2025 yılı itibarıyla güçlü bir yükseliş trendine giren altın piyasasında, 2026 yılına yönelik beklentiler daha da iddialı hale geldi. Analistlere göre, küresel jeopolitik riskler, artan merkez bankası alımları, zayıflayan dolar ve faiz görünümü, ons altın fiyatını 2026 yılında 5.000 dolar seviyesine taşıyabilir.
Altın fiyatları son iki yılda iki katına çıktı
1979 petrol krizinden bu yana en güçlü sıçramasını yapan altın, son iki yıl içinde değerini ikiye katladı. 2025 yılı boyunca yaşanan belirsizlikler, yatırımcıların riskten kaçınma eğilimini artırırken, altın bir kez daha güvenli liman işlevini üstlendi.
Bu eğilim 2026’da da devam edecek gibi görünüyor. Küresel ekonomik yavaşlama, gelişmiş ülkelerde faiz indirimi beklentisi, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme stratejileri ve jeopolitik krizler altına olan talebi artırıyor.
Bankaların 2026 altın tahminleri: 5.000 dolara doğru
Önde gelen küresel finans kuruluşları altın fiyatları konusunda oldukça iyimser. Bank of America stratejisti Michael Widmer, ABD’deki mali açıkların ve cari işlemler açığını azaltma çabalarının dolar üzerindeki baskıyı artırdığını ve bunun altına olan talebi tetiklediğini belirtiyor.
JP Morgan analistleri ise, altın fiyatlarının stabil kalabilmesi için her çeyrek ortalama 350 ton merkez bankası ve yatırımcı alımı gerektiğini, 2026’da bu talebin çeyreklik bazda ortalama 585 tona çıkacağını öngörüyor.
JP Morgan’ın 2026 yılı ikinci çeyrek için ons altın tahmini 4.600 dolar, dördüncü çeyrek içinse 5.000 doların üzerinde. Morgan Stanley ise daha muhafazakar bir tahminle, 2026 boyunca ortalama fiyatın 4.500 dolar civarında olacağını düşünüyor.
Jeopolitik gerilimler altına desteğini sürdürüyor
Metals Focus yöneticisi Philip Newman’a göre, ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığına yönelik endişeler, Çin–ABD ticaret gerilimleri ve Ukrayna’daki savaş ortamı altına olan güvenli liman talebini artırıyor.
Buna paralel olarak, yükselen jeopolitik riskler karşısında portföy çeşitlendirmesi yapan büyük yatırım fonları ve merkez bankaları altın pozisyonlarını artırıyor. Bu durum da piyasada yukarı yönlü baskı yaratıyor.
Altın, çok yıllık portföy varlığı haline geliyor
MKS PAMP metals strateji başkanı Nicky Shiels, 2026 yılında altının “çok yıllık kritik bir portföy varlığı” haline geleceğini belirtti. Özellikle yüksek enflasyon riski ve düşük reel faiz ortamında, altının hem koruma hem getiri aracı olarak değerlendirileceği öngörülüyor.
2025 yılında hisse senetlerinde yaşanabilecek sert düzeltme beklentileri de altına olan yönelimi destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Makroekonomik görünüm: Reel faizler yüksek, talep güçlü
Macquarie ekonomistleri ise 2026 yılında dünya ekonomisinin göreceli olarak istikrar kazandığını, merkez bankalarının faiz indirimlerinde temkinli davrandığını ve reel faiz oranlarının yüksek kalmaya devam ettiğini belirtiyor. Bu koşullar altında, altının 2026 yılı ortalama fiyatı 4.225 dolar seviyesinde tahmin ediliyor.
Faiz oranlarının yüksek kalması, nominal olarak altına baskı yaratabilecek bir faktör olsa da, yatırımcıların reel getiri arayışı altında cazibesini artırıyor. Özellikle gelişmekte olan piyasalardaki enflasyon endişeleri altın talebini destekliyor.
Altın talebinde merkez bankalarının rolü büyüyor
Dünya genelinde merkez bankaları 2024 ve 2025 yıllarında rekor düzeyde altın alımı gerçekleştirdi. 2025 yılında toplam altın talebi %11 artarak 5.150 tona ulaştı. Ancak Metals Focus, 2026 yılında bu talebin hafifçe gerileyerek 4.815 tona düşmesini bekliyor.
Bununla birlikte, merkez bankalarının net alıcı pozisyonunu sürdüreceği ve satışların sınırlı kalacağı öngörülüyor. Çin, Hindistan, Türkiye ve Orta Doğu ülkeleri, dolar bağımlılığını azaltmak için rezervlerinde altın varlık oranını artırma stratejisini benimsiyor.
Mücevher ve yatırım talebinde ayrışma dikkat çekiyor
Altın talebinin alt kırılımlarına bakıldığında, 2025 yılı üçüncü çeyrekte mücevher talebi %23 düşerken, yatırım amaçlı altın bar ve sikke alımları bu düşüşü dengeledi. Küresel ekonomideki belirsizlikler nedeniyle, bireysel ve kurumsal yatırımcıların fiziki altın alımına yöneldiği görülüyor.
Ayrıca altın geri dönüşüm oranlarında da artış yaşandı. 2025 yılında geri dönüşüm oranı %6 yükselirken, bu da arz tarafında bir miktar rahatlama sağladı. Ancak bu artış fiyatlar üzerindeki baskıyı azaltacak ölçüde değil.
Fiyatların rekor seviyeye ulaşması için ne gerekiyor?
Analistlere göre, altının 2026 yılında 5.000 dolar seviyesini görmesi için birden fazla faktörün aynı anda gerçekleşmesi gerekiyor:
- Küresel jeopolitik risklerin devam etmesi
- Merkez bankalarının net altın alıcısı olmaya devam etmesi
- ABD dolarının zayıf seyretmesi
- Reel faizlerin düşük kalması
- Yatırımcıların riskten kaçınma eğiliminin sürmesi
Bu dinamikler ışığında, altın sadece kısa vadeli değil, orta ve uzun vadeli yatırım portföylerinde de daha fazla yer buluyor.
Altın yatırımcıları için ne anlama geliyor?
2026 yılına dair güçlü altın fiyat tahminleri, özellikle uzun vadeli yatırımcılar için önemli sinyaller taşıyor. Altına olan kurumsal ilgi artarken, ETF’ler aracılığıyla yapılan altın yatırımlarında da yükseliş bekleniyor.
Yatırımcılar açısından altının enflasyona karşı koruma, volatiliteye karşı denge unsuru ve portföy çeşitlendirme aracı olması, bu varlığın önemini daha da artırıyor.
Sonuç: 2026’da altın yeni zirvelere ulaşabilir
Altın piyasasında yaşanan gelişmeler, 2026 yılında ons fiyatının 5.000 dolar seviyesine ulaşmasının mümkün olduğunu gösteriyor. Yüksek talep, sınırlı arz, jeopolitik gerginlikler ve para politikalarındaki belirsizlikler, altını güçlü bir yatırım aracı haline getiriyor.
Analistlerin büyük bölümü, önümüzdeki yıl altının güvenli liman rolünü daha da güçlendireceğini, yatırımcıların portföylerinde altına daha fazla yer vereceğini öngörüyor.
Kaynak: ForInvest Haber