tarım Bakanlığı (USDA) verilerine göre, 2025 yılı itibarıyla çiftçilerin borçlanma maliyetleri son 15 yılın en yüksek seviyelerine çıktı. Bu durum, finansal erişimi sınırlarken, yeni yatırımların önünde önemli bir engel olarak öne çıkıyor.
Alternatif pazarlarda talep daha güçlü
Reed’in açıklamalarında, Avrupa ve Güney Amerika gibi pazarlarda Deere satışlarının göreli olarak daha güçlü seyrettiği belirtildi. Özellikle Brezilya ve Arjantin gibi ülkelerde tarım makinelerine olan talep, yerel teşviklerin etkisiyle canlı kalmaya devam ediyor.
Ancak şirket, küresel stratejisini ABD pazarı merkezli yapılandırdığı için, bu olumlu gelişmeler kısa vadede genel bilanço üzerindeki olumsuz baskıyı dengelemekten uzak görünüyor.
Uzmanlar: Tarife politikaları gözden geçirilmeli
ABD merkezli bağımsız ekonomi düşünce kuruluşları, Trump döneminden kalan tarife uygulamalarının çiftçileri orantısız şekilde etkilediğini ve bu politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor. Brookings Institution tarafından hazırlanan raporda, “ABD’nin tarımsal rekabetçiliği, dış ticaretin serbestliğiyle doğrudan ilişkilidir. Tarife uygulamaları, sadece çiftçileri değil, onlara bağlı tüm sektörleri olumsuz etkiliyor” ifadesi yer aldı.
Raporda ayrıca, bu durumun tarım makineleri, gübre, tohum ve sulama teknolojileri gibi alanlarda üretici firmalar üzerinde zincirleme baskı oluşturduğu vurgulandı.
Deere’nin stratejisi: Verimlilik, teknoloji ve ihracat
Şirketin yöneticileri, mevcut daralmayı aşmak için yeni stratejiler geliştirdiklerini de belirtiyor. Özellikle dijital tarım çözümleri, otonom traktör teknolojileri ve uzaktan erişimli ekipman sistemleri, Deere’nin gelecek yatırımlarında öncelikli alanlar arasında yer alıyor.
Şirket ayrıca, ihracat pazarlarını genişletme planı çerçevesinde Asya ve Afrika’daki gelişmekte olan pazarlarda yeni ortaklıklar kurmayı hedefliyor. Bu adımlar, iç pazardaki daralmanın etkilerini azaltmaya yönelik stratejik hamleler olarak görülüyor.