Bakır piyasası, artan yüksek enerji maliyetleri ve dünyanın en büyük tüketicisi Çin’in sanayi sektöründeki zayıflamanın talebi baskılayacağı endişeleriyle, mayıs ayından bu yana en sert haftalık kaybını kaydetmeye yöneldi. Londra Metal Borsası’nda (LME) bakır vadeli işlemleri, doların gerilemesinden bulduğu destekle cuma günü ton başına 14 bin 300 doların üzerine çıksa da haftalık bazda yaklaşık yüzde 2’lik bir düşüşe hazırlanıyor.
Fiyatları baskılayan jeopolitik ve makro unsurlar
Küresel emtia piyasalarında bakır fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı yaratan ana faktörler şu şekilde öne çıktı:
- Enerji Maliyetleri ve Petrol: ABD-İran savaşı eksenindeki son gelişmelerle birlikte hızla yükselen petrol fiyatları, enerji yoğun madencilik ve üretim maliyetlerini artırarak piyasada baskı unsuru oldu.
- Çin’de Zayıflayan Talep: Dünyanın bir numaralı bakır tüketicisi Çin’den gelen ve sanayi sektörünün zayıfladığına işaret eden güncel veriler, son seanslarda metale olan talebe yönelik endişeleri derinleştirdi.
Arz sıkışıklığı ve piyasayı destekleyen riskler
Talep tarafındaki zayıflığa ve fiyatlardaki düşüş eğilimine rağmen, bakırın görece yüksek seviyelerde tutunmasını sağlayan arz yönlü gelişmeler ise şöyle sıralandı:
- ABD’nin Tarife İhtimali: ABD’nin rafine bakıra yönelik yeni tarifeler uygulama ihtimali; yüz binlerce ton metalin ABD’ye yönlendirilmesine ve dünyanın geri kalan bölgelerinde arz açığı riskinin tırmanmasına yol açtı.
- Şili’de Grev Tehdidi: Dünyanın en büyük bakır üreticilerinden Şili’de yer alan büyük bir madende devam eden grev tehdidi, küresel arz güvenliğine yönelik endişeleri sıcak tutmayı sürdürüyor.






