ABD’nin önde gelen finansal kuruluşları, 2025 yılı boyunca piyasa değerlerinde olağanüstü bir artış yaşadı. Financial Times’ın S&P Global verilerine dayandırdığı haberine göre, varlık büyüklüğüne göre ülkenin en büyük altı bankası olan JPMorgan Chase, Bank of America, Citigroup, Wells Fargo, Goldman Sachs ve Morgan Stanley, yıl genelinde toplamda 600 milyar dolar değer kazandı.
ABD bankalarının toplam piyasa değeri 2,37 trilyon dolara ulaştı
2025 başında 1,77 trilyon dolar olan bu altı bankanın toplam piyasa değeri, Aralık ayı sonu itibarıyla 2,37 trilyon dolara yükseldi. Bu büyüme, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların bankacılık sektörüne olan ilgisinin yeniden canlandığını gösteriyor.
Bu durum aynı zamanda bankaların yıl boyunca S&P 500 endeksine göre daha iyi performans göstermesiyle de örtüşüyor. ABD bankacılık sektörü, art arda ikinci yılda geniş piyasa endeksinin üzerinde bir getiri sağlayarak yatırımcı güvenini pekiştirmiş durumda.
Düzenleyici değişiklikler bankaları olumlu etkiledi
2025 yılında ABD’de yürürlüğe giren çeşitli deregülasyon adımları, bankacılık sektöründeki yükselişin temel nedenleri arasında yer aldı. Özellikle kaldıraca yönelik esneklikler, stres testlerinde yeni düzenlemeler ve riskli kredilere dair rehberliğin kaldırılması, bankaların operasyonel alanlarını genişletti.
RBC analisti Gerard Cassidy, konuyla ilgili olarak “Bu düzenleyici değişikliğin hisse fiyatları için ne kadar önemli olduğunu hafife alamazsınız” ifadelerini kullandı. Cassidy’ye göre, regülasyonların gevşetilmesi, bankaların kârlılığı artırmalarına ve bilançolarını daha etkin yönetmelerine olanak tanıdı.
ABD bankaları Avrupa rakiplerini ikiye katladı
Financial Times’ın analizinde dikkat çeken bir diğer veri ise Avrupa bankalarıyla ABD bankaları arasındaki değer farkı oldu. Avrupa’nın en büyük altı bankasının toplam piyasa değeri yalnızca 1 trilyon dolar civarındayken, ABD’li altı bankanın değeri bu rakamın 2,37 katına ulaştı.
Bu fark, 2008 küresel finansal krizinden bu yana derinleşerek artmaya devam etti. ABD bankaları daha hızlı bir şekilde bilançolarını güçlendirirken, Avrupa bankaları düşük faiz ortamı, siyasi belirsizlikler ve sıkı regülasyonlar nedeniyle büyüme konusunda geride kaldı.
Yatırım bankacılığı canlandı, kârlılık arttı
2025 yılındaki yükselişte yatırım bankacılığı faaliyetlerinin yeniden ivme kazanması da büyük rol oynadı. Birleşme ve satın almalar (M&A), halka arzlar (IPO) ve borçlanma enstrümanları gibi alanlarda artan aktivite, özellikle Goldman Sachs ve Morgan Stanley gibi yatırım odaklı bankaların gelirlerini olumlu etkiledi.
Fed’in faiz artışlarını durdurması ve ekonomik büyümenin yeniden hız kazanması, sermaye piyasalarında canlanmaya neden oldu. Bu ortam, bankaların ücret gelirlerini artırarak hisse değerlerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturdu.
Basel III Endgame uygulaması daha esnek olabilir
2025 yılı boyunca gündemde kalan bir diğer başlık ise Basel III Endgame adı verilen küresel sermaye düzenlemeleri oldu. Başlangıçta Biden yönetiminin önerdiği sıkı kuralların hafifletilerek uygulanması, bankacılık sektörü için bir başka olumlu unsur olarak öne çıktı.
Özellikle ABD bankaları, bu düzenlemelerin Avrupa’daki örneklerinden daha esnek ve piyasa dostu olacağı beklentisiyle pozisyon aldı. Bu da finansal kurumların risk iştahını artırarak, büyüme odaklı stratejilere yönelmelerine katkı sundu.
Yıl genelinde bankacılık hisselerine güçlü giriş
ABD’deki bireysel ve kurumsal yatırımcılar, 2025 yılı boyunca bankacılık sektörüne yoğun ilgi gösterdi. Finans sektörü, yıl içinde teknoloji ve enerji hisselerinin ardından en fazla portföy girişi yapılan üçüncü sektör oldu. Özellikle JPMorgan Chase ve Bank of America gibi dev kurumlar, büyük yatırım fonlarının portföylerinde öne çıktı.
Bankacılık hisselerindeki bu artış, aynı zamanda temettü verimliliği ve bilanço istikrarı gibi temel analiz göstergelerine de bağlanıyor. Analistlere göre bankalar, yüksek faiz ortamına rağmen kredi geri dönüşlerinde ciddi bir bozulma yaşamamış durumda.
2026 için görünüm: Temkinli iyimserlik sürüyor
2025’in sonuna yaklaşırken, bankacılık sektörü için 2026 yılına ilişkin beklentiler de şekilleniyor. Mevcut deregülasyon politikalarının sürmesi ve yatırım bankacılığı aktivitesinin artarak devam etmesi halinde, ABD bankalarının yüksek piyasa değeri artışlarını sürdürebileceği tahmin ediliyor.
Bununla birlikte jeopolitik riskler, seçim yılı etkisi ve küresel makroekonomik gelişmeler sektörde yeni dengelerin oluşmasına yol açabilir. Özellikle Fed’in para politikasına ilişkin adımları, bankacılık hisseleri için önemli bir belirleyici olacak.