Türkiye’de yerleşik kişi ve şirketlerin yurt dışı kaynaklı finansmana erişimini kolaylaştırmak ve borçlanma maliyetlerini düşürmek amacıyla kritik bir adım atıldı. 25 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda, bankalar ve finansman şirketleri dışında kalan Türkiye’de yerleşik kişilerin Asya Kalkınma Bankası’ndan sağlayacakları kredilerde uygulanan Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) kesintisi oranı yüzde 0 olarak belirlendi.
Resmi Gazete’de yayımlanan karar ve yasal dayanağı
Söz konusu düzenleme, 25 Nisan 2026 tarihli ve 32334 sayılı Resmi Gazete’de 11205 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı olarak kamuoyuna duyuruldu. 24 Nisan 2026 tarihinde karara bağlanan bu önemli teşvik adımı, 20 Haziran 2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3’üncü maddesi hükümleri gereğince yürürlüğe konuldu. Yasal çerçevenin netleştirilmesiyle birlikte, uluslararası kalkınma finansmanı sağlayan en önemli kuruluşlardan biri olan Asya Kalkınma Bankası (Asian Development Bank) kaynaklarının Türkiye’deki projelere daha düşük maliyetlerle aktarılmasının yasal altyapısı güçlendirilmiş oldu. Kararın yayımı tarihi itibarıyla doğrudan yürürlüğe girdiği ve hükümlerinin Hazine ve Maliye Bakanı tarafından yürütüleceği açıkça ifade edildi.
Reel sektör için finansman maliyetlerinde stratejik düşüş
Alınan bu kararın en büyük yararlanıcısı şüphesiz ki bankalar ve finansman şirketleri dışında kalan reel sektör temsilcileri, sanayiciler ve Türkiye’de yerleşik yatırımcılar olacaktır. Normal şartlarda yurt dışından sağlanan kredilerde belirli oranlarda uygulanan KKDF kesintisi, işletmeler için ekstra bir finansman maliyeti (fonlama yükü) yaratmaktadır. Asya Kalkınma Bankası’ndan sağlanan krediler için bu oranın yüzde 0 seviyesine çekilmesi, Türkiye’deki altyapı, enerji, tarım ve sürdürülebilirlik projelerinin fonlanmasında çok ciddi bir avantaj sağlayacaktır. Bu hamle, makroekonomik istikrar hedefleri doğrultusunda uygun maliyetli uluslararası kalkınma fonlarının Türkiye ekonomisine çekilmesini teşvik edecek ve yatırımların önünü açacak rasyonel bir adım olarak değerlendirilmektedir.