Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, agresif ve yüzeysel büyüme hedeflerine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Xi, yalnızca istatistiksel büyüme rakamlarını hedefleyen ve “gerçeklikten kopuk” projelerin ülke ekonomisine zarar verdiğini belirterek, bu tür uygulamalara karşı sıkı önlemler alınacağını ifade etti.
“Yüksek kaliteli ve sürdürülebilir kalkınma” vurgusu
Komünist Parti’nin resmi yayın organı Halkın Günlüğü’ne göre Xi, “Tüm planlar gerçeklere dayanmalı, abartısız ve sağlam bir büyüme hedeflenmeli” dedi. Xi’nin bu sözleri, Merkezi Ekonomik Çalışma Konferansı kapsamında yaptığı konuşmaya dayanıyor. Xi, yerel yönetimlerin gereksiz inşaat faaliyetleri, şişirilmiş istatistikler ve tamamlanır tamamlanmaz terk edilen projelerle kaynak israfına neden olduğunu belirtti.
Yerel borç yükü ve bütçe disiplini endişesi öne çıkıyor
Xi Jinping’in açıklamaları, artan yerel yönetim borçları nedeniyle mali harcamaların sınırlı hale gelmesinden duyulan endişeyi de yansıtıyor. Çin’de ekonomik göstergelerin güvenilirliği zaman zaman tartışma konusu olurken, doğrudan eleştiriler içeren bu açıklama nadir görülen bir duruş olarak değerlendiriliyor. Xi, yetkililerin sadece ekonomik büyüme oranları değil, aynı zamanda halkın refahı ve istikrar sağlama başarıları üzerinden de değerlendirileceğini ifade etti. Xi, “Bugün büyümeyi canlandırmak için yaptıklarımız ne kadar önemliyse, uzun vadeli temelleri oluşturmak için attığımız adımlar da o kadar önemlidir” dedi.
Sabit yatırımlar geriliyor, projelere temkinli yaklaşım önerisi
Çin ekonomisinde sabit varlık yatırımlarındaki düşüş dikkat çekiyor. Yılın ilk 11 ayında bu kalemde %2,6 oranında gerileme yaşandı. Bu, 1998’den bu yana karşılaştırılabilir verilerin olduğu dönemler içinde ilk kez yıllık bazda düşüş yaşanabileceğine işaret ediyor. Xi, “verimsiz projeler” olarak tanımladığı yatırımlardan uzak durulması gerektiğini belirterek, yetkililerin sermaye yatırımındaki düşüşe dikkat etmeleri gerektiğini, ancak paniğe kapılmadan ilerlemeleri gerektiğini söyledi. Çinli liderin bu açıklamaları, önümüzdeki dönemde kalkınma politikalarının kalitesine ve verimliliğine daha fazla odaklanılacağına işaret ediyor.