Biyoyakıt üretiminin 2030'a kadar yüzde 70 oranında tırmanması bekleniyor | VKM Finans

Biyoyakıt üretiminin 2030’a kadar yüzde 70 oranında tırmanması bekleniyor

İran savaşının tetiklediği küresel enerji krizinin ardından ülkelerin alternatif kaynaklara yönelmesiyle, biyoyakıt üretiminin 2030 yılına kadar 2025 seviyelerine kıyasla yüzde 70 artması öngörülüyor. Enerji krizi biyoyakıt harmanlama zorunluluklarını tır…

İran savaşının tetiklediği küresel enerji krizinin ardından ülkelerin alternatif kaynaklara yönelmesiyle, biyoyakıt üretiminin 2030 yılına kadar 2025 seviyelerine kıyasla yüzde 70 artması öngörülüyor

blank

İran savaşının tetiklediği küresel enerji krizinin ardından ülkelerin alternatif kaynaklara yönelmesiyle, biyoyakıt üretiminin 2030 yılına kadar 2025 seviyelerine kıyasla yüzde 70 artması öngörülüyor.

Enerji krizi biyoyakıt harmanlama zorunluluklarını tırmandırdı

Jeopolitik gerilimler ve Orta Doğu’daki askeri çatışmaların petrol ile doğal gaz tedarik zincirinde yarattığı aksamalar, uluslararası enerji piyasalarında dengeleri değiştirdi. Bölgedeki enerji arzı sorunları ve yükselen fosil yakıt fiyatları neticesinde ulusal hükümetler, enerji bağımlılığını azaltmak amacıyla ulaştırma sektöründeki akaryakıt harmanlama zorunluluklarını artırma kararı aldı.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House ile Forest Stewardship Council (FSC) tarafından ortaklaşa hazırlanan kapsamlı rapor, küresel biyoyakıt ekosisteminin gelecek projeksiyonlarını ortaya koydu. Araştırmaya göre, harmanlama oranlarının yükseltilmesiyle birlikte küresel biyoyakıt üretim hacminin 2030 yılı itibarıyla 2025 seviyesine göre yaklaşık yüzde 70 oranında bir artış kaydetmesi bekleniyor.

Söz konusu rapor, kısa vadede arz güvenliğini temin etmeyi hedefleyen bu dönüşümün, orta ve uzun vadede sürdürülebilirlik, gıda arzı ve çevre dengesi üzerinde yeni kriz alanları yaratabileceğine işaret ediyor.

Almanya büyüklüğünde ek tarım arazisine ihtiyaç duyulabilir

Biyoyakıt üretimindeki keskin artış beklentisi, hammaddesini oluşturan tarımsal ürünlerin ekim alanlarına yönelik devasa bir arazi talebini de beraberinde getiriyor. Raporda yer alan hesaplamalara göre, açıklanan ve taahhüt edilen tüm biyoyakıt zorunluluklarının eksiksiz uygulanması halinde, hammadde üretimine ayrılan toplam arazi büyüklüğü 2030’a kadar 2023 seviyesinin iki katından fazla bir büyüklüğe ulaşacak.

Mevcut üretim kapasitesinin desteklenmesi ve yeni harmanlama hedeflerinin karşılanabilmesi için küresel ölçekte ihtiyaç duyulan ek alan ve çevresel etkiler şu şekilde detaylandırılıyor:

  • Biyoyakıt tarımı için yaklaşık 36 milyon hektarlık ilave arazinin üretime dahil edilmesi gerekecektir
  • İhtiyaç duyulan bu alan, yüzölçümü olarak yaklaşık Almanya’nın toplam toprak büyüklüğüne denk gelmektedir
  • Ekim alanlarının genişletilmesi, doğal habitatların tahribatı ve ormansızlaşma risklerini tırmandırmaktadır

Gıda enflasyonu ve iklim şokları uyarısı

Araştırma metnini kaleme alan uzmanlar, hükümetlerin enerji arz güvenliğini sağlamak maksadıyla attığı adımların küresel gıda piyasalarını doğrudan tehdit ettiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Biyoyakıt üretimi için mısır, şeker kamışı, soya ve kanola gibi temel gıda maddelerinin kullanımının artması, gıda üretimi ile enerji üretimi arasındaki rekabeti kızıştırıyor.

Rapor, küresel ısınmaya bağlı kuraklık ve aşırı hava olayları gibi iklimsel şokların yaşanması halinde, daralan tarım arazileri nedeniyle gıda fiyatları üzerinde yıkıcı bir baskı oluşacağını vurguluyor. Biyoyakıt talebinin yol açacağı küresel gıda enflasyonu ve tarımsal alan açma faaliyetlerinin yaratacağı çevresel yıkım, önümüzdeki dönemin en kritik politika ikilemlerinden biri olmaya aday görünüyor.

blank

SPK’dan pay geri alımları için kritik esneklik: Üst sınır uygulaması kaldırıldı

Prev
blank

Bitcoin 87 bin dolar seviyesini test ettikten sonra 86 bin dolar sınırına çekildi

Sonraki