Avrupa Birliği başkentlerinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a ilişkin son açıklamaları ve bu çerçevede Avrupa ülkelerine yönelttiği ekonomik tehditler, diplomatik ve ticari bir krize dönüşmek üzere. AB, 93 milyar euro değerindeki ABD menşeli ithalata gümrük vergisi getirmeyi veya Amerikan şirketlerinin Avrupa iç pazarına erişimini kısıtlamayı gündemine aldı.
Bu hamle, Soğuk Savaş sonrası transatlantik ilişkilerde yaşanan en büyük gerilimlerden biri olarak değerlendiriliyor. Trump’ın açıklamaları yalnızca dış politika açısından değil, Avrupa’daki ekonomik istikrar ve ticari dengeler açısından da risk unsuru taşıyor.
AB, Davos öncesinde pazarlık gücünü artırmayı hedefliyor
Avrupa Birliği yetkilileri, bu misilleme paketini 2026 Davos Dünya Ekonomik Forumu öncesinde yeniden gündeme getirdi. Davos’ta Trump ile yapılacak olası görüşmeler öncesinde, AB’nin elini güçlendirecek stratejik bir kart olarak değerlendirilen bu adım, aynı zamanda NATO içindeki birlik mesajını da içeriyor.
AB diplomatik kaynaklarına göre, liderler halen bir uzlaşı zemini arayışında. Ancak Trump’ın, Danimarka’nın Grönland üzerindeki egemenliğini hedef alan ve Avrupa ülkelerine yönelik tarifeleri içeren açıklamaları bu çabaları zora sokuyor.
Tarife listesi hazır, uygulama tarihi yaklaşıyor
AB’nin 93 milyar euro tutarındaki vergi planı aslında 2025 yılında hazırlanmıştı. Ancak tam kapsamlı bir ticaret savaşının önüne geçebilmek için bu plan 6 Şubat 2026’ya kadar askıya alınmıştı. Pazar günü Brüksel’de yapılan toplantıda, AB’nin 27 ülkesini temsil eden büyükelçiler, bu planı yeniden masaya yatırdı.
Tasarı, Zorlama Karşıtı Araç (Anti-Coercion Instrument) adı verilen mekanizma kapsamında, ABD’li şirketlerin Avrupa’daki kamu ihalelerine, yatırım girişimlerine ve hizmet ticaretine erişimini sınırlama yetkisi tanıyor.
Trump’ın açıklamaları Avrupa’da alarm yarattı
Trump, geçtiğimiz cumartesi akşamı yaptığı açıklamada, Grönland’ın kontrolünün Danimarka tarafından sağlanamadığını belirterek, bu hafta itibarıyla adaya İngiltere, Norveç ve altı Avrupa Birliği ülkesinden gönderilen askeri birliklere karşılık, bu ülkelerden yapılan ithalata %10 gümrük vergisi uygulanacağını açıkladı.
Trump’ın bu açıklaması yalnızca siyasi değil, ticari açıdan da Avrupa’da alarm yarattı. Avrupa Parlamentosu, önümüzdeki haftalarda ABD ürünlerine yönelik gümrük indirimi içeren bazı oylamaları askıya alma kararı aldı. Bu adım, misillemenin ilk aşaması olarak yorumlanıyor.
Danimarka: “Biz çatışma aramıyoruz”
Krizin odağındaki ülke olan Danimarka’dan ise itidalli açıklamalar geldi. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, “Biz çatışma aramıyoruz” diyerek diplomatik çözüm arayışına açık olduklarını belirtti. Ancak Brüksel’deki diplomatik çevrelere göre, AB’nin bu kez Trump’a karşı daha hazırlıklı ve birleşik bir tavır sergileyeceği belirtiliyor.
Frederiksen, Grönland’ın egemenliğinin tartışmaya açık olmadığını, bu tür açıklamaların AB bütünlüğünü tehdit ettiğini vurguladı. Danimarka, 1953’ten bu yana Grönland’ı anayasal olarak yönetiyor ve ada, dış politika ve savunma konularında Danimarka’ya bağlı durumda.
Transatlantik ticarette gerginlik artıyor
AB ile ABD arasındaki ticaret ilişkileri uzun süredir çeşitli gerginliklerle sınanıyor. Daha önce çelik ve alüminyum tarifeleri üzerinden yaşanan krizlerin ardından, bu kez Grönland üzerinden başlayan tartışma, yeni bir ticaret savaşı riskini beraberinde getiriyor.
AB Komisyonu’nun ekonomi yetkilileri, 93 milyar euro’luk misilleme planının, yalnızca ABD’ye karşı bir baskı unsuru olmadığını, aynı zamanda küresel ticaret kurallarının korunması amacı taşıdığını ifade etti.
Finansal etkiler: Piyasalar ve şirketler hazırlıkta
Ticaret savaşlarının yalnızca hükümetler arası bir mesele olmadığı, finansal piyasalarda yaratacağı dalgalanmalarla doğrudan yatırımcıları ve şirketleri etkileyeceği biliniyor. Avrupa’daki büyük sanayi ve teknoloji şirketleri, ABD pazarına erişimin sınırlandırılması durumunda yeni pazarlara yönelmek için alternatif planlar hazırlamaya başladı.
Özellikle otomotiv, enerji, savunma ve tarım sektörlerinin bu tür misilleme kararlarından etkilenmesi bekleniyor. AB tarafında Fransız ve Alman şirketleri, ABD’deki yatırımlarında belirsizlikle karşı karşıya kalabilir. Aynı şekilde ABD’li şirketler için de Avrupa pazarındaki kontratların ve kamu ihalelerinin riske girmesi söz konusu.
AB kamuoyunda Trump karşıtlığı yükseliyor
Trump’ın Grönland üzerinden başlattığı tartışmalar, Avrupa kamuoyunda da yoğun tepkilere yol açtı. Özellikle Trump’ın “Grönland’ın kontrol altına alınması” yönündeki açıklamaları, hem siyasi hem hukuki açıdan sert eleştiriler aldı. Avrupa basınında “ABD’nin 21. yüzyılda toprak talebiyle gündeme gelmesi” ironik başlıklarla yer aldı.
Avrupa Parlamentosu üyeleri, AB’nin bu süreçte birlik içinde hareket etmesi gerektiğini ve Trump’ın stratejisinin yalnızca Grönland değil, AB’nin küresel konumuna da bir meydan okuma anlamı taşıdığını vurguladı.
Sonuç: Ticaret dengeleri yeniden şekillenebilir
Trump’ın Grönland ve Avrupa’ya yönelik açıklamaları, yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda ekonomik ve jeopolitik sonuçlar doğurabilecek nitelikte. Avrupa Birliği, 93 milyar euro’luk tarife planı ile yalnızca tepki vermeyi değil, aynı zamanda ticari düzenin korunmasını amaçlıyor.
Önümüzdeki haftalarda Davos’ta yapılacak temaslar ve Trump’ın söylemleri, AB-ABD ticaret ilişkilerinin geleceğini belirleyebilir. Eğer uzlaşı sağlanamazsa, 2026 yılı transatlantik ilişkilerde yeni bir kırılma noktası olarak kayda geçebilir.