Coface, jeopolitik gerilimlerin ve merkez bankalarının faiz artışlarının küresel ekonomi üzerindeki baskıyı artırdığını açıkladı; kuruluş 3 ülkenin risk notunu düşürürken 4 ülkenin notunu yükseltti.
Coface 3 ülkenin kredi notunu düşürdü, dört ülkeyi yükseltti
Uluslararası kredi sigortası ve risk değerlendirme kuruluşu Coface, ForInvest Haber’e gönderdiği açıklamada yaz aylarında gündeme gelen jeopolitik risklerin ilerleyen dönemde daha da belirginleştiğini bildirdi. Açıklamada, küresel ölçekte artan gerilimlerin emtia fiyatları ve finansal koşullar üzerindeki baskıyı artırdığı, bu durumun ekonomik faaliyetleri de olumsuz etkilemeye başladığı belirtildi.
Bu gelişmeler doğrultusunda Coface, 3 ülkenin risk notunu düşürürken 4 ülkenin notunu yükseltti. Sektör risk değerlendirmelerinde ise 12 aşağı ve 8 yukarı yönlü olmak üzere toplam 20 değişiklik yapıldı. Kuruluşun değerlendirmesine göre Orta Doğu’daki çatışmanın 2026 ve 2027 yıllarında küresel büyüme üzerinde yüzde 0,5 puan kayıp yaratacağı tahmin ediliyor. Petrol fiyatlarının eylül ayında 100 dolar/varil eşiğini aşması bekleniyor. Coface’in büyüme tahmini ise 2026 için yüzde 2,5, 2027 için yüzde 2,6 seviyesinde bulunuyor.
Jeopolitik gerilimler emtia fiyatlarını yukarı itti
Açıklamaya göre jeopolitik koşullar yaz aylarında belirgin biçimde kötüleşti. İran ile ABD arasında çatışmaların yeniden başlaması ve Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın şiddetlenmesi, tedarik zincirlerini ciddi ölçüde zorlayarak emtia fiyatlarında sert artışlara yol açtı. Hürmüz Boğazı üzerinden Körfez bölgesinden yapılan petrol ihracatının önemli ölçüde artmasına ve ticaret akışlarının alternatif güzergahlara yönelmesine karşın hidrokarbon fiyatları yükseldi.
Petrol fiyatları yüzde 50’nin üzerinde artarken doğal gaz fiyatları yaklaşık yüzde 100 yükseldi. Metal fiyatları yüksek seyrini korurken Karadeniz’deki liman terminallerine yönelik saldırılar ve Avrupa’da yaz boyunca yaşanan sıcak hava dalgaları tarımsal emtia fiyatlarını da önemli ölçüde artırdı. Buğday fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 40’a ulaştı.
Bu gelişmeler yeni bir enflasyon dalgasına ilişkin kaygıları artırırken merkez bankalarını politika faizlerini yükseltmeye yönlendirdi. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) ardından ABD Merkez Bankası (Fed) da faizleri 25 baz puan artırdı. Bu karar, küresel finansal koşulların daha da sıkılaşmasına katkıda bulundu. Ocak ayı ortasında gördüğü düşük seviyeden bu yana Amerikan doları efektif bazda yüzde 6’nın üzerinde değer kazandı. Uzun vadeli faiz oranları ise şubat sonundan itibaren başlıca para birimi bölgelerinin çoğunda 100 baz puandan fazla yükseldi.
Küresel büyüme özellikle yapay zeka yatırımları ve bunların yarattığı servet etkisinin desteğiyle şimdilik dayanıklılığını koruyor. Bununla birlikte riskler birikmeye devam ediyor. Bu çerçevede Coface, 2025’te yüzde 2,8 olan küresel büyümenin 2026’da yüzde 2,5’e gerileyeceği, 2027’de ise yüzde 2,6 seviyesinde dengeleneceği yönündeki tahminini koruyor.
Orta Doğu’da üç ülkenin notu düşürüldü, tarım sektöründe baskı arttı
Orta Doğu’da, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin ekonomik faaliyetlerinde 2026 yılında daralma bekleniyor. Suudi Arabistan’ın notu A3’ten A4’e indirildi; ülke, enerji altyapısına ve ihracat güzergahlarının büyük bölümüne yönelik saldırılardan etkilendi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin notu A2’den A3’e, Katar’ın notu ise A3’ten A4’e düşürüldü. Her iki ülke de Hürmüz Boğazı’na bağımlılıkları nedeniyle kırılgan bir görünüm sergiliyor.
Tarım ve gıda sektörünün risk notu altı ülkede düşürüldü. Avrupa’da Fransa, Avusturya ve Polonya için bu kararın başlıca nedeni 2026 yazında yaşanan aşırı hava olayları oldu. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’da kırılganlığın temelinde yerel üretim sorunlarından çok gıda ithalatına yüksek bağımlılık bulunuyor. Arjantin’de ise çok sayıda tarım işletmesinin iflası, yüksek maliyetler ve daralan kar marjları nedeniyle sektör zorlu finansal koşullarla karşı karşıya kalmayı sürdürüyor.
Bölgeler arasında büyüme performansı farklılaşıyor
ABD’de hanehalkı tüketimi, yapay zeka yatırımları ve tam istihdama yakın seyreden iş gücü piyasası ekonominin dayanıklılığını destekliyor. Ülkede işsizlik oranı yüzde 4 seviyesinde bulunuyor.
Avrupa ekonomisi, Fransa’nın kamu maliyesinin sürdürülebilirliğine ilişkin endişelere rağmen Almanya ve İspanya ekonomilerinin dayanıklılığı sayesinde beklentilerin bir miktar üzerinde performans gösteriyor.
Asya’da ekonomik görünüm ülkeler arasında farklılaşıyor. Vietnam yüzde 8,4 ve Hindistan yüzde 7,5 büyüme oranlarıyla altyapı harcamaları ve yapay zeka bağlantılı teknolojilerden yararlanmaya devam ediyor. Çin’de iç talep zayıflarken Tayland ve Filipinler başta olmak üzere bölgedeki bazı ekonomiler artan enerji maliyetlerinin baskısını hissediyor.
Afrika ve Latin Amerika’da temel risk, özellikle El Nino etkisiyle yükselen tarım ve enerji fiyatlarının beslediği, kalıcılığını koruyan yüksek enflasyon olmaya devam ediyor.
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Coface Baş Ekonomisti Jean-Christophe Caffet şu ifadeleri kullandı:
Orta Doğu’da uzayan çatışmalar, küresel ölçekte yeni bir enflasyon şoku riskini yeniden gündeme getiriyor. Enerji, emtia ve taşımacılık maliyetlerindeki artış, merkez bankalarını sıkı para politikalarını sürdürmeye zorluyor. Bu da kırılgan durumdaki hükümetler ve şirketler açısından koşulları giderek daha güç hale getiriyor.







