ABD’nin önde gelen finans kuruluşları, 2025 yılını tarihinin en başarılı dönemlerinden biri olarak geride bıraktı. Wall Street’in artan işlem hacimleri, yeniden hız kazanan birleşme-satın alma işlemleri ve yapay zeka odaklı yatırımların katkısıyla, ülkedeki en büyük bankalar rekor düzeyde gelir ve kâra ulaştı. Aynı zamanda hissedarlara yapılan ödemeler de şimdiye kadar kaydedilen en yüksek seviyeye çıktı.
Gelir ve kârda tarihi zirve: 593 milyar dolar gelir, 157 milyar dolar net kâr
Goldman Sachs, Morgan Stanley, JPMorgan Chase, Bank of America, Citigroup ve Wells Fargo’dan oluşan ABD’nin en büyük altı bankası, 2025 yılında toplamda yaklaşık 593 milyar dolar gelir elde etti. Bu rakam, 2024 yılına göre yüzde 6’lık bir artış anlamına geliyor. Bankaların net kârı ise yüzde 8 artarak yaklaşık 157 milyar dolar olarak kayda geçti. Bu, şimdiye kadarki en yüksek sektör kârı olarak öne çıkıyor.
Yatırım bankacılığı ve işlem gelirlerinde rekorlar kırıldı
Özellikle yatırım bankacılığı ve işlem gelirleri, performansın ana belirleyicileri oldu. Goldman Sachs ve Morgan Stanley, yatırım bankacılığı ve ticaret bölümlerinde yıllık bazda rekor gelir açıkladı. Yatırımcıların, 2025 yılında hisse senetlerine ve alternatif finansal araçlara yönelmesi bu yükselişi destekledi.
Goldman Sachs, sadece hisse senedi işlemlerinden 16,5 milyar dolar gelir elde ederek bu alandaki liderliğini sürdürdü. Piyasa dalgalanmalarının yüksek olduğu dönemlerde bankaların işlem masaları daha fazla hacimle çalışırken, bunun doğrudan gelirlerine olumlu yansıdığı görüldü.
Birleşme ve satın almalarda güçlü geri dönüş
2025, birleşme ve satın alma işlemleri açısından da oldukça hareketli geçti. Şirket birleşmeleri açısından tarihin en yüksek ikinci hacmi gerçekleşirken, bankacılık sektörü bu faaliyetlerden önemli gelir elde etti. Artan şirket borçlanmaları, yapay zeka ve teknoloji firmalarının agresif büyüme stratejileri de bu süreci hızlandırdı.
Bankacılar, 2026 yılında halka arzlar, özel sermaye fonlarının işlemleri ve birleşme anlaşmalarında daha da yüksek bir tempo bekliyor. Özellikle teknoloji, enerji ve sağlık sektörlerinde ciddi birleşme potansiyeli olduğu ifade ediliyor.
Hissedarlara rekor ödeme: 140 milyar doların üzerinde
ABD’nin en büyük altı bankası, 2025 yılı itibarıyla hissedarlarına temettü ve hisse geri alımları yoluyla 140 milyar doların üzerinde ödeme gerçekleştirdi. Bu tutar, şimdiye kadar sektörde görülmüş en yüksek ödeme miktarı olarak kayda geçti.
Özellikle JPMorgan Chase & Co., geçtiğimiz yıl içinde 30 milyar doların üzerinde hisse geri alımı yaptı. Citigroup Inc. ise, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre geri alım hacmini beş katına çıkardı. Bu yükselişte bankaların başarılı stres test sonuçları ve gevşetilen sermaye yeterliliği kuralları etkili oldu.
ABD ekonomisinin ve Fed politikalarının etkisi büyük
2025 yılında ABD ekonomisinde yaşanan toparlanma süreci ve Federal Rezerv’in faiz artırımlarına ara vermesi, finans sektörünü destekleyen temel unsurlardan biri oldu. Düşük faiz oranları, şirket borçlanmalarını ve kredi hacmini artırarak bankaların ana faaliyet gelirlerine katkı sağladı.
Yıl boyunca Fed’in, enflasyonun kontrol altına alındığı yönündeki mesajları, piyasalarda iyimserlik oluştururken, tüketici kredileri, mortgage işlemleri ve ticari finansman alanlarında büyüme görüldü.
2026 için beklentiler daha da yüksek
ABD bankacılık sektörü için 2026 yılına dair beklentiler olumlu. Analistler, halka arzların artması, küresel yatırımların yeniden hız kazanması ve yapay zeka destekli teknolojik dönüşümün finans sektörü üzerindeki etkisinin daha belirgin hale gelmesiyle birlikte bankaların gelir potansiyelinin daha da büyüyeceğini öngörüyor.
Ayrıca dijital bankacılık çözümlerine yapılan yatırımlar ve sürdürülebilir finansman alanındaki gelişmeler, büyük bankaların portföy çeşitliliğini artırarak, risk yönetimini güçlendiriyor.
Küresel bankacılık sektörü için örnek teşkil ediyor
Wall Street merkezli bu performans, küresel bankacılık sektörü için de önemli bir benchmark oluşturuyor. Avrupa ve Asya’daki büyük bankaların da benzer finansal stratejiler izlediği, hisse geri alımları ve temettü politikalarını gözden geçirdiği görülüyor. Bu durum, 2026 yılında küresel ölçekte bankacılık rekabetinin daha da yoğunlaşacağına işaret ediyor.
Uzmanlara göre, artan regülasyon talepleri, iklim değişikliği ile bağlantılı finansal riskler ve siber güvenlik konuları, bankaların önümüzdeki dönemde yatırım ve teknoloji gündemlerini şekillendirmeye devam edecek.