Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Doğu Asya ile Avrupa arasındaki ticari anlaşmazlıklara çözüm bulunması için belirlenen kritik ekim ayı sonu yaklaşırken, Avrupa Birliği ile doğrudan bir ticaret savaşından kaçınılması gerektiğini açıkladı.
Çin ve Avrupa Birliği arasında ticaret savaşı uyarısı
Küresel ticaret dengelerini yakından ilgilendiren Pekin ile Brüksel arasındaki ticari ve ekonomik anlaşmazlıklarda diplomatik temaslar ivme kazandı. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Alman mevkidaşı Johann Wadephul ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, iki küresel aktör arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceğine ilişkin hayati mesajlar verdi.
İki tarafın da küresel pazarda önemli sorumlulukları bulunduğunu hatırlatan Çinli bakan, tarafların bir ticaret savaşından kaçınmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Müzakerelerde yapıcı bir tutum sergilenmesi gerektiğine işaret eden Wang’ın değerlendirmeleri, taraflar arasında tırmanan ekonomik gerginliğin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor.
Görüşme sırasında Almanya’nın blok içerisindeki dengeli pozisyonuna dikkat çeken Wang, Berlin yönetiminden bekledikleri yaklaşımı şu ifadelerle özetledi:
Çin ve Avrupa Birliği kapsamlı stratejik ortaklardır; aralarında ticaret savaşı yaşanmamalıdır. Almanya’nın rasyonel ve pragmatik bir tutum sergilemesini ve Brüksel’i açık iş birliği, diyalog ve istişare doğrultusunda doğru yolda kalmaya teşvik etmesini ümit ediyoruz.
Kritik bütçe ve ticaret müzakerelerinde son tarihe yaklaşıyor
Çin ve Avrupa Birliği temsilcileri, daha önce yürütülen ikili temaslarda ticari anlaşmazlıkları gidermek ve kalıcı bir uzlaşı zeminine ulaşmak amacıyla ekim ayı sonunu son tarih olarak belirleme kararı almıştı. Takvimlerin ilerlemesiyle birlikte, çözüm bekleyen yapısal sorunlar üzerindeki müzakere baskısı da giderek artıyor.
Avrupa Birliği liderlerinin, önümüzdeki ayın ortasında düzenlenecek zirvede Pekin ile büyüyen ticaret açığı sorununu ve Çin’in piyasa uygulamalarına karşı devreye alınabilecek yeni ticaret politikası enstrümanlarını masaya yatırması bekleniyor. Birliğin ekonomi kurmayları, Çin’den yapılan sübvansiyonlu ithalatın yerli üreticiler üzerinde yarattığı rekabet baskısını azaltmayı hedefliyor.
Süreç içerisinde iki tarafın üst düzey ticaret yetkilileri arasında yoğun bir mekik diplomasisi yürütüldü. Ay başında Avrupa Birliği Ticaret Komiseri Maros Sefcovic ile Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao arasında gerçekleşen görüşmelerde şu temel başlıklar ele alındı:
- Çin’den Avrupa pazarına yapılan ihracatın sürdürülebilir yönetimi
- Avrupalı şirketlerin Çin yurt içi pazarına erişim imkanlarının genişletilmesi
- Yüksek teknoloji üretimi için kritik önem taşıyan nadir toprak elementlerine yönelik ihracat kısıtlamaları
Avrupa Komisyonu sert tedbirler için düğmeye basmaya hazırlanıyor
Brüksel cephesinde ise Çin ile olan ticari dengesizliklere ilişkin rahatsızlık en üst düzeyde dile getiriliyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Birliğin Çin ile yaşadığı ticaret açığının tolere edilebilir sınırları aşarak kritik bir eşiğe ulaştığını ve bu durumun sürdürülemez olduğunu savundu.
Pekin’in sübvansiyon politikalarına ve pazar kısıtlamalarına karşı AB’nin tek taraflı koruma mekanizmalarını devreye sokabileceği mesajını veren Von der Leyen, diyalog sürecinin somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Komisyon Başkanı’nın “Elimizdeki tüm araçları kullanacağız. Sözler iyidir ama eylemler daha iyidir” şeklindeki kararlı açıklamaları, bloğun önümüzdeki dönemde daha korumacı adımlar atabileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor.
Söz konusu diplomatik ve ticari gerilim, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in küresel ticaret dengeleri açısından kritik bir dönemeçte bulunduğu günlere denk geliyor. Xi’nin, ABD Başkanı Donald Trump ile yürürlükte olan ticaret ateşkesinin uzatılmasını müzakere etmek üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne seyahat ettiği bir dönemde, Avrupa Birliği ile de benzer bir ticari sürtüşme yaşaması Pekin yönetimi açısından stratejik zamanlama zorlukları yaratıyor.







